İTO Başkanı Şekib Avdagiç: Üretim, lojistik ve teknolojide sıçrama yapabiliriz!

Ekonomi 12.06.2026 - 09:42, Güncelleme: 12.06.2026 - 09:42 152 kez okundu.
 

İTO Başkanı Şekib Avdagiç: Üretim, lojistik ve teknolojide sıçrama yapabiliriz!

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, “Eğer avantajlarımızı doğru kullanabilirsek önümüzdeki 10 yılda üç alanda sıçrama yapabiliriz. İlki, üretim ve ihracat merkezi olma potansiyeli; ikincisi lojistik merkez olma potansiyeli, üçüncüsü de enerji ve teknoloji merkezi olma potansiyelidir. Yeni teşvik kararları, bu anlamda büyük bir adımdır” dedi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerindeki baskısını sürdürdüğünü belirterek, “Özellikle ihracatçı şirketler, yüksek finansman maliyetleri ve zayıf dış talep nedeniyle kârlılık baskısını giderek daha fazla hissediyor” dedi.Avdagiç, Oda’nın haziran ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dünya ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Türkiye ekonomisinde dezenflasyon programının üç yılı geride bıraktığını belirten Avdagiç, sürdürülebilir ve nitelikli büyüme için sanayi odaklı, ihracata dayalı ekonomi modelinin güçlendirilmesini temel öncelik olarak gördüklerini kaydetti.ÖNCELİĞİMİZ ENFLASYONLA MÜCADELEAvdagiç, “Maliye politikaları, teşvikler ve finansman imkanları ile desteklenen bir üretim modeli Türkiye’yi dünyada yeniden şekillenen ticaret haritasında güçlü bir konuma taşıyacaktır. Enflasyonla mücadele önceliğimizi tehlikeye atmayacak şekilde finansman ve kur politikalarını revize ederek ihracattaki sıkıntıları aşabileceğimize inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.Şekib Avdagiç, reel sektörün karşılaştığı zorluklara ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Yüksek faiz ortamı reel sektör üzerindeki baskısını sürdürüyor. Özellikle ihracatçı şirketler yüksek finansman maliyetleri ve zayıf dış talep nedeniyle kârlılık baskısını giderek daha fazla hissediyor. Nitekim son büyüme verileri, ‘gayrisafi katma değer’ içinde kâr anlamındaki ‘net işletme artığı’ payının düşüş kaydettiğini gösteriyor.”LOJİSTİK VE ÜRETİM MERKEZİ OLMA POTANSİYELİKüresel jeopolitik gelişmelerin Türkiye için yarattığı fırsatlara da değinen Avdagiç, şöyle devam etti: “Avrupa’nın tedarik güvenliği arayışı, Çin+1 stratejisinin devam etmesi ve deniz taşımacılığındaki aksaklıklar, Türkiye’nin lojistik ve üretim merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor. Özellikle savunma sanayii, yenilenebilir enerji, lojistik, veri merkezleri ve yüksek teknolojili üretim, önümüzdeki dönemin öne çıkan güçlü yatırım alanları olarak görülüyor. Körfez-Türkiye-Avrupa kara koridorlarının önem kazanması da Türkiye’nin stratejik konumunu eşsiz bir boyuta taşıyor.”ŞİRKETLERİN TERCİHİ UCUZ DEĞİL GÜVENLİ ÜRETİMDünya ekonomisinin son 30 yılın en büyük dönüşümlerinden birini yaşadığını belirten Avdagiç, şirketlerin üretim tercihlerindeki değişime ilişkin şunları kaydetti: “Son 30 yılda şirketler üretimi en ucuz işgücünün bulunduğu ülkelere taşırken, artık maliyet kadar güvenlik, siyasi istikrar ve lojistik erişim de önem kazanıyor. Devam eden savaşlar ve potansiyel savaş riskleri nedeniyle ülkeler bugün artık ‘nerede daha ucuz üretirim’ değil, ‘nerede daha güvenli üretirim?’ sorusunun cevabını önemsiyor.”Türkiye’nin coğrafi konumu, sanayi altyapısı, savunma sanayii kapasitesi ve çok yönlü diplomatik ilişkileri sayesinde ciddi avantajlar elde edebilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Avdagiç, “Türkiye’nin önemi tam da bu noktada artıyor: Bu yeni dönemde jeopolitik konumu ve potansiyeli ile öne çıkan ülkelerin başında Türkiye geliyor” dedi.FIRSATLARI KALICI KAZANIMLARA DÖNÜŞTÜREREK BAŞARACAĞIZ Stratejik konum ile ekonomik refah arasında otomatik bir ilişki bulunmadığını belirten Şekib Avdagiç, “Bugün Türkiye için asıl mesele, stratejik öneminin artıp artmadığı değil, bu önemin ekonomik değere dönüşüp dönüşmeyeceği meselesidir. Bunu da ‘üretken yatırımları artırarak, yüksek katma değerli sektörleri güçlendirerek ve makroekonomik istikrarı koruyarak’, fırsatları kalıcı kazanımlara dönüştürerek başaracağız” dedi.Avdagiç, küresel ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Sonuç olarak küresel ekonominin ‘faiz şoku döneminden’ çıkıp ‘enerji ve jeopolitik risk dönemine’ girdiği bir süreçte, Türkiye dezenflasyon programını kalıcı bir başarıyla sonuçlandırmaya çalışıyor. Bu süreçte Türkiye’nin ekonomik performansını belirleyecek üç değişken ise petrol fiyatları, yabancı sermaye akımları ve enflasyon beklentileri olacaktır. Önümüzdeki yıllarda dünya ekonomisi büyük olasılıkla daha bölgesel, daha güvenlik odaklı ve daha rekabetçi bir yapıya dönüşecek. Böyle bir ortamda Türkiye’nin jeopolitik ağırlığının artmaması için herhangi bir neden bulunmuyor. Türk özel sektörü, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerine düşeni yapmaya hazırdır. İnanıyorum ki, Türkiye her gelişmeyi lehine çevirerek, savaş sonrasının kazananlarından olmayı başaracaktır. Yine inanıyorum ki, bu fırsatı doğru politikalarla desteklersek, 10 yıl içinde dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer almak bizim için sürpriz değil, kaçınılmaz gerçek olacaktır.”10 YILDA 3 ALANDA SIÇRAMA YAPABİLİRİZ İTO Başkanı Şekib Avdagiç, son dönemde öne çıkan Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının yalnızca ulaştırma projeleri değil, aynı zamanda ekonomik güç projeleri olarak görüldüğünü belirtti. Şekib Avdagiç, şöyle devam etti: “Şuna inanıyoruz: Eğer bu avantajları doğru kullanabilirsek, önümüzdeki 10 yılda üç farklı alanda sıçrama yapabiliriz. Bu avantajların ilki, üretim ve ihracat merkezi olma potansiyeli; ikincisi lojistik merkez olma potansiyeli; üçüncüsü de enerji ve teknoloji merkezi olma potansiyelidir. Yeni teşvik kararları, bu anlamda büyük bir adımdır. Avrupa şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye çalışırken Türkiye yakın üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı geçişlerinin taşıdığı güvenlik riski, özellikle kara taşımacılığı koridorlarını daha da değerli hale getiriyor.”İTO, 27 EKİM’DE SEÇİME GİDİYORİTO Başkanı Şekib Avdagiç, konuşmasında İTO seçimlerini 27 Ekim 2026 Salı günü Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi.Avdagiç, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kanunu’na göre oda seçimlerinin 4 yılda bir, 1 Ekim-30 Kasım tarihleri arasında yapıldığını hatırlatarak, “İstanbul Ticaret Odası olarak seçimlerimizi bu sene 27 Ekim 2026 Salı günü gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Fatih İlçe Seçim Kurulu’nun teyidini müteakip resmi duyuruyu yapacağız” ifadelerini kullandı.
