Piyasalar Kevin Warsh dönemine hazırlanıyor: Şahin mi güvercin mi?

Gündem 01.05.2026 - 09:01, Güncelleme: 01.05.2026 - 09:01 34 kez okundu.
 

Piyasalar Kevin Warsh dönemine hazırlanıyor: Şahin mi güvercin mi?

ABD Merkez Bankası'nda Jerome Powell döneminin sonuna yaklaşılırken, küresel piyasalarda gözler başkanlık koltuğu için en güçlü aday konumundaki Kevin Warsh'ta. Wall Street kökenli tecrübeli isim; geçmişte devasa bilançolara ve aşırı müdahaleci politikalara karşı duruşuyla öne çıkıyordu.
ABD Merkez Bankası'nda (Fed) Jerome Powell’ın mayıs ayında dolacak olan görev süresinin sonuna yaklaşılırken, başkanlık koltuğu için en güçlü aday olarak Kevin Warsh ismi öne çıkıyor. 2006-2011 yılları arasında Fed Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Warsh'ın durumu, ABD'nin ve küresel ekonominin para politikası yönetimi açısından piyasanın önemle takip ettiği gündem maddesi haline geldi. Finans dünyası, görev değişimi sonrası Fed'in kurumsal yapısının ve faiz politikalarının bu durumdan nasıl etkileneceğine odaklandı. Geçmiş dönemlerde Fed'in varlık alım programlarına ve genişleyici para politikalarına getirdiği eleştirilerle tanınan Warsh'ın ismi; küresel piyasalarda enflasyon hedefleri, bilanço büyüklüğü ve bankacılık regülasyonları başlıkları üzerinden tartışılmaya başlandı.FED’İ ‘YAPISAL’ OLARAK ELEŞTİRDİWarsh’ın ekonomi yönetimi tecrübesi yalnızca para politikasıyla da sınırlı değil. Fed Yönetim Kurulu'na atanmadan önce 2002-2006 yılları arasında Beyaz Saray'da Ulusal Ekonomi Konseyi (NEC) bünyesinde Başkan'a ekonomi politikaları konusunda özel danışmanlık yapan Warsh, bu görevi sırasında makroekonomi ve piyasa düzenlemeleri konularında da mesai harcamış bir isim. Merkez bankacılığının işleyişine dair vizyonunu kaleme aldığı makaleler üzerinden paylaşan Warsh; Fed'in faiz patikasına dair tahminlerini içeren ‘noktasal grafik’ (dot plot) uygulamasına ve piyasaları aşırı detaylı bilgilendirme (forward guidance) çabalarına karşı çıkan bir profil çiziyor. Kurumun mevcut iletişim stratejisine yönelttiği bu somut ve yapısal eleştiriler, piyasa aktörlerinin olası yeni dönemin şifrelerini çözmek için yakından incelediği diğer önemli veriler arasında yer alıyor.BAĞIMSIZLIK VURGUSU YAPTIGedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, Fed başkanlığı için adı geçen Kevin Warsh’ın göreve başlaması sonrası nasıl bir yol izleyebileceğini İstanbul Ticaret'e değerlendirdi. Warsh’ın adaylığı önündeki siyasi engellerin kalktığını belirten Bal, “Kevin Warsh'ın geçen hafta Senato tarafındaki açıklamalarını takip ettik. Buradaki açıklamalarda genel olarak Fed'in bağımsızlığı vurgusunu yaptı. Yeni bir enflasyon hedeflemesi yapılabilir gibi açıklamalarda bulundu ama genel itibariyle verdiği mesajlar veri odaklı yaklaşımdan hareket edeceği yönündeydi” dedi.Bal, “Daha öncesinde ABD’de Cumhuriyetçi bir senatör, cezai soruşturma sona ermeden bu atamanın olmaması gerektiği yönünde görüş bildirmişti. Sonrasında o senatörün bu adaylığa koyduğu engeli kaldırdığı açıklandı. Ekstra bir sürpriz olmazsa 15 Mayıs itibarıyla Powell'ın görevi doluyor ve yerine Trump'ın adayı olan Kevin Warsh'ın gelmesi bekleniyor” diye konuştu.