Düşünceyi zarafetle süslüyor

Kültür Sanat 10.04.2026 - 09:25, Güncelleme: 10.04.2026 - 09:25 125 kez okundu.
 

Düşünceyi zarafetle süslüyor

Kavramsal soyut resim sanatçısı Betül Burnaz, soyut resimlerinde düşünceyi zarafetle buluşturuyor. Soyut resmin sanatçı için tefekkür olduğunu da söyleyen Burnaz, “Zihinsel hazırlığınızı tamamladığınızda aslında çalışmanızın çoğunu nihayete erdirmiş olursunuz” diyor.
İcra ettiği sanatı ‘düşünceyi sanat formunda ifade etmek’ olarak yorumlayan kavramsal soyut resim sanatçısı Betül Burnaz, soyut resmin sanılanın aksine akla geleni öylece yapıvermek olmadığını ifade ediyor. Klasik resim sanatında zihinsel hazırlık sürecinin soyut resme göre daha kısa olduğunu söyleyen Burnaz, “Örneğin Filistin’le ilgili çalışmalar yapmayı düşünmemle bu çalışmaları nihayete erdirmem arasında 8 sene fark var” diyor. Burnaz, soyut sanata dair detayları İstanbul Ticaret’e anlattı. SOYUT RESMİN ÖNCÜSÜYÜZSoyut resmi en doğru nasıl ifade edebiliriz?Ben bu soruyu Müslüman bir sanatçı olarak yorumlayacağım. Bizler tevhid dinine inanıyoruz. Müslüman sanatkar, bu inancın bir gereği olarak zaten soyutlama yapar. Bir yaratıcıya inanıyoruz. Ancak bu zihinsel bir tasavvurdur. Örneğin kutsalımız olan Kabe, kübik bir yapıdır. Biz o yapıya değil, onun temsil ettiği manaya yöneliriz. Bu düşünce yapısından yola çıkarak Müslüman sanatkar aslında soyut sanatın öncüsüdür diyebiliriz. BİR ZİHİN OYUNU  Öncesinde ciddi bir zihinsel hazırlık süreci oluyor sanırım…Tabii, önce bir önerme ile yola çıkıyorsunuz. Kavramsal soyut böyledir… Bir kavramınız olur ve onun içini doldurursunuz. Yani ben aslında bir sanatkâr olarak bir oyun oynuyorum, bir düşünce oyunu oynuyorum. Bazen bir fikri zihninizde oluşturur ama olgunlaştıramazsınız, ne zaman olgunlaşır, o zaman eserler de ortaya çıkmaya başlar. TAKLİTTEN ÖZGÜNLÜĞE Soyut sanatçı ‘ben soyut yapacağım’ diye mi yola koyuluyor, yoksa o bir evrim süreci mi? Sanat tarihine baktığımızda pek çok sanatçının gerçek eserlerle başladığını görüyoruz. Önce olanı taklit ediyorsunuz. Ben de böyle başladım. Ancak belli bir süre sonra ‘Bunlar zaten var, ben farklı bir şey yapmalıyım’ diyorsunuz. Bu ihtiyaç soyut sanata yönlendiriyor. BİTTİ DEMEK USTALIK Somut sanatta bitti diyebiliyorsunuz belki ama soyut sanatta bu nasıl sağlanabiliyor? Soyut sanatta sanatçının ‘Bu eser oldu’ demesi önemli. Eserin bayağılaşmaması çok önemli. Yani onun boya katmanlarıyla veya o renklerin iç içe geçmişliğiyle yorulmaması gerekiyor. O zevk sahibi kişinin ‘Bunu artık bırakmalıyım’ demesi gerekiyor. Çünkü boyadıkça boyarsınız, çizdikçe çizersiniz ama bunun bir sonu olmalı, bunun kararını verebilmeli sanatçı. Bu da gelişmiş bir estetik algıyla mümkün.GÖZ ZEVKİ GELİŞEBİLİRSanatla ilgilenince insanların göz zevki gelişiyor. Müze, galeri gezdikçe, sanat eserini inceledikçe ince bir göz zevkiniz oluşuyor. Ondan sonra ‘Bu güzel’ diyebiliyorsunuz.TEFEKKÜRÜ İCRA ETMEK   Yaratıcımız bizden düşünmemizi istiyor,  ‘akletmez misiniz’ lafzı bizim  için. Dolayısıyla düşünmeye çalışmak bizim için sorumluluktur diye düşünüyorum. 
Kavramsal soyut resim sanatçısı Betül Burnaz, soyut resimlerinde düşünceyi zarafetle buluşturuyor. Soyut resmin sanatçı için tefekkür olduğunu da söyleyen Burnaz, “Zihinsel hazırlığınızı tamamladığınızda aslında çalışmanızın çoğunu nihayete erdirmiş olursunuz” diyor.

