Tüm yollar Türkiye'ye çıkıyor! Körfez sermayesi petrol sonrasına hazırlanıyor

Ekonomi 13.02.2026 - 09:12, Güncelleme: 13.02.2026 - 09:12 52 kez okundu.
 

Tüm yollar Türkiye'ye çıkıyor! Körfez sermayesi petrol sonrasına hazırlanıyor

Fosil yakıt rezervlerinin sınırlı olduğunu bilen Körfez ülkeleri, petrol sonrası dönemde de küresel enerji devleri arasında kalmanın hesabını yapıyor. Suudi Arabistan ve BAE başta olmak üzere bölge ülkeleri, enerji liderliğini kaybetmemek için güneş ve yeni nesil enerji teknolojileri başta olmak üzere yenilenebilir kaynaklarda agresif bir büyüme stratejisi hazırladı. Körfezin yeni nesil enerji stratejisinin merkezinde ise Türkiye yer alıyor.
Türkiye, enerji yatırımlarını hızlandırırken uluslararası enerji işbirliklerini de eş zamanlı olarak genişletiyor. Libya’dan ABD’ye, Suudi Arabistan’dan Türkmenistan’a uzanan geniş bir coğrafyada imzalanan anlaşmalarla enerji alanındaki küresel etki alanını büyüten Türkiye, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarıyla dikkat çekiyor. GÜNEŞ PANELİNDE AVRUPA’DA LİDERTürkiye, yenilenebilir enerji kurulu gücünde dünya genelinde 11’inci, Avrupa kıtasında ise 5’inci sırada yer alıyor. Türkiye güneş paneli üretiminde Avrupa'da lider konumda, dünya genelinde ise dördüncü sırada bulunuyor. Öte yandan, dünyanın en büyük güneş paneli üreticisi Çinli firmaların Türkiye’ye yönelik yatırımlara başlaması, sektörün uluslararası cazibesini artıran önemli gelişmelerden biri oldu. Geleceğe yönelik enerji yatırımlarını hızlandırmak ve enerjideki iddiasını sürdürmek isteyen ülkeler de yeni nesil enerjide çıkış yolunu Türkiye’de görüyor. YILLIK 10 BİN MEGAVATBu ülkelerden Suudi Arabistan ile fosil yakıtlar sonrası dönemde de enerji alanındaki küresel etkinliğini sürdürmeye yönelik ortak bir çalışma başlatıldı. Bu hedef kapsamında Türkiye’nin her yıl yaklaşık 10 bin megavatlık yeni kapasiteyi enerji sistemine dahil etmesi gerekiyor. Bu kapsamda ABD, Kuveyt, Katar, Umman ve Libya ile enerji alanında işbirliği anlaşmaları imzalayan Türkiye, en son Suudi Arabistan ile önemli bir anlaşmaya daha imza attı. Türkiye, 2035 yılında güneş ve rüzgar enerjisinde 120 bin megavat kurulu güce ulaşmayı hedefliyor. SIRADA BAE VARSuudi Arabistan ile imzalanan anlaşmanın toplam kapsamı yaklaşık 5 bin megavat olarak belirlenirken, ilk aşamada 2 bin megavatlık güneş enerjisi projeleri hayata geçirilecek. Bu projelerin bin megavatı Sivas’ta, bin megavatı ise Karaman Taşeli bölgesinde kurulacak. Özellikle Taşeli projesinde üretilecek elektrik, kilovatsaat başına 1.99 Euro/sent bedelle satın alınacak. Türkiye, bu fiyat üzerinden yaklaşık 25 yıl boyunca elektrik alımı gerçekleştirecek. Projenin ilk etabının yatırım büyüklüğü 2 milyar dolar olarak hesaplanırken, yatırımların 2027 yılında devreye alınması planlanıyor. Körfez kaynaklı yatırımların bir diğer alanı da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu. Türkiye ile BAE arasında Niğde/Bor’da bin 100 MW güneş ve entegre depolama içeren 1 milyar dolar büyüklüğünde bir proje için görüşmelerin son aşamaya geldiği açıklandı. Suudi Arabistan anlaşmasının ardından BAE’nin de bu anlaşmayı resmileştirmesi bekleniyor. Bu proje, yalnızca kurulu güç artışı değil, aynı zamanda şebekede esneklik ihtiyacına yanıt verdiği ölçüde sistem değerini yükselten bir yatırım profili taşıyor.YERLİ SANAYİNİN GELİŞMESİNE KATKISuudi Arabistan ile yapılan anlaşmanın Türkiye’nin uzun vadeli yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden, şu bilgiyi verdi: “Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu yenilenebilir enerji hedefleri, yalnızca