FAO’dan küresel gıda krizi uyarısı: Hürmüz Boğazı’ndaki aksama gıda enflasyonunu hızlandırabilir

Gündem 16.06.2026 - 14:11, Güncelleme: 16.06.2026 - 14:11 314 kez okundu.
 

FAO’dan küresel gıda krizi uyarısı: Hürmüz Boğazı’ndaki aksama gıda enflasyonunu hızlandırabilir

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışının durma noktasına gelmesinin küresel gıda piyasaları üzerindeki etkisine değinerek, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık çözülmezse gıda enflasyonunun yıl sonuna kadar hızlanabileceğini belirtti.
Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik kriz küresel gıda arzını tehdit ediyor.HÜRMÜZ KRİZİ KÜRESEL GIDA ARZINI TEHDİT EDİYORDünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri konumunda olan Hürmüz Boğazı, aynı zamanda gübre piyasasının da kilit tedarikçileri arasında yer alan Körfez ülkelerinin piyasalara erişimini sağlıyor. Özellikle üre, amonyak ve diğer azotlu gübrelerin önemli bir kısmı bölgeden ihraç edilirken Hürmüz Boğazı'ndan geçmek zorunda.GÜBRE TİCARETİNİN ANA GÜZERGAHIKüresel gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunan Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar enerji fiyatlarını yükseltirken nakliye maliyetlerini de artırıyor. Bu durum da tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan etkileyerek gıda fiyatları üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, ABD/İsrail-İran Savaşı sonrasında Hürmüz Boğazı üzerinden gübre tedarikinde üç aydan uzun süredir yaşanan büyük çaplı kesintinin etkileri ve olası gıda krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.PETROLDE YÜZDE 50, GAZDA YÜZDE 25, ÜREDE YÜZDE 55 FİYAT ARTIŞISavaş öncesi küresel gübre tedarik zincirinin yüzde 35'i ve fosfatlı gübre arzının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda bu akışın önemli ölçüde azaldığını kaydeden Torero, savaşın başından beri petrolde yüzde 50, gazda yüzde 25 ve ürede yüzde 55'i bulan fiyat artışları görüldüğünü anımsattı.“TÜM GİRDİLER GIDADA ÜRETİMİ VE VERİMİ ETKİLEYECEK”Torero, ayrıca navlun ve bunker yakıt maliyetlerinin sırasıyla yaklaşık yüzde 43 ve yüzde 58 arttığı bilgisini paylaşarak, "Tüm bu girdiler gıdada üretimi ve verimi etkileyecek. Emtia fiyatlarında bazı artışlar görmeye başladık. Mısır fiyatında yüzde 9, soya fasulyesinde yüzde 25, buğdayda yüzde 8, pirinçte ise yüzde 2 ile 9 arasında artış gördük. Dolayısıyla fiyatların seyri, Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmelere bağlı." dedi.Önceki hasat döneminden yeterli stok bulunması nedeniyle fiyatların "henüz" fazla artmadığını anlatan Torero, ancak yıl ortası veya sonuna doğru fiyatlardaki artışın hızlanabileceğini ve bu durumun da yeniden gıdada enflasyon sorunu yaratabileceğini ifade etti.GIDA ENFLASYONUNDA HIZLANMA Torero, özellikle Asya'da halihazırda gıda enflasyonunda bir miktar hızlanma görüldüğünü, bu etkinin Afrika, Latin Amerika ve gelişmiş ülkelere de yayılma riskinin bulunduğunu belirterek, "Dolayısıyla sorun bu yılın sonuna veya gelecek yıla doğru daha da derinleşebilir. Hürmüz Boğazı'ndaki kesinti kaynaklı yaşadığımız bu durum, bir arz darboğazı. Tarım için gerekli temel girdilerin arzının neredeyse üçte biri kısıtlandı ve bu sorun hemen çözülmezse ciddi bir gıda krizi yaşama olasılığımız oldukça yüksek. Hürmüz Boğazı'nda ticaret akışı yeniden başlarsa bu elbette olumlu bir gelişme olur, üretim arzı üzerindeki olumsuz etkiler hafifleyebilir ancak ekim takvimi zaten başladığı için biz mutlaka etkilerini göreceğiz." diye konuştu.FAO Gıda Fiyat Endeksi'nin savaşın etkisiyle yükseldiğini ancak Kovid-19 dönemindeki yüksek seviyelerden hala uzak olduğunu dile getiren Torero, enerji ve taşıma maliyetlerindeki artışın da gıdada önemli bir etken olduğunu anlattı.