Cevdet Yılmaz’dan küresel kriz uyarısı: Savaşın maliyeti büyüyor

Gündem 27.03.2026 - 18:13, Güncelleme: 27.03.2026 - 18:13 96 kez okundu.
 

Cevdet Yılmaz’dan küresel kriz uyarısı: Savaşın maliyeti büyüyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İsrail-ABD-İran savaşının küresel istikrarı tehdit ettiğini belirterek ekonomik, çevresel ve insani maliyetlerin hızla arttığını söyledi. Yılmaz, stratejik iletişimin artık bir iç güvenlik unsuru haline geldiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nde (STRATCOM) yaptığı konuşmada, küresel sistemin ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Yılmaz, İsrail-ABD-İran savaşının yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte etkiler ürettiğini belirterek artan maliyetlere işaret etti.KÜRESEL SİSTEMDE AŞINMA VE BELİRSİZLİKCevdet Yılmaz, uluslararası sistemin adalet üretme ve istikrar sağlama kapasitesinin ciddi şekilde aşındığını belirterek, artan belirsizliklerin küresel ekonomiyi de olumsuz etkilediğini ifade etti. Yılmaz, kurallara dayalı sistem söyleminin yerini güç siyasetinin aldığını vurguladı.SAVAŞIN MALİYETİ KÜRESEL ÖLÇEĞE YAYILIYORYılmaz, “Şu anda en sıcak mesele, İsrail'in kışkırtmasıyla başlayan İsrail/ABD ile İran savaşıdır. Bu savaş, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı. Savaşın yalnızca insani değil, ekonomik ve çevresel maliyetler de ürettiğini belirten Yılmaz, ticaret, lojistik, turizm ve tarım-gıda alanlarında ciddi etkiler yaşandığını dile getirdi.DİPLOMASİ VE ATEŞKES ÇAĞRISICevdet Yılmaz, Türkiye’nin bu savaşın sona ermesi için öncelikle ateşkes, ardından kalıcı çözüm için diplomasi çağrısı yaptığını belirtti. Türkiye’nin bu yaklaşımı farklı platformlarda dile getirdiğini ifade etti.GAZZE VE BÖLGESEL GERİLİM VURGUSUYılmaz, Gazze’de yaşanan insani trajediye ve Batı Şeria ile diğer bölgelerde artan gerilime dikkat çekerek, mevcut uluslararası sistemin bu krizlere karşılık vermekte zorlandığını söyledi. Ayrıca Lübnan ve Suriye’deki gelişmelerin de bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ifade etti.STRATEJİK İLETİŞİM İÇ GÜVENLİK UNSURU HALİNE GELDİCevdet Yılmaz, dijitalleşme ve yapay zekanın etkisiyle bilgi akışının hızlandığını, ancak dezenformasyonun da güçlü bir araç haline geldiğini belirtti. Yılmaz, “Stratejik iletişim, dış dünyaya yönelik bir araç olmaktan çıkarak, toplumların dayanıklılığını güçlendiren bir iç güvenlik unsuru haline de gelmektedir.” dedi.YAPAY ZEKA VE DEZENFORMASYON RİSKİYılmaz, yapay zeka ile üretilen sahte içeriklerin artışına dikkat çekerek, veri egemenliği ve dijital bağımsızlığın devletler için kritik hale geldiğini ifade etti. Bu durumun iletişim altyapısı ve bilgi güvenliğini stratejik bir rekabet alanına dönüştürdüğünü söyledi.LİDERLİK VE TÜRKİYE’NİN ROLÜCevdet Yılmaz, kriz dönemlerinde liderliğin öneminin arttığını belirterek, Türkiye’nin barış ve diyalog odaklı bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. Türkiye’nin farklı kriz bölgelerinde aktif rol üstlendiğini vurgulayan Yılmaz, bu yaklaşımın sistematik bir politika olduğunu dile getirdi.