Türkiye-AB ticaretinde önemli eşik: Gümrük Birliği anlaşması 31 yaşında
Türkiye-AB ticaretinde önemli eşik: Gümrük Birliği anlaşması 31 yaşında
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği, 31. yılını doldururken; küresel ticaretin değişen dinamikleri, jeopolitik riskler ve yeşil-dijital dönüşüm gereklilikleri, anlaşmanın günümüz koşullarına uyumlu hale getirilmesi tartışmalarını hızlandırdı.
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) Ortaklık Konseyi'nin 6 Mart 1995 tarihli toplantısında kabul edilen Ortaklık Konseyi Kararı uyarınca yürürlüğe giren Gümrük Birliği 31. yılını doldurdu.AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, taraf ülkelerin mallarının tek bir gümrük alanında tarife ve eşdeğer vergiden muaf şekilde serbest dolaşması, ayrıca ülkelerin üçüncü ülkelere karşı aynı tarife ve ticaret politikasını uygulaması anlamını taşıyan Gümrük Birliği kararıyla Türkiye ile AB arasında sanayi ürünleri ticaretinde gümrük vergileri, miktar kısıtlamaları ve eş etkili önlemler ortadan kaldırıldı.Söz konusu karar gereği Türkiye ve AB arasında ticareti yapılan sanayi malları için herhangi bir gümrük vergisi uygulanmıyor. Bu kapsamda Türkiye-AB Gümrük Birliği, sadece sanayi ürünlerini ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsarken, geleneksel tarım ürünleri kapsam dışında bulunuyor. İşlenmiş tarım ürünlerinde gümrük vergileri tespit edilirken, tarım payı ile sanayi payı ayrılıyor, sadece sanayi payı vergi muafiyetine tabi tutuluyor.GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN GÜNCELLENMESİ TARTIŞMALARI Geride kalan 31 yılda küresel ticaretin geçirdiği dönüşüm, uluslararası ticari ilişkilerin geldiği nokta, teknolojinin gelişmesiyle ticarete konu yeni ürünlerin ortaya çıkması Gümrük Birliği'nin şartlarının güncellenmesi tartışmalarını da beraberinde getirdi.Ayrıca artan jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler, ikili ve bölgesel ticaret anlaşmalarının yaygınlaşması, tedarik zincirindeki kırılganlıklar, yeşil ve dijital dönüşüm de Gümrük Birliği'nin şartlarının günümüz koşullarına uyumlu hale getirilmesini gerekli kılan diğer başlıklar olarak öne çıkıyor.Güncellemenin konunun taraflarına önemli ekonomik katkı sağlayacağı değerlendirilirken, bu çerçevede sanayi ürünlerini kapsayan Gümrük Birliği'ne özellikle kamu alımları, hizmetler ve tarım sektörlerinin de dahil edilmesinin, karşılıklı ekonomik ve ticari entegrasyonu daha da güçlendirmesi bekleniyor.Öte yandan Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, giderek istikrarsız hale gelen uluslararası ekonomi ortamında Avrupa değer zincirlerinin dayanıklılık ve verimliliğinin sağlanması için yapısal bir zorunluluk olarak görülüyor."MADE İN EU" ŞARTI GÜMRÜK BİRLİĞİ DOĞRULTUSUNDA STRATEJİK BİR ADIM Öte yandan yakın zamanda AB'nin yeni sanayi politikası taslağında, "Made in EU" şartını getirmesine yönelik karar ise Gümrük Birliği doğrultusunda stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.Buna göre AB ile serbest ticaret bölgesi veya Gümrük Birliği kuran bir anlaşma imzalamış ya da Kamu Alımları Anlaşması'na taraf olan ve bu anlaşma kapsamında Birliğin ilgili yükümlülüklerinin bulunduğu ortaklardan gelen içerik, Birlik menşeli olarak kabul edilecek.Bu noktada AB menşei şartının Gümrük Birliği doğrultusunda Türkiye'yi kapsayacak şekilde düzenlenmesi ülke sanayisi ve ihracatı açısından önemli bir kazanım olarak görülüyor. Düzenlemeyle Türkiye'de üretilen bazı sanayi ürünlerinin Avrupa tedarik zincirlerinde daha güçlü konuma gelmesi bekleniyor.Türkiye ile AB arasındaki sektörel entegrasyonu daha da derinleştireceği öngörülen söz konusu gelişmenin, her iki tarafın yatırımları ve girişimlerinin devamlılığı açısından yapıcı bir karar olarak tanımlanıyor.Taslak metinle atılan bu adım ise Gümrük Birliği'nin güncellenmesi başta olmak üzere, Türkiye-AB ekonomik entegrasyonunun daha ileriye taşınması açısından önemli bir fırsat olarak öne çıkıyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.