Piyasalarda ‘kalıcı barış’ senaryoları! İran petrolü Türkiye için fırsat mı?
Piyasalarda ‘kalıcı barış’ senaryoları! İran petrolü Türkiye için fırsat mı?
ABD ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın sona erdirilmesi için ön anlaşma imzalandı. Analistler, kalıcı barış senaryosunda fiyatların tekrar 72 dolar bandına gerileyebileceğini, olumsuz senaryoda ise 90 doların üzerine çıkabileceğini belirtiyor. İran petrolünün yeniden piyasaya girmesi ise Türkiye için önemli bir alternatif oluşturabilir.
Orta Doğu’da ABD-İran arasında 3.5 aydır süren çatışmaların sona erdirilmesine ilişkin ön anlaşmaya varıldı. Savaş sürecinde Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasıyla dünya enerji ticareti sekteye uğrarken, bu süreçte petrol fiyatlarında son yılların en sert artışları görüldü. ABD-İran saldırıları jeopolitik gerilimi tırmandırırken, bu süreçte Brent petrolün varil fiyatı 126 dolar seviyesinin üzerine çıkarak 4 yıl önce Rusya-Ukrayna savaşından bu yana görülen en yüksek seviyeyi test etti. Savaşın seyrine dair tansiyonun düşmesiyle haziran başında 90-95 dolar bandında fiyatlanan Brent petrol, geçen hafta taraflar arasında anlaşma sağlandığına dair olumlu gelişmelerle birlikte 82 dolar bandına geri çekildi.60 GÜN ÇOK KRİTİKİki ülkenin savaşı bitirmesine yönelik ön anlaşmaya varmasıyla birlikte 60 günlük geçici barış süreci büyük önem arz ediyor. Bu doğrultuda İran’ın 30 gün içerisinde Hürmüz Boğazı’nı mayınlardan arındırarak ticari gemilerin serbest geçişine izin vermesi, nükleer faaliyetlerden vazgeçmesi, ABD’nin de Hürmüz’de deniz ablukasını kaldırması ve İran’ın petrol satışlarını serbestçe yapabilmesi için yaptırım muafiyeti sağlaması gibi kritik başlıklar masada olacak. Öte yandan, Hürmüz Boğazı yeniden tam olarak açılsa bile uzmanlar; güven inşası, sigorta maliyetleri ve liman tıkanıklığı gibi karmaşık operasyonel süreçler nedeniyle ticaret akışının tam olarak normale dönmesinin aylar alabileceği konusunda uyarıyor.KÜRESEL KRİZİ SONA ERDİRECEKHürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının küresel enerji ve ticaret ağları üzerindeki krizi resmen sona erdireceğini dile getiren BLG Finansal Danışmanlık Kurucu Ortağı Belgin Maviş, beklentileri şöyle anlattı: “Hürmüz Boğazı küresel petrol arzının şah damarı. Dünya petrol ticaretinin yüzde 20 ila yüzde 25’i buradan geçiyor. Enerji akışının kademeli olarak sisteme girmesi küresel arz açığı riskini ortadan kaldıracak. Boğazdan geçen petrolün yüzde 84’ü Asya pazarlarına gidiyor. Tedarik zincirinin kısalması Asya’da enerji maliyetlerini düşürür. Ayrıca boğazın açılmasıyla birlikte Avrupa’ya giden Katar gazında lojistik normale dönecek. Bu da Avrupa vadeli gaz fiyatlarında ilk etapta yüzde 5-6 düşüşleri beraberinde getirecek.”KALICI BARIŞ SENARYOSUABD ile İran arasındaki 60 günlük geçici anlaşmanın piyasalar tarafından fiyatlanmaya başladığını belirten Maviş, kalıcı barış senaryosunu şöyle değerlendirdi: “Piyasa 60 gün boyunca şu iki sorunun cevabını arayacak: İran, nükleer taahhütlerine ve Hürmüz’ün açık kalmasına sadık kalacak mı? ABD, söz verdiği gibi yaptırımları kademeli olarak esnetecek mi? Bu durum satıcıların kontrolündeki petrolü temkinli bir bantta sıkıştırıyor. Brent petrolde ilk güçlü destek 82.00-81.50 dolar bandı. Eğer 60 günlük süreçte her iki taraftan da olumlu açıklamalar gelmeye devam ederse bu destek aşağı yönlü zorlanacak. Eğer ikinci destek olan 78 dolar bandı aşağı yönlü kırılırsa piyasa jeopolitik riski sıfırlanır. Yaptırımların kalıcı olarak kalkması ve lojistiğin tamamen normale dönmesi durumunda orta vadeli nihai hedef 72 dolar bandıdır. Burası savaş öncesi dip seviyesidir.”OLUMSUZ TABLODA FİYATLAR NE OLUR?Petrolde 85.50 dolar bandının altında kalındığı sürece fiyatlarda yönün aşağı olduğunu söyleyen Belgin Maviş, 90 dolar direnicinin psikolojik baraj olduğunu ve fiyatların bu seviyenin üzerini görmesinin taraflardan birinin masadan kalkmasıyla mümkün olabileceğini belirtti. Çin’in yanı sıra Suriye, BAE ve Malezya’nın da İran’dan petrol alan ülkeler arasında