“MEVCUT DURUM ÇOK HIZLI KÖTÜLEŞEBİLİR”Torero, dolayısıyla Hürmüz Boğazı'nda ticaret akışının kesilmesinin gıdada çok yönlü şekilde görüldüğüne işaret ederek, "Şu anda önümüzdeki dönemde gıdada üretimin daha düşük olacağını biliyoruz. Sorunun ne kadar derinleşeceği Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere bağlı. Ancak bir de El Nino etkisini göstermeye başlar ve önemli ihracatçı ülkeleri etkilerse, mevcut durum çok hızlı kötüleşebilir. Beni en çok endişelendiren bu çünkü hala arz kısıtının etkisinin emtia fiyatlarına aktarılma sürecindeyiz." dedi.“EL NİNO ETKİSİNİ GÖSTERMEYE BAŞLARSA, FİYATLARDAKİ SIÇRAMA ÇOK HIZLI OLUR”Emtia fiyatlarının arttığını ve gıda enflasyonuna etkisinin başladığını gördüklerini belirten Torero, "El Nino beklendiği gibi etkisini göstermeye başlarsa, fiyatlardaki sıçrama çok hızlı ve büyük olabilir. Bu da bizi daha da ciddi bir sorunla karşı karşıya bırakır. Dolayısıyla, mesajım en azından insan kaynaklı sorunların durdurulması. Hürmüz Boğazı hemen açılır ve ticaret akışı başlarsa yaşanabilecek sorunun şiddeti azalacaktır. Çünkü Boğaz'ın açılması petrol ve taşımacılık maliyetlerinde hafiflemeye yol açar." değerlendirmesinde bulundu.SAVAŞ ÖNCESİ HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GÜBRE TEDARİKİ Uluslararası Gübre Birliği verilerine göre, Orta Doğu, küresel gübre ticaretinde kritik bir rol oynuyor. İran, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, 2024'te küresel amonyak ticaretinin yüzde 23'ünü, üre ticaretinin yüzde 34'ünü ve amonyumlu fosfat ticaretinin yüzde 18'ini gerçekleştirdi. Daha geniş ölçekte değerlendirildiğinde ise Orta Doğu bölgesi, dünya genelindeki başlıca gübre ihracatının yaklaşık yüzde 30'unu sağlıyor.2024’TE 18,5 TON GÜBRE HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAN İHRAÇ EDİLDİDünyada en yaygın ticareti yapılan azotlu gübre türü olan üre, bu açıdan özellikle risk altında bulunuyor. 2024'te yaklaşık 18,5 milyon ton üre Hürmüz Boğazı üzerinden ihraç edildi. Bu nedenle boğazdaki deniz taşımacılığında yaşanabilecek uzun süreli bir aksama, küresel gübre piyasalarında hızla hissedilebilecek ciddi etkiler yaratabilir. 
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışının durma noktasına gelmesinin küresel gıda piyasaları üzerindeki etkisine değinerek, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık çözülmezse gıda enflasyonunun yıl sonuna kadar hızlanabileceğini belirtti.

Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik kriz küresel gıda arzını tehdit ediyor.HÜRMÜZ KRİZİ KÜRESEL GIDA ARZINI TEHDİT EDİYORDünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri konumunda olan Hürmüz Boğazı, aynı zamanda gübre piyasasının da kilit tedarikçileri arasında yer alan Körfez ülkelerinin piyasalara erişimini sağlıyor. Özellikle üre, amonyak ve diğer azotlu gübrelerin önemli bir kısmı bölgeden ihraç edilirken Hürmüz Boğazı'ndan geçmek zorunda.GÜBRE TİCARETİNİN ANA GÜZERGAHIKüresel gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunan Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar enerji fiyatlarını yükseltirken nakliye maliyetlerini de artırıyor. Bu durum da tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan etkileyerek gıda fiyatları üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, ABD/İsrail-İran Savaşı sonrasında Hürmüz Boğazı üzerinden gübre tedarikinde üç aydan uzun süredir yaşanan büyük çaplı kesintinin etkileri ve olası gıda krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.PETROLDE YÜZDE 50, GAZDA YÜZDE 25, ÜREDE YÜZDE 55 FİYAT ARTIŞISavaş öncesi küresel gübre tedarik zincirinin yüzde 35'i ve fosfatlı gübre arzının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda bu akışın önemli ölçüde azaldığını kaydeden Torero, savaşın başından beri petrolde yüzde 50, gazda yüzde 25 ve ürede yüzde 55'i bulan fiyat artışları görüldüğünü anımsattı.