‘FAİZ İNDİRİMİ ZOR’Yeni başkanın koltuğu devraldıktan sonra atacağı adımların kritik önemde olduğunu vurgulayan Onurcan Bal, piyasadaki beklentiler ile reel durum arasındaki farka dikkat çekti. Bal, şöyle konuştu: “Normal şartlarda göreve başladığında en azından bir faiz indirimine gidip, bir miktar Trump'ın da amaçlarına yönelik, ekonomik göstergelerden de çok çıkmayacak şekilde faiz indirimi yanlısı adımlar görebilirdik. Ama şu an içinde bulunduğumuz ortam; özellikle jeopolitik risklerin yer aldığı, petrolün yükseldiği, enflasyonist baskıların konuşulduğu bir durum. Bu tablo yeni başkanın işini biraz zorlaştırıyor. Sadece Fed değil, küresel merkez bankalarının işini zorlaştıran bir durum söz konusu. Enerji maliyetlerinin artması, maliyet ve arz yönlü bir enflasyon yaratıyor. Bu durumda faiz indirimlerine gidebilmek, hızlı adımlar atabilmek pek mümkün değil. O yüzden burada başkan değişimi olduktan sonra çok hızlı bir faiz indirim döngüsü bekleyemeyiz."‘VERİDEN KOPUK HAREKET ETMEZ’Fed’in kurumsal yapısının ve bağımsızlık geleneğinin önemine değinen Bal, “Fed'in bu zamana kadar gelen bir bağımsızlık duruşu var, veri odaklı hareket edişi var. Bunlardan da çok sapan bir başkan görmeyi ben çok beklemiyorum. Eğer verilerden bağımsız, Trump'ın istekleri yönünde hareket eden bir Fed görecek olursak, o da kolay değil; çünkü sadece başkanın oyuyla faiz belirlenmiyor. FOMC komitesi var ve o komitede birçok üye var. Bu yüzden tamamen ekonomik verilerden kopuk hareket eden bir Fed görmeyi beklemeyiz. Fed başkanının Fed'in bağımsızlığına ciddi gölge düşürecek şekilde hareket etmesini ben çok olası bulmuyorum” dedi. Piyasa tepkilerine dair ise, “Böyle bir senaryo küresel çapta risk iştahını biraz kaçırabilir, piyasaları rahatsız edebilir. O tarz bir risk iştahı düşüşünde gelişmekte olan ülkelerden bir miktar para çıkışı görebiliriz” uyarısında bulundu.BİLANÇO KÜÇÜLTMESİBal, Kevin Wars'ın Fed bilanço küçültmesi konusunda izleyebileceği politikaları da şöyle değerlendirdi: “Çok agresif bir bilanço küçültmesi çok makul ve uygulanabilir durmuyor. Evet, Fed'in bilanço yapısı 2008 krizinden sonra ciddi büyüdü. Bunu kademeli bir şekilde azaltıyor ama bundan 10 sene önceki bilançoya dönmeyi de çok beklememek lazım. Aradan geçen yılların ekonomik büyümesi, ABD’nin artan borçluluğu, para talebinin artışı ve enflasyon gibi etmenler var. Fed bilanço küçültme sürecinde ama bunu çok agresif boyuta getirmeyecektir; çünkü bir taraftan da işsizlik tarafı var, orada da istihdam baskısını görüyoruz. Büyüme gücünü koruyor ama enflasyon da masada. Bu parametrelere bakınca hızlı bir faiz indirim süreci göremeyeceğiz. Görmememiz lazım. Çok agresif bir bilanço küçültmesi demek, piyasadan para çekimi demek; bu da hem işsizliği artırır hem büyümeyi ciddi baskılar.” GELİŞMEKTE OLAN PİYASALARA ETKİSİ Gelecek dönem projeksiyonlarına dair “Tekrar kademeli faiz indirimine dönen bir Fed görmeyi bekleriz” diyen Onurcan Bal, küresel piyasalardaki rahatlamanın şartlarını şöyle sıraladı: “Risklerin yatıştığı, petrolün düştüğü, küresel merkez bankalarının ilerleyen çeyreklerde tekrar kademeli faiz indirimlerine dönebileceği bir senaryoda gelişmekte olan ülke varlıkları olumlu etkilenir. Çünkü faiz indirimleri demek, risk iştahı ve hisse senedi piyasalarının iyi gitmesi demek. Gerek Fed gerek diğer merkez bankaları şu an petrolü ve enerji fiyatlarını yakından izliyor. Orada bir normalleşme olursa bunun küresel risk iştahı anlamında olumlu etkisini görürüz.”Doların seyri hakkında ise Bal, “Çok güçlü bir dolar beklentimiz yok. Jeopolitik riskler doları güvenli liman talebiyle bir miktar destekledi. Piyasalar şu an faiz değişimi öngörmüyor, bu da doları biraz güçlendirdi. Ama riskler yatışırsa, petrol biraz düşerse doların tekrardan daha stabil olmasını bekleriz. Güçlü bir dolar teması bu yıl için beklemediğimi söyleyebilirim” dedi. Bal, haziran ayındaki ilk toplantının ve yeni başkan yönetiminde yayınlanacak projeksiyonların yol haritası için belirleyici olacağını sözlerine ekledi.
