Savunmaya yerli ve akıllı ekosistem kuruyor

Gündem 10.04.2026 - 09:35, Güncelleme: 10.04.2026 - 09:35 117 kez okundu.
 

Savunmaya yerli ve akıllı ekosistem kuruyor

Savunma sanayinde sahadaki ihtiyaçlara odaklanan BTK Savunma, geliştirdiği otonom sistemler, sürü yazılımları ve yapay zeka destekli platformlarla dikkat çekiyor. Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren şirket, hem hava hem su yüzeyinde görev yapabilen amfibik kamikaze İHA’lardan GPS’siz çalışan navigasyon sistemlerine kadar geniş bir teknoloji ekosistemi geliştiriyor.
Savunma sanayinde değişen ihtiyaçlar, artık yalnızca güçlü platformları değil; aynı zamanda otonom, dayanıklı ve elektronik harp koşullarında görev yapabilen akıllı sistemleri de zorunlu kılıyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan BTK Savunma Sanayi Teknoloji A.Ş., geliştirdiği yazılım altyapıları ve yenilikçi insansız sistemlerle hem bugünün hem de geleceğin muharebe sahasına yönelik çözümler üretiyor. Şirket; amfibik kamikaze İHA’lardan akıllı mühimmat bırakma sistemlerine, sürü zekasından faz dizili radar teknolojilerine kadar uzanan ürün ailesiyle dikkat çekiyor. BTK Savunma Sanayi Teknoloji A.Ş.’nin kurucu ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Karaçal, geliştirdikleri teknolojileri ve gelecek vizyonunu İstanbul Ticaret’e anlattı.DERİN TEKNOLOJİ VİZYONUŞirketiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Bu fikir nasıl doğdu?BTK Savunma, aslında savunma sanayindeki ‘boşlukları doldurma’ motivasyonuyla kurulmuş bir derin teknoloji (Deep-Tech) girişimi.  Kendimizi sadece bir İHA geliştiricisi değil, zorlu saha koşulları için mühendislik çözümleri üreten bir Ar-Ge evi olarak tanımlıyoruz. Şirketimiz, insansız sistemlerin sadece gökyüzünde değil, farklı ortamlar arasında da kesintisiz görev yapabilmesi gerektiği inancıyla yola çıktı. Sektöre insansız hava araçlarının uçuş kontrol / yer kontrol yazılımları, hedef tespit takip yazılımları, sürü kontrol yazılımları, muharebe sahasındaki gereksinimlere özel dron sistemleri geliştirerek başladık. Bu fikir, modern çatışma alanlarını analiz ettiğimizde ortaya çıktı. Sahadaki en büyük kısıtın, araçların tek bir ortama hapse olması ve yoğun elektronik harp altında işlevsiz kalması olduğunu gördük. “Bir mühimmatı nasıl hem havada  hem de su yüzeyinde görünmez bir avcıya dönüştürebiliriz?” veya “GPS’in olmadığı bir dünyada bir İHA nasıl milimetrik isabet sağlar?” gibi sorular, geliştirdiğimiz ürün ailesinin temelini oluşturdu.‘MAVİ VATAN’A KATKI Ürün veya hizmetiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?Ürün gamımız, birbirini tamamlayan 6 temel yüksek teknoloji ayağından oluşuyor. Tüm ekosistemin temelinde kendi geliştirdiğimiz uçuş kontrol yazılımı, yer kontrol yazılımı, hedef tespit/takip yazılımı ve sürü kontrol yazılım bulunuyor. Geliştirdiğimiz platformlar bu çekirdek üzerine kurulu. Ancak şu an amiral gemisi olarak iki projemiz öne çıkıyor: Amfibik Sürü Kamikaze İHA (AQUA-STRIKE) ve AGS-81 Akıllı Mühimmat Bırakma Sistemi. AQUA-STRIKE, Türkiye’nin ‘Mavi Vatan’ doktrinine