kurulu güç artışını değil; yatırım ölçeği, finansman yapısı ve uluslararası işbirliklerini birlikte ele alan bütüncül bir dönüşüm. Suudi Arabistan ile imzalanan bu büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımı, enerji arz güvenliğini güçlendiren, elektrik maliyetlerini aşağı çeken ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payını artıran son derece stratejik bir adım. Güneş enerjisinde atılan bu adımın, rüzgar enerjisi başta olmak üzere tüm yenilenebilir enerji ekosistemine güçlü bir yatırım ivmesi kazandıracağını düşünüyoruz. Bu dönüşüm yerli sanayi, istihdam ve teknolojik gelişim açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacak. 2025 yılı rüzgar enerjisi sektöründe izin süreçleri ve yatırımlar için hazırlık yılıydı. Bu yıl ise uygulama ve sonuç alma, rüzgar santrallerini devreye alma, sanayide gelişme yılı olacak.” Türkiye'de toplam elektriksel kurulu gücün 14 bin 700 megavata, mekanik gücün ise 15 bin megavatın üzerine çıktığını belirten Erden, son bir yılda yaklaşık 2 bin megavatlık kurulumun tamamlandığını kaydetti. Erden, 2 bin megavatlık rüzgar kurulumunun Türkiye'ye 2–2.5 milyar dolar yatırım anlamına geldiğini belirtti.GÜÇLÜ ENERJİ GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİUluslararası enerji anlaşmaları, Türkiye'nin enerji alanında artık sadece yatırım çeken değil, yatırım ve proje üreten bir ülke olduğunu gösterdiğini söyleyen DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Sarper Cengiz da Türkiye için stratejik bir alan olan enerjinin yalnızca üretimle sınırlı olmadığını, işbirlikleri, tedarik güzergahları ve sürdürülebilirlik boyutlarıyla çok daha geniş bir kapsamı olduğunu söyledi. Enerji vizyonunun arz güvenliğini güçlendiren, maliyetleri aşağı çeken ve dönüşümü merkeze alan bir yapı üzerine kurulduğunu aktaran Cengiz, “Bu da yerli üretim, yenilenebilir kaynaklar, esnek şebekeler, güçlü uluslararası işbirlikleriyle mümkün” diye konuştu.Cengiz, 2026'nın yatırımların sahada somut sonuçlara dönüştüğü bir yıl olacağını vurgulayarak, “Yeni üretim kapasiteleri devreye giriyor. Özellikle güneş ve rüzgarda ölçek büyüyor. Aynı zamanda şebeke yatırımları, depolama ve finansman modelleriyle sistem daha dengeli hale geliyor. Kısacası 2026 hazırlık döneminden uygulama ve sonuç alma dönemine geçiş yılı olacak” dedi. ÜÇÜNCÜ ÜLKELERLE PROJE GELİŞTİRME Enerji konusunun artık yalnızca kaynak başlığıyla değil, güvenilirlik ekseninde ele alındığını anlatan DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Sarper Cengiz, “Türk Yolu yaklaşımı, Türkiye'yi yalnızca enerji taşıyan bir ülke olmaktan çıkarıp, enerji işbirliklerini kurgulayan, yöneten, çeşitlendiren bir merkez haline getiriyor. Bu da hem riskleri azaltıyor hem de Türkiye'yi bölgesel denklemlerde vazgeçilmez bir aktör konumuna taşıyor” dedi.  Cengiz, son dönemde imzalanan uluslararası anlaşmalarla küresel enerji sahnesinde Türkiye'nin konumunda yaşanan dönüşüme işaret ederek, şunları söyledi: “Uluslararası enerji anlaşmaları, Türkiye'nin enerji alanında artık sadece yatırım çeken değil, yatırım ve proje üreten bir ülke olduğunu gösteriyor. Türk enerji şirketleri için EPC, ortak yatırım, üçüncü ülkelerde proje geliştirme gibi çok geniş fırsat alanları açıyor.” Cengiz, Türkiye'nin güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji açısından güçlü coğrafi avantaja sahip olduğunu belirterek, “Bunu en doğru şekilde, yeni dünyaya adapte olarak değerlendirmeye çalışıyoruz. Enerji Bakanlığının bu noktada çok ciddi gayretleri var. Yatırımcıya, tabiri caizse, terzi usulü destek vermeye devam ediyor” diye konuştu.
