Yara ve enfeksiyona yerli biyoteknolojiyle tedavi

Gündem 22.05.2026 - 09:55, Güncelleme: 22.05.2026 - 09:55 377 kez okundu.
 

Yara ve enfeksiyona yerli biyoteknolojiyle tedavi

CBC Biyoteknoloji, geliştirdiği biyo-selüloz tabanlı yeni nesil yara bakım sistemleriyle enfekte yaraların tedavisinde alternatif çözümler sunmayı amaçlıyor. Teknopark İstanbul’da yerleşik şirketin hedefi, yerli biyoteknolojik üretimle sağlık alanında dışa bağımlılığı azaltmak.
Sağlık teknolojilerinde geliştirilen yenilikçi çözümler, biyoteknoloji ve mühendisliği bir araya getirerek yeni nesil tedavi yöntemlerinin önünü açıyor. Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren CBC Biyoteknoloji Mühendislik ve Üretim A.Ş., geliştirdiği biyo-selüloz tabanlı yara bakım sistemleri ve sağlık teknolojileri çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Şirketin kurucusu Sinan Cebeci, yürüttükleri çalışmaları, geliştirdikleri teknolojileri ve gelecek hedeflerini İstanbul Ticaret’e anlattı.YÜKSEK LİSANS ÇALIŞMASIŞirketiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Bu fikir nasıl doğdu?Sağlık, biyoteknoloji ve kozmetik alanlarında faaliyet gösteren bir Ar-Ge firmasıyız. Aralık 2023’te, TÜBİTAK ortaklığı ve yatırımıyla Teknopark İstanbul’da faaliyetlerimize başladık. Halihazırda hem ulusal destekli projelerle hem de özkaynaklarla sağlık teknolojileri, biyomalzeme geliştirme, yara bakım sistemleri ve ileri kozmetik uygulamaları gibi farklı sektörlerde Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetlerine devam ediyoruz. Multidisipliner bir yaklaşımla mühendislik ve biyoteknolojiyi kullanarak klinik ihtiyaçlara çözüm üretmeye çalışıyoruz. Şirketimizin çıkış yaptığı fikir aslında yüksek lisans çalışmam ve özel sektör tecrübelerimin birleştiği bir noktada gelişti. Amacımız yalnızca mevcut çözümlere alternatif üretmek değil, sağlık sektöründe fark yaratacak yüksek teknolojili ve ihracat potansiyeli taşıyan ürünler geliştirmek.BİYO-SELÜLOZ YAPILARÜrün veya hizmetiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?Ürün ve hizmet tarafında multidisipliner bir yaklaşım benimsiyoruz. Temel ürünlerin avantajlı özelliklerine odaklanarak bu avantajları farklı sorunlara çözüm üretmek için kullanıyoruz. Ürettiğimiz ve optimizasyon çalışmalarını tamamladığımız biyo-selüloz yapılar bunun önemli örneklerinden biri. Elde ettiğimiz biyo-selüloz yapıların oldukça yüksek adezyon özelliklerine sahip olduğunu önceki çalışmalarımızdan biliyorduk. Devam eden çalışmalarımızda bu yapıların üzerine antimikrobiyal peptitler yüklüyoruz ve bunları açık ve enfekte yaraların tedavisinde kullanmayı hedefliyoruz. Laboratuvar çalışmaları tamamlanan prototip ürünler için önümüzdeki aylarda in-vivo çalışmaların tamamlanmasının ardından klinik çalışma sürecine geçmeyi planlıyoruz. Ürünümüz doğrudan insan kullanımına yönelik olduğu için tıbbi cihaz sınıfında yer alıyor ve bu nedenle süreçleri büyük bir titizlikle yürütüyoruz.ANTİBİYOTİK DİRENCİNE ÇÖZÜMÜrününüzün antibiyotiklere karşı dirençli davranan yara ve enfeksiyonlara ne gibi faydaları var?Antibiyotik direnci son yıllarda en önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Geçmişte klasik antibiyotiklerle tedavi edilebilen bakteriyel enfeksiyonlarda bugün aynı başarı her zaman elde edilemiyor. Özellikle yara ortamı, tedavi edilmesi zor enfeksiyonlar için uygun bir alan oluşturuyor. Bu noktada biyoteknolojik ürünlerimizle öne çıkıyoruz. Ürünümüz klasik ağaç veya bitki kökenli selülozlardan farklı olarak çevreci bir yaklaşım sunuyor. Kullandığımız antimikrobiyal bileşenler klasik antibiyotiklerden daha düşük konsantrasyonlarda etkili olurken toksik etki göstermiyor. Ayrıca doku yenilenmesini destekleyerek yara izi oluşma riskini azaltma potansiyeli taşıyor. Bu özellikleri sayesinde yüksek teknoloji sınıfında yer alan katma değerli