doğrudan hizmet eden, dünyada örneği az bulunan bir ‘transmedyum’ platform. Bu araç havadan intikal edip deniz yüzeyine inebiliyor, suyun üzerinde motor kapatıp saatlerce pasif bir pusu modunda bekleyebiliyor. Hedef yaklaştığında ise suyun yüzey gerilimini saniyeler içinde kıran özel tasarımımızla tekrar havalanarak görevini icra ediyor. Diğer taraftan AGS-81 sistemimizle, geleneksel 60mm ve 81mm havan mühimmatlarını ‘akıllı’ hale getiriyoruz. Sadece mühimmatı bırakmıyoruz; üzerindeki balistik düzeltme algoritması sayesinde rüzgar ve irtifa sapmalarını otonom hesaplayarak serbest düşüşü bir ‘nokta atışı’na dönüştürüyoruz. Bunların yanı sıra; her bir dronun merkezi bir lider olmadan birbiriyle konuştuğu Dağıtık Sürü İHA sistemimiz, piyade tüfeklerini havada stabilize eden Keskin Nişancı Platformumuz, GPS’siz ortamlar için geliştirdiğimiz Nöral Navigasyon Modülümüz ve 20 km menzilli LFM Faz Dizili Radarımızla bütüncül bir savunma ekosistemi sunuyoruz.YAPAY ZEKAYI DONANIMIN İÇİNE GÖMÜYORUZ Geleneksel yöntemlere göre avantajlarınız neler? Yapay zeka ya da makina öğrenmesi gibi ileri teknolojiler kullanıyor musunuz?Geleneksel yöntemler genellikle operatörün yeteneğine veya kesintisiz sinyal akışına dayanıyor. Bu da sistemi savunmasız bırakıyor.  Avantajımız, insana olan ihtiyacı minimum seviyede ‘karar verici yapay zekayı’ donanımın içine gömmemiz. Ürünlerimizde yapay zeka teknolojisini en üst seviyede kullanıyoruz. Örneğin, mühimmat bırakma sistemimizdeki yapay zeka, merminin namludan çıkış hızını, anlık rüzgar vektörünü ve yer çekimi ivmesini saniyede binlerce kez hesaplıyor. Sürü sistemlerimizde ise ‘Biyolojik Esintili Dağıtık Zeka’ mimarisi devrede. Yani sürüdeki 10 drondan 9’u vurulsa bile son kalan dron görevi tamamlayacak zekaya ve stratejiye sahip. Ölçeklenebilir bir dağıtık sürü mimarisi oluşturduk. Ayrıca, derin öğrenme (Deep Learning) tabanlı görsel  navigasyon sistemimiz sayesinde GPS sinyalleri köreltilse dahi sistemlerimiz altındaki araziyi bir insan gibi tanıyarak hedefine ulaşıyor.ÖNCELİĞİMİZ TSK’NIN İHTİYAÇLARI Geliştirdiğiniz ürünün ticari geleceği hakkında neler söylemek istersiniz? Yurt dışından talep var mı?Savunma sanayi, hata kabul etmeyen ve sahadaki başarıyla tescillenen bir pazar. Ürünlerimiz, maliyet-etkinlik oranında geleneksel füze sistemlerinden çok daha avantajlı. Bir kamikaze İHA sürüsünün, milyon dolarlık bir platformu etkisiz hale getirebilmesi, küresel pazarda müthiş bir talep yaratıyor. Bu aslında maliyet / üretilebilirlik / tedarik / saha operasyonu gibi etkenleri referans aldığımızda geliştirdiğimiz tüm sistemler hava savunma sistemlerine karşı mutlak galibiyet kazanıyor. Çünkü bu sistemleri üretmek için devasa üretim tesisine, alt yapıya, tedarik zincirine ihtiyaç yok. Özellikle Amfibik Kamikaze ve Akıllı Mühimmat Bırakma sistemlerimiz için hem Körfez ülkelerinden hem de Doğu Avrupa’dan ciddi teknik bilgi talepleri (RFI) alıyoruz. Ancak bizim stratejimiz net: Önce Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyaçlarına tam uyum sağlamak ve sahadaki operasyonel başarılarımızı referans olarak kaydetmek. Gelecek 5 yıl içinde, bu alanda dünyanın sayılı oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz.Savunma teknolojilerini sivil alanlara taşımayı hedefliyoruzGelecekte farklı alanlarınız olacak mı, hedefleriniz neler?