İcra ettiği sanatı ‘düşünceyi sanat formunda ifade etmek’ olarak yorumlayan kavramsal soyut resim sanatçısı Betül Burnaz, soyut resmin sanılanın aksine akla geleni öylece yapıvermek olmadığını ifade ediyor. Klasik resim sanatında zihinsel hazırlık sürecinin soyut resme göre daha kısa olduğunu söyleyen Burnaz, “Örneğin Filistin’le ilgili çalışmalar yapmayı düşünmemle bu çalışmaları nihayete erdirmem arasında 8 sene fark var” diyor. Burnaz, soyut sanata dair detayları İstanbul Ticaret’e anlattı. SOYUT RESMİN ÖNCÜSÜYÜZSoyut resmi en doğru nasıl ifade edebiliriz?Ben bu soruyu Müslüman bir sanatçı olarak yorumlayacağım. Bizler tevhid dinine inanıyoruz. Müslüman sanatkar, bu inancın bir gereği olarak zaten soyutlama yapar. Bir yaratıcıya inanıyoruz. Ancak bu zihinsel bir tasavvurdur. Örneğin kutsalımız olan Kabe, kübik bir yapıdır. Biz o yapıya değil, onun temsil ettiği manaya yöneliriz. Bu düşünce yapısından yola çıkarak Müslüman sanatkar aslında soyut sanatın öncüsüdür diyebiliriz. BİR ZİHİN OYUNU  Öncesinde ciddi bir zihinsel hazırlık süreci oluyor sanırım…Tabii, önce bir önerme ile yola çıkıyorsunuz. Kavramsal soyut böyledir… Bir kavramınız olur ve onun içini doldurursunuz. Yani ben aslında bir sanatkâr olarak bir oyun oynuyorum, bir düşünce oyunu oynuyorum. Bazen bir fikri zihninizde oluşturur ama olgunlaştıramazsınız, ne zaman olgunlaşır, o zaman eserler de ortaya çıkmaya başlar. TAKLİTTEN ÖZGÜNLÜĞE Soyut sanatçı ‘ben soyut yapacağım’ diye mi yola koyuluyor, yoksa o bir evrim süreci mi? Sanat tarihine baktığımızda pek çok sanatçının gerçek eserlerle başladığını görüyoruz. Önce olanı taklit ediyorsunuz. Ben de böyle başladım. Ancak belli bir süre sonra ‘Bunlar zaten var, ben farklı bir şey yapmalıyım’ diyorsunuz. Bu ihtiyaç soyut sanata yönlendiriyor. BİTTİ DEMEK USTALIK Somut sanatta bitti diyebiliyorsunuz belki ama soyut sanatta bu nasıl sağlanabiliyor? Soyut sanatta sanatçının ‘Bu eser oldu’ demesi önemli. Eserin bayağılaşmaması çok önemli. Yani onun boya katmanlarıyla veya o renklerin iç içe geçmişliğiyle yorulmaması gerekiyor. O zevk sahibi kişinin ‘Bunu artık bırakmalıyım’ demesi gerekiyor. Çünkü boyadıkça boyarsınız, çizdikçe çizersiniz ama bunun bir sonu olmalı, bunun kararını verebilmeli sanatçı. Bu da gelişmiş bir estetik algıyla mümkün.GÖZ ZEVKİ GELİŞEBİLİRSanatla ilgilenince insanların göz zevki gelişiyor. Müze, galeri gezdikçe, sanat eserini inceledikçe ince bir göz zevkiniz oluşuyor. Ondan sonra ‘Bu güzel’ diyebiliyorsunuz.TEFEKKÜRÜ İCRA ETMEK   Yaratıcımız bizden düşünmemizi istiyor,  ‘akletmez misiniz’ lafzı bizim  için. Dolayısıyla düşünmeye çalışmak bizim için sorumluluktur diye düşünüyorum. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.