Fosil yakıt rezervlerinin sınırlı olduğunu bilen Körfez ülkeleri, petrol sonrası dönemde de küresel enerji devleri arasında kalmanın hesabını yapıyor. Suudi Arabistan ve BAE başta olmak üzere bölge ülkeleri, enerji liderliğini kaybetmemek için güneş ve yeni nesil enerji teknolojileri başta olmak üzere yenilenebilir kaynaklarda agresif bir büyüme stratejisi hazırladı. Körfezin yeni nesil enerji stratejisinin merkezinde ise Türkiye yer alıyor.

Türkiye, enerji yatırımlarını hızlandırırken uluslararası enerji işbirliklerini de eş zamanlı olarak genişletiyor. Libya’dan ABD’ye, Suudi Arabistan’dan Türkmenistan’a uzanan geniş bir coğrafyada imzalanan anlaşmalarla enerji alanındaki küresel etki alanını büyüten Türkiye, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarıyla dikkat çekiyor. GÜNEŞ PANELİNDE AVRUPA’DA LİDERTürkiye, yenilenebilir enerji kurulu gücünde dünya genelinde 11’inci, Avrupa kıtasında ise 5’inci sırada yer alıyor. Türkiye güneş paneli üretiminde Avrupa'da lider konumda, dünya genelinde ise dördüncü sırada bulunuyor. Öte yandan, dünyanın en büyük güneş paneli üreticisi Çinli firmaların Türkiye’ye yönelik yatırımlara başlaması, sektörün uluslararası cazibesini artıran önemli gelişmelerden biri oldu. Geleceğe yönelik enerji yatırımlarını hızlandırmak ve enerjideki iddiasını sürdürmek isteyen ülkeler de yeni nesil enerjide çıkış yolunu Türkiye’de görüyor. YILLIK 10 BİN MEGAVATBu ülkelerden Suudi Arabistan ile fosil yakıtlar sonrası dönemde de enerji alanındaki küresel etkinliğini sürdürmeye yönelik ortak bir çalışma başlatıldı. Bu hedef kapsamında Türkiye’nin her yıl yaklaşık 10 bin megavatlık yeni kapasiteyi enerji sistemine dahil etmesi gerekiyor. Bu kapsamda ABD, Kuveyt, Katar, Umman ve Libya ile enerji alanında işbirliği anlaşmaları imzalayan Türkiye, en son Suudi Arabistan ile önemli bir anlaşmaya daha imza attı. Türkiye, 2035 yılında güneş ve rüzgar enerjisinde 120 bin megavat kurulu güce ulaşmayı hedefliyor. SIRADA BAE VARSuudi Arabistan ile imzalanan anlaşmanın toplam kapsamı yaklaşık 5 bin megavat olarak belirlenirken, ilk aşamada 2 bin megavatlık güneş enerjisi projeleri hayata geçirilecek. Bu projelerin bin megavatı Sivas’ta, bin megavatı ise Karaman Taşeli bölgesinde kurulacak. Özellikle Taşeli projesinde üretilecek elektrik, kilovatsaat başına 1.99 Euro/sent bedelle satın alınacak. Türkiye, bu fiyat üzerinden yaklaşık 25 yıl boyunca elektrik alımı gerçekleştirecek. Projenin ilk etabının yatırım büyüklüğü 2 milyar dolar olarak hesaplanırken, yatırımların 2027 yılında devreye alınması planlanıyor. Körfez kaynaklı yatırımların bir diğer alanı da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu. Türkiye ile BAE arasında Niğde/Bor’da bin 100 MW güneş ve entegre depolama içeren 1 milyar dolar büyüklüğünde bir proje için görüşmelerin son aşamaya geldiği açıklandı. Suudi Arabistan anlaşmasının ardından BAE’nin de bu anlaşmayı resmileştirmesi bekleniyor. Bu proje, yalnızca kurulu güç artışı değil, aynı zamanda şebekede esneklik ihtiyacına yanıt verdiği ölçüde sistem değerini yükselten bir yatırım profili taşıyor.YERLİ SANAYİNİN GELİŞMESİNE KATKISuudi Arabistan ile yapılan anlaşmanın Türkiye’nin uzun vadeli yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden, şu bilgiyi verdi: “Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu yenilenebilir enerji hedefleri, yalnızca kurulu güç artışını değil; yatırım ölçeği, finansman yapısı ve uluslararası işbirliklerini birlikte ele alan bütüncül bir dönüşüm. Suudi