bir ürün ortaya koyuyoruz.DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTACAKGeliştirdiğiniz ürünün ticari geleceği hakkında neler söylemek istersiniz? Yurt dışından talep var mı?Mevcut tedavi ürünlerinin bazı alanlarda yetersiz kalması yenilikçi ve alternatif ürünlere talebi artırıyor. Klasik tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı her noktada biyomühendislik çözümleri daha fazla önem kazanıyor. Uluslararası organizasyonlardan aldığımız geri bildirimler özellikle sıfırdan geliştirdiğimiz formülasyonun ve etken maddenin önemini ortaya koyuyor. Yurt dışına açılarak ülkemizi ve çalışmalarımızı tanıtmak bizim için önemli. Ancak öncelikli hedefimiz  dışa bağımlılığı azaltacak yerli biyoteknolojik çözümler geliştirmek ve sürdürülebilir bir teknoloji ekosistemi oluşturmak.AKILLI ÖĞRENME DEVREYE GİRECEKGelecekte farklı alanlarınız olacak mı, hedefleriniz neler?Sağlık ekosistemi birçok farklı disiplinin bir araya geldiği geniş bir alan. İnsan sağlığı söz konusu olduğunda farklı alanları birleştirmek kadar güvenlik ve etkinliği de ön planda tutmak gerekiyor. Şu an yara tedavisi, kozmetik maskeler ve biyomalzeme üretimi üzerine yoğunlaşmış durumdayız. Bunun yanında sensör sistemleri, akıllı öğrenme ve anlık takip  sistemlerini de sağlık uygulamalarına entegre etmeyi hedefliyoruz.  Yalnızca tedaviye değil, tanı ve hastalıklardan korunmaya yönelik çözümler de gelecek hedeflerimiz arasında yer alıyor.TEKNOPARK İSTANBUL SÜREÇLERİ KOLAY HALE GETİRİYOR Teknopark İstanbul, şirketleşme sürecimizin en başından beri en önemli destekçilerimiz arasında yer alıyor. Bizim için yalnızca ofis ve altyapı sunan bir yapı değil, aynı zamanda girişimcilik ekosisteminde yol gösterici bir rol üstleniyor. Ulusal ve uluslararası etkinlikler, yatırımcı buluşmaları ve eğitimler önemli fırsatlar sunuyor.  Ayrıca aynı ekosistemde yer alan  girişimcilerle ortak sorunlara  çözüm üretmek ve bilgi  paylaşımında bulunmak  süreçleri daha kolay  hale getiriyor.
CBC Biyoteknoloji, geliştirdiği biyo-selüloz tabanlı yeni nesil yara bakım sistemleriyle enfekte yaraların tedavisinde alternatif çözümler sunmayı amaçlıyor. Teknopark İstanbul’da yerleşik şirketin hedefi, yerli biyoteknolojik üretimle sağlık alanında dışa bağımlılığı azaltmak.

Sağlık teknolojilerinde geliştirilen yenilikçi çözümler, biyoteknoloji ve mühendisliği bir araya getirerek yeni nesil tedavi yöntemlerinin önünü açıyor. Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren CBC Biyoteknoloji Mühendislik ve Üretim A.Ş., geliştirdiği biyo-selüloz tabanlı yara bakım sistemleri ve sağlık teknolojileri çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Şirketin kurucusu Sinan Cebeci, yürüttükleri çalışmaları, geliştirdikleri teknolojileri ve gelecek hedeflerini İstanbul Ticaret’e anlattı.YÜKSEK LİSANS ÇALIŞMASIŞirketiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Bu fikir nasıl doğdu?Sağlık, biyoteknoloji ve kozmetik alanlarında faaliyet gösteren bir Ar-Ge firmasıyız. Aralık 2023’te, TÜBİTAK ortaklığı ve yatırımıyla Teknopark İstanbul’da faaliyetlerimize başladık. Halihazırda hem ulusal destekli projelerle hem de özkaynaklarla sağlık teknolojileri, biyomalzeme geliştirme, yara bakım sistemleri ve ileri kozmetik uygulamaları gibi farklı sektörlerde Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetlerine devam ediyoruz. Multidisipliner bir yaklaşımla mühendislik ve biyoteknolojiyi kullanarak klinik ihtiyaçlara çözüm üretmeye çalışıyoruz. Şirketimizin çıkış yaptığı fikir aslında yüksek lisans çalışmam ve özel sektör tecrübelerimin birleştiği bir noktada gelişti. Amacımız yalnızca mevcut çözümlere alternatif üretmek değil, sağlık sektöründe fark yaratacak yüksek teknolojili ve ihracat potansiyeli taşıyan ürünler geliştirmek.BİYO-SELÜLOZ YAPILARÜrün veya hizmetiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?