“TÜM GİRDİLER GIDADA ÜRETİMİ VE VERİMİ ETKİLEYECEK”Torero, ayrıca navlun ve bunker yakıt maliyetlerinin sırasıyla yaklaşık yüzde 43 ve yüzde 58 arttığı bilgisini paylaşarak, "Tüm bu girdiler gıdada üretimi ve verimi etkileyecek. Emtia fiyatlarında bazı artışlar görmeye başladık. Mısır fiyatında yüzde 9, soya fasulyesinde yüzde 25, buğdayda yüzde 8, pirinçte ise yüzde 2 ile 9 arasında artış gördük. Dolayısıyla fiyatların seyri, Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmelere bağlı." dedi.Önceki hasat döneminden yeterli stok bulunması nedeniyle fiyatların "henüz" fazla artmadığını anlatan Torero, ancak yıl ortası veya sonuna doğru fiyatlardaki artışın hızlanabileceğini ve bu durumun da yeniden gıdada enflasyon sorunu yaratabileceğini ifade etti.GIDA ENFLASYONUNDA HIZLANMA Torero, özellikle Asya'da halihazırda gıda enflasyonunda bir miktar hızlanma görüldüğünü, bu etkinin Afrika, Latin Amerika ve gelişmiş ülkelere de yayılma riskinin bulunduğunu belirterek, "Dolayısıyla sorun bu yılın sonuna veya gelecek yıla doğru daha da derinleşebilir. Hürmüz Boğazı'ndaki kesinti kaynaklı yaşadığımız bu durum, bir arz darboğazı. Tarım için gerekli temel girdilerin arzının neredeyse üçte biri kısıtlandı ve bu sorun hemen çözülmezse ciddi bir gıda krizi yaşama olasılığımız oldukça yüksek. Hürmüz Boğazı'nda ticaret akışı yeniden başlarsa bu elbette olumlu bir gelişme olur, üretim arzı üzerindeki olumsuz etkiler hafifleyebilir ancak ekim takvimi zaten başladığı için biz mutlaka etkilerini göreceğiz." diye konuştu.FAO Gıda Fiyat Endeksi'nin savaşın etkisiyle yükseldiğini ancak Kovid-19 dönemindeki yüksek seviyelerden hala uzak olduğunu dile getiren Torero, enerji ve taşıma maliyetlerindeki artışın da gıdada önemli bir etken olduğunu anlattı.“MEVCUT DURUM ÇOK HIZLI KÖTÜLEŞEBİLİR”Torero, dolayısıyla Hürmüz Boğazı'nda ticaret akışının kesilmesinin gıdada çok yönlü şekilde görüldüğüne işaret ederek, "Şu anda önümüzdeki dönemde gıdada üretimin daha düşük olacağını biliyoruz. Sorunun ne kadar derinleşeceği Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere bağlı. Ancak bir de El Nino etkisini göstermeye başlar ve önemli ihracatçı ülkeleri etkilerse, mevcut durum çok hızlı kötüleşebilir. Beni en çok endişelendiren bu çünkü hala arz kısıtının etkisinin emtia fiyatlarına aktarılma sürecindeyiz." dedi.“EL NİNO ETKİSİNİ GÖSTERMEYE BAŞLARSA, FİYATLARDAKİ SIÇRAMA ÇOK HIZLI OLUR”Emtia fiyatlarının arttığını ve gıda enflasyonuna etkisinin başladığını gördüklerini belirten Torero, "El Nino beklendiği gibi etkisini göstermeye başlarsa, fiyatlardaki sıçrama çok hızlı ve büyük olabilir. Bu da bizi daha da ciddi bir sorunla karşı karşıya bırakır. Dolayısıyla, mesajım en azından insan kaynaklı sorunların durdurulması. Hürmüz Boğazı hemen açılır ve ticaret akışı başlarsa yaşanabilecek sorunun şiddeti azalacaktır. Çünkü Boğaz'ın açılması petrol ve taşımacılık maliyetlerinde hafiflemeye yol açar." değerlendirmesinde bulundu.SAVAŞ ÖNCESİ HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GÜBRE TEDARİKİ Uluslararası Gübre Birliği verilerine göre, Orta Doğu, küresel gübre ticaretinde kritik bir rol oynuyor. İran, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, 2024'te küresel amonyak ticaretinin yüzde 23'ünü, üre ticaretinin yüzde 34'ünü ve amonyumlu fosfat ticaretinin yüzde 18'ini gerçekleştirdi. Daha geniş ölçekte değerlendirildiğinde ise Orta Doğu bölgesi, dünya genelindeki başlıca gübre ihracatının yaklaşık yüzde 30'unu sağlıyor.2024’TE 18,5 TON GÜBRE HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAN İHRAÇ EDİLDİDünyada en yaygın ticareti yapılan azotlu gübre türü olan üre, bu açıdan özellikle risk altında bulunuyor. 2024'te yaklaşık 18,5 milyon ton üre Hürmüz Boğazı üzerinden ihraç edildi. Bu nedenle boğazdaki deniz taşımacılığında yaşanabilecek uzun süreli bir aksama, küresel gübre piyasalarında hızla hissedilebilecek ciddi etkiler yaratabilir. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.