İnsansız sistemler bizim ana çekirdeğimiz, ancak bu teknolojinin sivil alanlarda da devrim oluşturacağının farkındayız. Gelecek vizyonumuzda, geliştirdiğimiz sürü zekası ve amfibik yetenekleri arama-kurtarma, çevre izleme ve açık deniz tesislerinin güvenliği gibi alanlara taşımak var. Bunun yanı sıra, elektronik harp (EH) alanında daha aktif bir rol almayı planlıyoruz. Sadece tespit eden değil, tespit edilmesi imkansız olan ‘bilişsel radarlar’ üzerine Ar-Ge çalışmalarımız sürüyor. Temel hedefimiz, savunma sanayinde ‘oyun kurucu’ bir teknoloji şirketi olarak, Türkiye’nin otonom sistemler doktrinine yön veren amiral gemisi firmalardan  biri olmak.En büyük avantaj sinerjiTeknopark İstanbul’da yer almak hangi faydaları sağlıyor?Teknopark İstanbul, bizim için sadece bir yerleşke değil,  yaşayan bir ekosistem. Burada bulunmanın en büyük avantajı sinerji. Yan binamızda bir radar devinin, diğer tarafta  ise bir kompozit  uzmanının olması, Ar-Ge süreçlerindeki interdisipliner çalışma ihtiyacımızı anında karşılıyor. Teknopark İstanbul, başvurudan devam eden tüm süreçlere kadar her konuda ilgileniyor. Girişimcilerin gelişmesi ve güçlenmesi için yoğun bir çaba içerisinde olduklarını görüyoruz. Burası, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının mutfağı ve biz bu mutfakta yer almaktan gurur duyuyoruz.
Savunma sanayinde sahadaki ihtiyaçlara odaklanan BTK Savunma, geliştirdiği otonom sistemler, sürü yazılımları ve yapay zeka destekli platformlarla dikkat çekiyor. Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren şirket, hem hava hem su yüzeyinde görev yapabilen amfibik kamikaze İHA’lardan GPS’siz çalışan navigasyon sistemlerine kadar geniş bir teknoloji ekosistemi geliştiriyor.

Savunma sanayinde değişen ihtiyaçlar, artık yalnızca güçlü platformları değil; aynı zamanda otonom, dayanıklı ve elektronik harp koşullarında görev yapabilen akıllı sistemleri de zorunlu kılıyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan BTK Savunma Sanayi Teknoloji A.Ş., geliştirdiği yazılım altyapıları ve yenilikçi insansız sistemlerle hem bugünün hem de geleceğin muharebe sahasına yönelik çözümler üretiyor. Şirket; amfibik kamikaze İHA’lardan akıllı mühimmat bırakma sistemlerine, sürü zekasından faz dizili radar teknolojilerine kadar uzanan ürün ailesiyle dikkat çekiyor. BTK Savunma Sanayi Teknoloji A.Ş.’nin kurucu ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Karaçal, geliştirdikleri teknolojileri ve gelecek vizyonunu İstanbul Ticaret’e anlattı.DERİN TEKNOLOJİ VİZYONUŞirketiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Bu fikir nasıl doğdu?BTK Savunma, aslında savunma sanayindeki ‘boşlukları doldurma’ motivasyonuyla kurulmuş bir derin teknoloji (Deep-Tech) girişimi.  