ABD Merkez Bankası'nda Jerome Powell döneminin sonuna yaklaşılırken, küresel piyasalarda gözler başkanlık koltuğu için en güçlü aday konumundaki Kevin Warsh'ta. Wall Street kökenli tecrübeli isim; geçmişte devasa bilançolara ve aşırı müdahaleci politikalara karşı duruşuyla öne çıkıyordu.

ABD Merkez Bankası'nda (Fed) Jerome Powell’ın mayıs ayında dolacak olan görev süresinin sonuna yaklaşılırken, başkanlık koltuğu için en güçlü aday olarak Kevin Warsh ismi öne çıkıyor. 2006-2011 yılları arasında Fed Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Warsh'ın durumu, ABD'nin ve küresel ekonominin para politikası yönetimi açısından piyasanın önemle takip ettiği gündem maddesi haline geldi. Finans dünyası, görev değişimi sonrası Fed'in kurumsal yapısının ve faiz politikalarının bu durumdan nasıl etkileneceğine odaklandı. Geçmiş dönemlerde Fed'in varlık alım programlarına ve genişleyici para politikalarına getirdiği eleştirilerle tanınan Warsh'ın ismi; küresel piyasalarda enflasyon hedefleri, bilanço büyüklüğü ve bankacılık regülasyonları başlıkları üzerinden tartışılmaya başlandı.FED’İ ‘YAPISAL’ OLARAK ELEŞTİRDİWarsh’ın ekonomi yönetimi tecrübesi yalnızca para politikasıyla da sınırlı değil. Fed Yönetim Kurulu'na atanmadan önce 2002-2006 yılları arasında Beyaz Saray'da Ulusal Ekonomi Konseyi (NEC) bünyesinde Başkan'a ekonomi politikaları konusunda özel danışmanlık yapan Warsh, bu görevi sırasında makroekonomi ve piyasa düzenlemeleri konularında da mesai harcamış bir isim. Merkez bankacılığının işleyişine dair vizyonunu kaleme aldığı makaleler üzerinden paylaşan Warsh; Fed'in faiz patikasına dair tahminlerini içeren ‘noktasal grafik’ (dot plot) uygulamasına ve piyasaları aşırı detaylı bilgilendirme (forward guidance) çabalarına karşı çıkan bir profil çiziyor. Kurumun mevcut iletişim stratejisine yönelttiği bu somut ve yapısal eleştiriler, piyasa aktörlerinin olası yeni dönemin şifrelerini çözmek için yakından incelediği diğer önemli veriler arasında yer alıyor.BAĞIMSIZLIK VURGUSU YAPTIGedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, Fed başkanlığı için adı geçen Kevin Warsh’ın göreve başlaması sonrası nasıl bir yol izleyebileceğini İstanbul Ticaret'e değerlendirdi. Warsh’ın adaylığı önündeki siyasi engellerin kalktığını belirten Bal, “Kevin Warsh'ın geçen hafta Senato tarafındaki açıklamalarını takip ettik. Buradaki açıklamalarda genel olarak Fed'in bağımsızlığı vurgusunu yaptı. Yeni bir enflasyon hedeflemesi yapılabilir gibi açıklamalarda bulundu ama genel itibariyle verdiği mesajlar veri odaklı yaklaşımdan hareket edeceği yönündeydi” dedi.Bal, “Daha öncesinde ABD’de Cumhuriyetçi bir senatör, cezai soruşturma sona ermeden bu atamanın olmaması gerektiği yönünde görüş bildirmişti. Sonrasında o senatörün bu adaylığa koyduğu engeli kaldırdığı açıklandı. Ekstra bir sürpriz olmazsa 15 Mayıs itibarıyla Powell'ın görevi doluyor ve yerine Trump'ın adayı olan Kevin Warsh'ın gelmesi bekleniyor” diye konuştu.‘FAİZ İNDİRİMİ ZOR’Yeni başkanın koltuğu devraldıktan sonra atacağı adımların kritik önemde olduğunu vurgulayan Onurcan Bal, piyasadaki beklentiler ile reel durum arasındaki farka dikkat çekti. Bal, şöyle konuştu: “Normal şartlarda göreve başladığında en azından bir faiz indirimine gidip, bir miktar Trump'ın da amaçlarına yönelik, ekonomik göstergelerden de çok çıkmayacak şekilde faiz indirimi yanlısı adımlar görebilirdik. Ama şu an içinde bulunduğumuz ortam; özellikle jeopolitik risklerin yer aldığı, petrolün yükseldiği, enflasyonist baskıların konuşulduğu bir durum. Bu tablo yeni başkanın işini biraz zorlaştırıyor. Sadece Fed değil, küresel merkez bankalarının işini zorlaştıran bir durum söz konusu. Enerji maliyetlerinin artması, maliyet ve arz yönlü bir enflasyon yaratıyor. Bu durumda faiz indirimlerine gidebilmek, hızlı adımlar atabilmek pek mümkün değil. O yüzden burada başkan değişimi olduktan sonra çok hızlı bir faiz indirim döngüsü bekleyemeyiz."