olduğuna dikkat çeken Maviş, İran petrolüne yönelik ambargonun kaldırılması durumunda net alıcıların Hindistan, Güney Kore ve Türkiye olabileceğini belirtti.TEK BAŞINA DÜŞÜRMEZ‘İran petrolünün piyasaya girmesiyle birlikte petrol fiyatlarında düşüş olur mu? sorusunu yanıtlayan Belgin Maviş, şunları söyledi: “İran petrol fiyatlarını ‘tek başına ve kasıtlı olarak’ hızla düşürmez; çünkü gelire ihtiyacı var. Ancak anlaşma iyimserliği piyasada zaten ani bir düşüş başlattı. Savaş döneminde 100-110 dolar bandını zorlayan fiyatlar, anlaşma haberiyle son 3 ayın en düşük seviyelerine geriledi. Brent petrolün varili 82 dolar, ham petrolün varil fiyatı 80 dolar bandına geldi. İran, OPEC+ grubunun zorunlu üretim kesintisi kotalarından muaf. Yani üretimi istediği kadar artırabilir, yasal bir kısıtlaması yok. Geçtiğimiz ay BAE’nin OPEC’ten ayrılması karteli sarsmıştı. Şimdi İran arzı da yasal olarak piyasaya dönerse, Suudi Arabistan liderliğindeki OPEC+ fiyatları tutmak için üretimi kısmakta zorlanabilir. İran’ın muafiyeti, kotalara sadık kalmaya çalışan diğer üyelerde (Irak, Kazakistan vb.) ‘biz üretimi niye kısıyoruz?’ çatlağı yaratabilir.”DÜNYANIN EN BÜYÜK 3. REZERVİ İran, dünyanın en büyük üçüncü kanıtlanmış petrol rezervine sahip ülkesi konumunda iken, günlük üretimiyle ve kapasitesiyle küresel enerji piyasalarının en güçlü oyuncularından biri. Ancak ABD’nin uyguladığı ambargo sebebiyle İran petrolü piyasalara tam olarak arz edilemiyor. Savaş ve yaptırımlar öncesinde İran’ın günlük 3.2-3.3 milyon varil civarında ham petrol üretimi olduğunu söyleyen BLG Finansal Danışmanlık Kurucu Ortağı Belgin Maviş, savaşın yol açtığı altyapı tahribatları nedeniyle üretimin 2.3-2.8 milyon varil arasına gerilediğine dikkat çekti. İran’ın Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması nedeniyle ciddi petrol stokladığını belirten Maviş, anlaşma sonrası lojistik akışın normalleşmesiyle birlikte biriken petrol arzının piyasaya kademeli olarak akacağını söyledi.LOJİSTİK VE TEKNİK AÇIDAN ÇOK İYİ ALTERNATİF İran petrolünün Türkiye için lojistik ve teknik açıdan çok iyi bir alternatif olduğunu belirten Belgin Maviş, Türkiye’nin İran ile sınır komşusu olmasının navlun ve tanker krizlerini ortadan kaldırdığını ifade etti. Maviş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Boru hattı ve kara yolu lojistiği her zaman daha ucuz ve güvenli bir tedarik imkanı sunuyor. Tüpraş’ın altyapısı da İran petrolünü en yüksek verimle işleyebilecek teknolojiye sahip. İran pazar payı kazanmak için iskontolu satışlara yönelebilir. Bu, Türkiye için önemli bir avantaj yaratabilir. Motorinin 70 TL sınırını zorladığı bu dönemde İran’dan gelebilecek daha ucuz bir kaynak akaryakıt fiyatlarını dizginleyebilir.”SAVAŞ ÖNCESİ SEVİYE ZOR İki ülke arasında anlaşmaya varılmasının petrol fiyatlarında hızlı geri çekilmeye yol açtığını vurgulayan A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı Üzeyir Doğan, fiyatların savaş öncesi seviyelere geri çekilmesinin çok mümkün olmadığını belirtti. Petrol fiyatlarının 70-80 dolar bandına gerilemesi durumunda bunun Türkiye’ye etkisini değerlendiren Doğan, şunları söyledi: “Enflasyon, cari açık ve bütçe açığı üzerinde önemli iyileşmeler sağlayacaktır. İran’ın petrol ticaretinde ana oyuncu Çin olmaya devam edecektir. Bununla birlikte gaz başta olmak üzere coğrafi avantaj Türkiye üzerinden yapılan ticareti de canlandıracaktır. Hürmüz Boğazı’nın bugün bir anlaşma olsa dahi eski kapasitesine dönmesi zaman alacak. Çevre ülkelerden yapılan açıklamaları dikkate aldığımızda savaşın son bulması ve boğazın tamamen açılması durumunda savaş öncesindeki kapasitenin yüzde 70-80’lik kısmına ulaşılması birkaç ay içinde mümkün olabilir ama tam kapasite üretim için çok daha uzun bir zamana ihtiyaç söz konusu.” Petrolde denge fiyatın 70-80 dolar bandında olduğunu vurgulayan Doğan, sonraki süreçte İran’ın petrol ticareti ve devamında Rusya-Ukrayna savaşının seyri, Rusya’nın petrol ticaretine dönüşü gibi konuların takip edileceğini belirtti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.