Arabistan ile imzalanan bu büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımı, enerji arz güvenliğini güçlendiren, elektrik maliyetlerini aşağı çeken ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payını artıran son derece stratejik bir adım. Güneş enerjisinde atılan bu adımın, rüzgar enerjisi başta olmak üzere tüm yenilenebilir enerji ekosistemine güçlü bir yatırım ivmesi kazandıracağını düşünüyoruz. Bu dönüşüm yerli sanayi, istihdam ve teknolojik gelişim açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacak. 2025 yılı rüzgar enerjisi sektöründe izin süreçleri ve yatırımlar için hazırlık yılıydı. Bu yıl ise uygulama ve sonuç alma, rüzgar santrallerini devreye alma, sanayide gelişme yılı olacak.” Türkiye'de toplam elektriksel kurulu gücün 14 bin 700 megavata, mekanik gücün ise 15 bin megavatın üzerine çıktığını belirten Erden, son bir yılda yaklaşık 2 bin megavatlık kurulumun tamamlandığını kaydetti. Erden, 2 bin megavatlık rüzgar kurulumunun Türkiye'ye 2–2.5 milyar dolar yatırım anlamına geldiğini belirtti.GÜÇLÜ ENERJİ GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİUluslararası enerji anlaşmaları, Türkiye'nin enerji alanında artık sadece yatırım çeken değil, yatırım ve proje üreten bir ülke olduğunu gösterdiğini söyleyen DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Sarper Cengiz da Türkiye için stratejik bir alan olan enerjinin yalnızca üretimle sınırlı olmadığını, işbirlikleri, tedarik güzergahları ve sürdürülebilirlik boyutlarıyla çok daha geniş bir kapsamı olduğunu söyledi. Enerji vizyonunun arz güvenliğini güçlendiren, maliyetleri aşağı çeken ve dönüşümü merkeze alan bir yapı üzerine kurulduğunu aktaran Cengiz, “Bu da yerli üretim, yenilenebilir kaynaklar, esnek şebekeler, güçlü uluslararası işbirlikleriyle mümkün” diye konuştu.Cengiz, 2026'nın yatırımların sahada somut sonuçlara dönüştüğü bir yıl olacağını vurgulayarak, “Yeni üretim kapasiteleri devreye giriyor. Özellikle güneş ve rüzgarda ölçek büyüyor. Aynı zamanda şebeke yatırımları, depolama ve finansman modelleriyle sistem daha dengeli hale geliyor. Kısacası 2026 hazırlık döneminden uygulama ve sonuç alma dönemine geçiş yılı olacak” dedi. ÜÇÜNCÜ ÜLKELERLE PROJE GELİŞTİRME Enerji konusunun artık yalnızca kaynak başlığıyla değil, güvenilirlik ekseninde ele alındığını anlatan DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Sarper Cengiz, “Türk Yolu yaklaşımı, Türkiye'yi yalnızca enerji taşıyan bir ülke olmaktan çıkarıp, enerji işbirliklerini kurgulayan, yöneten, çeşitlendiren bir merkez haline getiriyor. Bu da hem riskleri azaltıyor hem de Türkiye'yi bölgesel denklemlerde vazgeçilmez bir aktör konumuna taşıyor” dedi.  Cengiz, son dönemde imzalanan uluslararası anlaşmalarla küresel enerji sahnesinde Türkiye'nin konumunda yaşanan dönüşüme işaret ederek, şunları söyledi: “Uluslararası enerji anlaşmaları, Türkiye'nin enerji alanında artık sadece yatırım çeken değil, yatırım ve proje üreten bir ülke olduğunu gösteriyor. Türk enerji şirketleri için EPC, ortak yatırım, üçüncü ülkelerde proje geliştirme gibi çok geniş fırsat alanları açıyor.” Cengiz, Türkiye'nin güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji açısından güçlü coğrafi avantaja sahip olduğunu belirterek, “Bunu en doğru şekilde, yeni dünyaya adapte olarak değerlendirmeye çalışıyoruz. Enerji Bakanlığının bu noktada çok ciddi gayretleri var. Yatırımcıya, tabiri caizse, terzi usulü destek vermeye devam ediyor” diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.