Kendimizi sadece bir İHA geliştiricisi değil, zorlu saha koşulları için mühendislik çözümleri üreten bir Ar-Ge evi olarak tanımlıyoruz. Şirketimiz, insansız sistemlerin sadece gökyüzünde değil, farklı ortamlar arasında da kesintisiz görev yapabilmesi gerektiği inancıyla yola çıktı. Sektöre insansız hava araçlarının uçuş kontrol / yer kontrol yazılımları, hedef tespit takip yazılımları, sürü kontrol yazılımları, muharebe sahasındaki gereksinimlere özel dron sistemleri geliştirerek başladık. Bu fikir, modern çatışma alanlarını analiz ettiğimizde ortaya çıktı. Sahadaki en büyük kısıtın, araçların tek bir ortama hapse olması ve yoğun elektronik harp altında işlevsiz kalması olduğunu gördük. “Bir mühimmatı nasıl hem havada  hem de su yüzeyinde görünmez bir avcıya dönüştürebiliriz?” veya “GPS’in olmadığı bir dünyada bir İHA nasıl milimetrik isabet sağlar?” gibi sorular, geliştirdiğimiz ürün ailesinin temelini oluşturdu.‘MAVİ VATAN’A KATKI Ürün veya hizmetiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?Ürün gamımız, birbirini tamamlayan 6 temel yüksek teknoloji ayağından oluşuyor. Tüm ekosistemin temelinde kendi geliştirdiğimiz uçuş kontrol yazılımı, yer kontrol yazılımı, hedef tespit/takip yazılımı ve sürü kontrol yazılım bulunuyor. Geliştirdiğimiz platformlar bu çekirdek üzerine kurulu. Ancak şu an amiral gemisi olarak iki projemiz öne çıkıyor: Amfibik Sürü Kamikaze İHA (AQUA-STRIKE) ve AGS-81 Akıllı Mühimmat Bırakma Sistemi. AQUA-STRIKE, Türkiye’nin ‘Mavi Vatan’ doktrinine doğrudan hizmet eden, dünyada örneği az bulunan bir ‘transmedyum’ platform. Bu araç havadan intikal edip deniz yüzeyine inebiliyor, suyun üzerinde motor kapatıp saatlerce pasif bir pusu modunda bekleyebiliyor. Hedef yaklaştığında ise suyun yüzey gerilimini saniyeler içinde kıran özel tasarımımızla tekrar havalanarak görevini icra ediyor. Diğer taraftan AGS-81 sistemimizle, geleneksel 60mm ve 81mm havan mühimmatlarını ‘akıllı’ hale getiriyoruz. Sadece mühimmatı bırakmıyoruz; üzerindeki balistik düzeltme algoritması sayesinde rüzgar ve irtifa sapmalarını otonom hesaplayarak serbest düşüşü bir ‘nokta atışı’na dönüştürüyoruz. Bunların yanı sıra; her bir dronun merkezi bir lider olmadan birbiriyle konuştuğu Dağıtık Sürü İHA sistemimiz, piyade tüfeklerini havada stabilize eden Keskin Nişancı Platformumuz, GPS’siz ortamlar için geliştirdiğimiz Nöral Navigasyon Modülümüz ve 20 km menzilli LFM Faz Dizili Radarımızla bütüncül bir savunma ekosistemi sunuyoruz.YAPAY ZEKAYI DONANIMIN İÇİNE GÖMÜYORUZ Geleneksel yöntemlere göre avantajlarınız neler? Yapay zeka ya da makina öğrenmesi gibi ileri teknolojiler kullanıyor musunuz?Geleneksel yöntemler genellikle operatörün yeteneğine veya kesintisiz sinyal akışına dayanıyor. Bu da sistemi savunmasız bırakıyor.  