Ürün ve hizmet tarafında multidisipliner bir yaklaşım benimsiyoruz. Temel ürünlerin avantajlı özelliklerine odaklanarak bu avantajları farklı sorunlara çözüm üretmek için kullanıyoruz. Ürettiğimiz ve optimizasyon çalışmalarını tamamladığımız biyo-selüloz yapılar bunun önemli örneklerinden biri. Elde ettiğimiz biyo-selüloz yapıların oldukça yüksek adezyon özelliklerine sahip olduğunu önceki çalışmalarımızdan biliyorduk. Devam eden çalışmalarımızda bu yapıların üzerine antimikrobiyal peptitler yüklüyoruz ve bunları açık ve enfekte yaraların tedavisinde kullanmayı hedefliyoruz. Laboratuvar çalışmaları tamamlanan prototip ürünler için önümüzdeki aylarda in-vivo çalışmaların tamamlanmasının ardından klinik çalışma sürecine geçmeyi planlıyoruz. Ürünümüz doğrudan insan kullanımına yönelik olduğu için tıbbi cihaz sınıfında yer alıyor ve bu nedenle süreçleri büyük bir titizlikle yürütüyoruz.ANTİBİYOTİK DİRENCİNE ÇÖZÜMÜrününüzün antibiyotiklere karşı dirençli davranan yara ve enfeksiyonlara ne gibi faydaları var?Antibiyotik direnci son yıllarda en önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Geçmişte klasik antibiyotiklerle tedavi edilebilen bakteriyel enfeksiyonlarda bugün aynı başarı her zaman elde edilemiyor. Özellikle yara ortamı, tedavi edilmesi zor enfeksiyonlar için uygun bir alan oluşturuyor. Bu noktada biyoteknolojik ürünlerimizle öne çıkıyoruz. Ürünümüz klasik ağaç veya bitki kökenli selülozlardan farklı olarak çevreci bir yaklaşım sunuyor. Kullandığımız antimikrobiyal bileşenler klasik antibiyotiklerden daha düşük konsantrasyonlarda etkili olurken toksik etki göstermiyor. Ayrıca doku yenilenmesini destekleyerek yara izi oluşma riskini azaltma potansiyeli taşıyor. Bu özellikleri sayesinde yüksek teknoloji sınıfında yer alan katma değerli bir ürün ortaya koyuyoruz.DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTACAKGeliştirdiğiniz ürünün ticari geleceği hakkında neler söylemek istersiniz? Yurt dışından talep var mı?Mevcut tedavi ürünlerinin bazı alanlarda yetersiz kalması yenilikçi ve alternatif ürünlere talebi artırıyor. Klasik tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı her noktada biyomühendislik çözümleri daha fazla önem kazanıyor. Uluslararası organizasyonlardan aldığımız geri bildirimler özellikle sıfırdan geliştirdiğimiz formülasyonun ve etken maddenin önemini ortaya koyuyor. Yurt dışına açılarak ülkemizi ve çalışmalarımızı tanıtmak bizim için önemli. Ancak öncelikli hedefimiz  dışa bağımlılığı azaltacak yerli biyoteknolojik çözümler geliştirmek ve sürdürülebilir bir teknoloji ekosistemi oluşturmak.AKILLI ÖĞRENME DEVREYE GİRECEKGelecekte farklı alanlarınız olacak mı, hedefleriniz neler?Sağlık ekosistemi birçok farklı disiplinin bir araya geldiği geniş bir alan. İnsan sağlığı söz konusu olduğunda farklı alanları birleştirmek kadar güvenlik ve etkinliği de ön planda tutmak gerekiyor. Şu an yara tedavisi, kozmetik maskeler ve biyomalzeme üretimi üzerine yoğunlaşmış durumdayız. Bunun yanında sensör sistemleri, akıllı öğrenme ve anlık takip  sistemlerini de sağlık uygulamalarına entegre etmeyi hedefliyoruz.  Yalnızca tedaviye değil, tanı ve hastalıklardan korunmaya yönelik çözümler de gelecek hedeflerimiz arasında yer alıyor.TEKNOPARK İSTANBUL SÜREÇLERİ KOLAY HALE GETİRİYOR Teknopark İstanbul, şirketleşme sürecimizin en başından beri en önemli destekçilerimiz arasında yer alıyor. Bizim için yalnızca ofis ve altyapı sunan bir yapı değil, aynı zamanda girişimcilik ekosisteminde yol gösterici bir rol üstleniyor. Ulusal ve uluslararası etkinlikler, yatırımcı buluşmaları ve eğitimler önemli fırsatlar sunuyor.  Ayrıca aynı ekosistemde yer alan  girişimcilerle ortak sorunlara  çözüm üretmek ve bilgi  paylaşımında bulunmak  süreçleri daha kolay  hale getiriyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.