‘VERİDEN KOPUK HAREKET ETMEZ’Fed’in kurumsal yapısının ve bağımsızlık geleneğinin önemine değinen Bal, “Fed'in bu zamana kadar gelen bir bağımsızlık duruşu var, veri odaklı hareket edişi var. Bunlardan da çok sapan bir başkan görmeyi ben çok beklemiyorum. Eğer verilerden bağımsız, Trump'ın istekleri yönünde hareket eden bir Fed görecek olursak, o da kolay değil; çünkü sadece başkanın oyuyla faiz belirlenmiyor. FOMC komitesi var ve o komitede birçok üye var. Bu yüzden tamamen ekonomik verilerden kopuk hareket eden bir Fed görmeyi beklemeyiz. Fed başkanının Fed'in bağımsızlığına ciddi gölge düşürecek şekilde hareket etmesini ben çok olası bulmuyorum” dedi. Piyasa tepkilerine dair ise, “Böyle bir senaryo küresel çapta risk iştahını biraz kaçırabilir, piyasaları rahatsız edebilir. O tarz bir risk iştahı düşüşünde gelişmekte olan ülkelerden bir miktar para çıkışı görebiliriz” uyarısında bulundu.BİLANÇO KÜÇÜLTMESİBal, Kevin Wars'ın Fed bilanço küçültmesi konusunda izleyebileceği politikaları da şöyle değerlendirdi: “Çok agresif bir bilanço küçültmesi çok makul ve uygulanabilir durmuyor. Evet, Fed'in bilanço yapısı 2008 krizinden sonra ciddi büyüdü. Bunu kademeli bir şekilde azaltıyor ama bundan 10 sene önceki bilançoya dönmeyi de çok beklememek lazım. Aradan geçen yılların ekonomik büyümesi, ABD’nin artan borçluluğu, para talebinin artışı ve enflasyon gibi etmenler var. Fed bilanço küçültme sürecinde ama bunu çok agresif boyuta getirmeyecektir; çünkü bir taraftan da işsizlik tarafı var, orada da istihdam baskısını görüyoruz. Büyüme gücünü koruyor ama enflasyon da masada. Bu parametrelere bakınca hızlı bir faiz indirim süreci göremeyeceğiz. Görmememiz lazım. Çok agresif bir bilanço küçültmesi demek, piyasadan para çekimi demek; bu da hem işsizliği artırır hem büyümeyi ciddi baskılar.” GELİŞMEKTE OLAN PİYASALARA ETKİSİ Gelecek dönem projeksiyonlarına dair “Tekrar kademeli faiz indirimine dönen bir Fed görmeyi bekleriz” diyen Onurcan Bal, küresel piyasalardaki rahatlamanın şartlarını şöyle sıraladı: “Risklerin yatıştığı, petrolün düştüğü, küresel merkez bankalarının ilerleyen çeyreklerde tekrar kademeli faiz indirimlerine dönebileceği bir senaryoda gelişmekte olan ülke varlıkları olumlu etkilenir. Çünkü faiz indirimleri demek, risk iştahı ve hisse senedi piyasalarının iyi gitmesi demek. Gerek Fed gerek diğer merkez bankaları şu an petrolü ve enerji fiyatlarını yakından izliyor. Orada bir normalleşme olursa bunun küresel risk iştahı anlamında olumlu etkisini görürüz.”Doların seyri hakkında ise Bal, “Çok güçlü bir dolar beklentimiz yok. Jeopolitik riskler doları güvenli liman talebiyle bir miktar destekledi. Piyasalar şu an faiz değişimi öngörmüyor, bu da doları biraz güçlendirdi. Ama riskler yatışırsa, petrol biraz düşerse doların tekrardan daha stabil olmasını bekleriz. Güçlü bir dolar teması bu yıl için beklemediğimi söyleyebilirim” dedi. Bal, haziran ayındaki ilk toplantının ve yeni başkan yönetiminde yayınlanacak projeksiyonların yol haritası için belirleyici olacağını sözlerine ekledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.