Avantajımız, insana olan ihtiyacı minimum seviyede ‘karar verici yapay zekayı’ donanımın içine gömmemiz. Ürünlerimizde yapay zeka teknolojisini en üst seviyede kullanıyoruz. Örneğin, mühimmat bırakma sistemimizdeki yapay zeka, merminin namludan çıkış hızını, anlık rüzgar vektörünü ve yer çekimi ivmesini saniyede binlerce kez hesaplıyor. Sürü sistemlerimizde ise ‘Biyolojik Esintili Dağıtık Zeka’ mimarisi devrede. Yani sürüdeki 10 drondan 9’u vurulsa bile son kalan dron görevi tamamlayacak zekaya ve stratejiye sahip. Ölçeklenebilir bir dağıtık sürü mimarisi oluşturduk. Ayrıca, derin öğrenme (Deep Learning) tabanlı görsel  navigasyon sistemimiz sayesinde GPS sinyalleri köreltilse dahi sistemlerimiz altındaki araziyi bir insan gibi tanıyarak hedefine ulaşıyor.ÖNCELİĞİMİZ TSK’NIN İHTİYAÇLARI Geliştirdiğiniz ürünün ticari geleceği hakkında neler söylemek istersiniz? Yurt dışından talep var mı?Savunma sanayi, hata kabul etmeyen ve sahadaki başarıyla tescillenen bir pazar. Ürünlerimiz, maliyet-etkinlik oranında geleneksel füze sistemlerinden çok daha avantajlı. Bir kamikaze İHA sürüsünün, milyon dolarlık bir platformu etkisiz hale getirebilmesi, küresel pazarda müthiş bir talep yaratıyor. Bu aslında maliyet / üretilebilirlik / tedarik / saha operasyonu gibi etkenleri referans aldığımızda geliştirdiğimiz tüm sistemler hava savunma sistemlerine karşı mutlak galibiyet kazanıyor. Çünkü bu sistemleri üretmek için devasa üretim tesisine, alt yapıya, tedarik zincirine ihtiyaç yok. Özellikle Amfibik Kamikaze ve Akıllı Mühimmat Bırakma sistemlerimiz için hem Körfez ülkelerinden hem de Doğu Avrupa’dan ciddi teknik bilgi talepleri (RFI) alıyoruz. Ancak bizim stratejimiz net: Önce Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyaçlarına tam uyum sağlamak ve sahadaki operasyonel başarılarımızı referans olarak kaydetmek. Gelecek 5 yıl içinde, bu alanda dünyanın sayılı oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz.Savunma teknolojilerini sivil alanlara taşımayı hedefliyoruzGelecekte farklı alanlarınız olacak mı, hedefleriniz neler?İnsansız sistemler bizim ana çekirdeğimiz, ancak bu teknolojinin sivil alanlarda da devrim oluşturacağının farkındayız. Gelecek vizyonumuzda, geliştirdiğimiz sürü zekası ve amfibik yetenekleri arama-kurtarma, çevre izleme ve açık deniz tesislerinin güvenliği gibi alanlara taşımak var. Bunun yanı sıra, elektronik harp (EH) alanında daha aktif bir rol almayı planlıyoruz. Sadece tespit eden değil, tespit edilmesi imkansız olan ‘bilişsel radarlar’ üzerine Ar-Ge çalışmalarımız sürüyor. Temel hedefimiz, savunma sanayinde ‘oyun kurucu’ bir teknoloji şirketi olarak, Türkiye’nin otonom sistemler doktrinine yön veren amiral gemisi firmalardan  biri olmak.En büyük avantaj sinerjiTeknopark İstanbul’da yer almak hangi faydaları sağlıyor?Teknopark İstanbul, bizim için sadece bir yerleşke değil,  yaşayan bir ekosistem. Burada bulunmanın en büyük avantajı sinerji. Yan binamızda bir radar devinin, diğer tarafta  ise bir kompozit  uzmanının olması, Ar-Ge süreçlerindeki interdisipliner çalışma ihtiyacımızı anında karşılıyor. Teknopark İstanbul, başvurudan devam eden tüm süreçlere kadar her konuda ilgileniyor. Girişimcilerin gelişmesi ve güçlenmesi için yoğun bir çaba içerisinde olduklarını görüyoruz. Burası, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının mutfağı ve biz bu mutfakta yer almaktan gurur duyuyoruz.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.