“BATI’YI DA DOĞU’YU DA ANLIYORUZ”Yılmaz, Türkiye’nin hem Batı hem Doğu ile eş zamanlı iletişim kurabilen nadir ülkelerden biri olduğunu belirterek, bu konumun küresel barış çabalarına katkı sağladığını ifade etti. Türkiye’nin barışı önceleyen yaklaşımının uluslararası düzende daha adil bir yapı arayışının parçası olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İsrail-ABD-İran savaşının küresel istikrarı tehdit ettiğini belirterek ekonomik, çevresel ve insani maliyetlerin hızla arttığını söyledi. Yılmaz, stratejik iletişimin artık bir iç güvenlik unsuru haline geldiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nde (STRATCOM) yaptığı konuşmada, küresel sistemin ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Yılmaz, İsrail-ABD-İran savaşının yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte etkiler ürettiğini belirterek artan maliyetlere işaret etti.KÜRESEL SİSTEMDE AŞINMA VE BELİRSİZLİKCevdet Yılmaz, uluslararası sistemin adalet üretme ve istikrar sağlama kapasitesinin ciddi şekilde aşındığını belirterek, artan belirsizliklerin küresel ekonomiyi de olumsuz etkilediğini ifade etti. Yılmaz, kurallara dayalı sistem söyleminin yerini güç siyasetinin aldığını vurguladı.SAVAŞIN MALİYETİ KÜRESEL ÖLÇEĞE YAYILIYORYılmaz, “Şu anda en sıcak mesele, İsrail'in kışkırtmasıyla başlayan İsrail/ABD ile İran savaşıdır. Bu savaş, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı. Savaşın yalnızca insani değil, ekonomik ve çevresel maliyetler de ürettiğini belirten Yılmaz, ticaret, lojistik, turizm ve tarım-gıda alanlarında ciddi etkiler yaşandığını dile getirdi.DİPLOMASİ VE ATEŞKES ÇAĞRISICevdet Yılmaz, Türkiye’nin bu savaşın sona ermesi için öncelikle ateşkes, ardından kalıcı çözüm için diplomasi çağrısı yaptığını belirtti. Türkiye’nin bu yaklaşımı farklı platformlarda dile getirdiğini ifade etti.GAZZE VE BÖLGESEL GERİLİM VURGUSUYılmaz, Gazze’de yaşanan insani trajediye ve Batı Şeria ile diğer bölgelerde artan gerilime dikkat çekerek, mevcut uluslararası sistemin bu krizlere karşılık vermekte zorlandığını söyledi. Ayrıca Lübnan ve Suriye’deki gelişmelerin de bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ifade etti.STRATEJİK İLETİŞİM İÇ GÜVENLİK UNSURU HALİNE GELDİCevdet Yılmaz, dijitalleşme ve yapay zekanın etkisiyle bilgi akışının hızlandığını, ancak dezenformasyonun da güçlü bir araç haline geldiğini belirtti. Yılmaz, “Stratejik iletişim, dış dünyaya yönelik bir araç olmaktan çıkarak, toplumların dayanıklılığını güçlendiren bir iç güvenlik unsuru haline de gelmektedir.” dedi.YAPAY ZEKA VE DEZENFORMASYON RİSKİYılmaz, yapay zeka ile üretilen sahte içeriklerin artışına dikkat çekerek, veri egemenliği ve dijital bağımsızlığın devletler için kritik hale geldiğini ifade etti. Bu durumun iletişim altyapısı ve bilgi güvenliğini stratejik bir rekabet alanına dönüştürdüğünü söyledi.LİDERLİK VE TÜRKİYE’NİN ROLÜCevdet Yılmaz, kriz dönemlerinde liderliğin öneminin arttığını belirterek, Türkiye’nin barış ve diyalog odaklı bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. Türkiye’nin farklı kriz bölgelerinde aktif rol üstlendiğini vurgulayan Yılmaz, bu yaklaşımın sistematik bir politika olduğunu dile getirdi.“BATI’YI DA DOĞU’YU DA ANLIYORUZ”Yılmaz, Türkiye’nin hem Batı hem Doğu ile eş zamanlı iletişim kurabilen nadir ülkelerden biri olduğunu belirterek, bu konumun küresel barış çabalarına katkı sağladığını ifade etti. Türkiye’nin barışı önceleyen yaklaşımının uluslararası düzende daha adil bir yapı arayışının parçası olduğunu söyledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.