Ulusal Su Planı yürürlükte! Sanayide su kullanımı 2030’a kadar yüzde 30 azaltılacak
Ulusal Su Planı yürürlükte! Sanayide su kullanımı 2030’a kadar yüzde 30 azaltılacak
Su stresi yaşayan ülkeler kategorisinde bulunan Türkiye, Ulusal Su Planı’nı uygulamaya başladı. Plana göre endüstri alanında su kullanımının 2030 yılına kadar yüzde 30 oranında azaltılması öngörülüyor. İş dünyasının, yeşil altyapı yatırımlarından atık su arıtma tesisleri kurulmasına kadar birçok düzenlemeye uyum sağlaması gerekiyor.
Türkiye, 2007 yılından bu yana sıcaklığın sürekli arttığı ülkeler arasında yer alıyor. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü verilerine göre 2030’a kadar sıcaklık artışının 1.75 derece olması beklenirken, bu durumun da kullanılabilir su potansiyelini 90.9 milyar metreküp daha aşağı çekeceği öngörülüyor. İklim değişikliği, artan nüfus, tarım ve endüstrinin su kaynakları üzerindeki baskısını azaltmak için harekete geçen Türkiye, 2026-2035 yılları arasında izleyeceği su yönetim politikasını geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaştı. Ulusal Su Planı ile endüstri alanında su kullanımının 2030 yılına kadar yüzde 30 oranında azaltılması öngörülüyor. İş dünyası da yapay zeka tabanlı su kaynak yönetimi, atık su tesislerinin çeşitlendirilmesi, yağmur suyu hasadının verimli kullanılması gibi sorumlukları yerine getirerek Ulusal Su Planı’na destek olacak. Plana göre yüksek su tüketimi gerçekleştiren sektörler, iyi uygulama örnekleri ile desteklenecek; suyun geri kazanımı ve kullanımı tüm sektörler için belirleyici rol oynayacak.BELİRLENEN ÇERÇEVEUlusal Su Planı’na göre üretim sektöründe faaliyet gösteren işletmeler; ekipman temizliklerinde kullandıkları su miktarından arıtılmış suyu üretimlerinde ne kadar kullandıklarına kadar pek çok alanda sorumluluk alacak. Üretim sektörü; üretim planlamasının iyileştirilmesi, su tasarrufu sağlayan eylem planlarının oluşturulması, yağmur suyu hasadının değerlendirilmesi, kapalı çevrim soğutma sistemlerinin kullanılması, buhar sistemlerinin iyileştirilmesi, temiz üretim teknolojilerinin ve verimlilik tedbirlerinin iyileştirilmesi gibi kalemlerle su verimlilik politikasında elini taşın altına koyacak. Bu şekilde 2030 yılına kadar yüzde 30, 2050 yılına kadar da yüzde 50 oranında su tasarrufu mümkün olacak.ALTERNATİF SU KAYNAKLARIİş dünyası, özellikle yağmur sularının, arıtılmış atık suların kullanımı ile su verimliliği politikasına katkı sağlayacak. Alternatif su kaynakları olarak görülen bu kaynaklar ile tatlı su tüketimi azalacak ve kaynak verimliliği sağlanacak. Atık suları ileri dönüşüm ile yeniden kullanan kuruluşlara yüzde 100’e kadar teşvik verilecek. Ayrıca su yönetiminde veri ve izleme sistemlerinin geliştirilmesi, planın önemli bileşenlerinden birini oluşturuyor. Bu anlamda iş dünyasının üretim tesislerinde dijital su izleme ve raporlama sistemlerine ağırlık vermesi, işletmelerini bir adım öne çıkaracak. İş dünyasından beklenen ödevlerden biri de su risklerinin kurumsal sürdürülebilirlik stratejisine entegre edilmesi olacak.HAVZA BAZLI SU YÖNETİMİPlanda, iş dünyasını etkilemesi öngörülen bir diğer gelişmenin de havza bazlı su yönetimi olması bekleniyor. Su yönetiminin havza bazlı yapılması yaklaşımının bazı bölgelerde sanayi su tahsislerinde yeniden düzenleme yapılmasını beraberinde getireceği düşünülüyor. Plana göre Tarım ve Orman Bakanlığı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Havza Master Planları güncellenecek, havza bazlı Hidrojeolojik Etüt Raporları hazırlanacak. Ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yerel yönetimler sorumluluğunda İçme Suyu, Atıksu ve Yağmur Suyu Master Planları güncellenecek.IoT TABANLI ÖLÇÜMLERSu kaynakları yönetiminde düzenli ve güncel veri üretilmesine ilişkin teknolojik altyapının iyileştirilmesi için de çeşitli çalışmalar yapılacak. Planın iş dünyasını etkileyecek önemli gelişmelerinden biri olan bu hedef doğrultusunda, çeşitli sektörlerin su yönetimi konusunda dijital yatırımlarını güçlendirmeleri gerekecek. Buna göre sektörel su kullanımlarında sürekli ve güvenilir veri elde edilmesini teminen su çekimi, iletimi, dağıtımı, tüketimi ve deşarj süreçlerinde kullanılan yazılım sistemleri, IoT tabanlı sensör ve ölçüm cihazlarının sayısı artırılacak.ULUSAL SU BİLGİ SİSTEMİAkıllı su yönetimi için iş ve dijital ekosistemin geliştirilmesi ile suyun verimli kullanılması sağlanmaya çalışılacak. Su kaynakları ile atık suların kalite ve miktarına ilişkin verilerin toplanması ve değerlendirilmesi amacıyla e-devlet entegrasyonlu Ulusal Su Bilgi Sistemi kurulacak. Su kalitesi ve miktarının tespitine yönelik dijital ikiz, yapay zeka ve uzaktan algılama teknolojilerinin güçlendirilmesi ile ilgili yatırımlar önümüzdeki dönemde iş dünyasının gündeminde olacak.YEŞİL ALTYAPI ÇALIŞMALARIYeni plan çerçevesinde iş dünyasının dikkati, aynı zamanda yeşil altyapı çalışmalarında olacak. Zira su yönetimine ilişkin yatırımların etkin şekilde işletilmesinin sağlanması için iş dünyasından atık su tesislerini alternatif enerji kaynakları modeline göre işletmesi istenecek. Ayrıca söz konusu tesislerin net sıfır enerji modeli ile çalışması da planın diğer adımlarından birini oluşturuyor. Teknik olarak uygun yerlerde yağmur suyu ve atıksu toplama hatları ayrık sistem olarak projelendirilecek. İş dünyasının sudan elde ettiği geliri, yine su yatırımlarında kullanması bir diğer sorumluluğu olacak.STRATEJİK BİR HAMLE Geçtiğimiz hafta açıklanan Ulusal Su Planı ile ilgili ev ödevleri hakkında konuşan iş dünyası temsilcileri, suyun kritik bir kaynak olduğunu ifade ederek, bu adımı ‘stratejik bir hamle’ olarak nitelendirdi. İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, “Türkiye’nin su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetimi açısından son derece stratejik bir hamle. Aynı zamanda hem yer altı hem de yer üstü su kaynaklarının geleceğe güvenle aktarılması için hazırlığı yürütülen Su Kanunu için de kritik bir öncül adım. Güçlü bir farkındalık oluşturabilmek için önümüzdeki günlerde bu konuda önemli bir projeyi kamuoyu ile paylaşarak hayata geçireceğiz” yorumunu yaptı.SUYU VERİMLİ KULLANAN KAZANACAK Uğur Büyükhatipoğlu-Su Tasarrufu ve Verimliliği Derneği Genel Başkanı: Ulusal Su Planı (2026–2035), Türkiye’de su yönetiminde yeni bir dönemi başlattı. Artık su sektör bazlı yönetiliyor; sanayi, tarım ve şehirler için ayrı hedef ve sorumluluklar belirleniyor. “Kullanan öder, kirleten öder” yaklaşımı güçleniyor ve verimlilik gönüllülükten çıkarak zorunlu hale geliyor. Bu plan, yalnızca bir çevre belgesi değil; Türkiye’nin kalkınma hedeflerine hizmet eden stratejik bir belge. Planla birlikte sanayi tesisleri su kullanımını ölçmek zorunda kalacak, verimlilik hedefleri konulacak, atık su geri kazanımı teşvik edilecek ve denetimler artacak. Artık, “Suyu ne kadar verimli kullanıyorum” dönemi başlıyor. Sanayide yapılacak her iyileştirme hem suyu koruyor hem de ekonomiyi destekliyor. Türkiye’nin sanayide su verimliliği potansiyeli yüksek; mevcut verimlilik seviyesi düşük, atık su geri kazanımı sınırlı olsa da modern ekipman ve genç altyapı sayesinde hızlı bir ilerleme mümkün. Altını çizmek gerekir ki bu görevler sanayi için bir yük değil, doğru uygulandığında ciddi bir rekabet avantajı. Dünya ile kıyaslandığında Türkiye hâlâ AB seviyesinde olmasa da hızlı ilerleme potansiyeline sahip. Mevzuatın uygulanması, stratejilerin hayata geçirilmesi ve teknolojik yatırımların artırılması halinde kısa ve orta vadede sanayide kayda değer ilerlemeler sağlanabilir. Su verimliliği artık bir maliyet değil, stratejik bir yatırımdır. Gelecekte rekabetin en önemli parametrelerinden biri su olacak. Suya sahip olan değil, suyu verimli kullanan kazanacak.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.