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, “Eğer avantajlarımızı doğru kullanabilirsek önümüzdeki 10 yılda üç alanda sıçrama yapabiliriz. İlki, üretim ve ihracat merkezi olma potansiyeli; ikincisi lojistik merkez olma potansiyeli, üçüncüsü de enerji ve teknoloji merkezi olma potansiyelidir. Yeni teşvik kararları, bu anlamda büyük bir adımdır” dedi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerindeki baskısını sürdürdüğünü belirterek, “Özellikle ihracatçı şirketler, yüksek finansman maliyetleri ve zayıf dış talep nedeniyle kârlılık baskısını giderek daha fazla hissediyor” dedi.Avdagiç, Oda’nın haziran ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dünya ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Türkiye ekonomisinde dezenflasyon programının üç yılı geride bıraktığını belirten Avdagiç, sürdürülebilir ve nitelikli büyüme için sanayi odaklı, ihracata dayalı ekonomi modelinin güçlendirilmesini temel öncelik olarak gördüklerini kaydetti.ÖNCELİĞİMİZ ENFLASYONLA MÜCADELEAvdagiç, “Maliye politikaları, teşvikler ve finansman imkanları ile desteklenen bir üretim modeli Türkiye’yi dünyada yeniden şekillenen ticaret haritasında güçlü bir konuma taşıyacaktır. Enflasyonla mücadele önceliğimizi tehlikeye atmayacak şekilde finansman ve kur politikalarını revize ederek ihracattaki sıkıntıları aşabileceğimize inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.Şekib Avdagiç, reel sektörün karşılaştığı zorluklara ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Yüksek faiz ortamı reel sektör üzerindeki baskısını sürdürüyor. Özellikle ihracatçı şirketler yüksek finansman maliyetleri ve zayıf dış talep nedeniyle kârlılık baskısını giderek daha fazla hissediyor. Nitekim son büyüme verileri, ‘gayrisafi katma değer’ içinde kâr anlamındaki ‘net işletme artığı’ payının düşüş kaydettiğini gösteriyor.”LOJİSTİK VE ÜRETİM MERKEZİ OLMA POTANSİYELİKüresel jeopolitik gelişmelerin Türkiye için yarattığı fırsatlara da değinen Avdagiç, şöyle devam etti: “Avrupa’nın tedarik güvenliği arayışı, Çin+1 stratejisinin devam etmesi ve deniz taşımacılığındaki aksaklıklar, Türkiye’nin lojistik ve üretim merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor. Özellikle savunma sanayii, yenilenebilir enerji, lojistik, veri merkezleri ve yüksek teknolojili üretim, önümüzdeki dönemin öne çıkan güçlü yatırım alanları olarak görülüyor. Körfez-Türkiye-Avrupa kara koridorlarının önem kazanması da Türkiye’nin stratejik konumunu eşsiz bir boyuta taşıyor.”ŞİRKETLERİN TERCİHİ UCUZ DEĞİL GÜVENLİ ÜRETİMDünya ekonomisinin son 30 yılın en büyük dönüşümlerinden birini yaşadığını belirten Avdagiç, şirketlerin üretim tercihlerindeki değişime ilişkin şunları kaydetti: “Son 30 yılda şirketler üretimi en ucuz işgücünün bulunduğu ülkelere taşırken, artık maliyet kadar güvenlik, siyasi istikrar ve lojistik erişim de önem kazanıyor. Devam eden savaşlar ve potansiyel savaş riskleri nedeniyle ülkeler bugün artık ‘nerede daha ucuz üretirim’ değil, ‘nerede daha güvenli üretirim?’ sorusunun cevabını önemsiyor.”Türkiye’nin coğrafi konumu, sanayi altyapısı, savunma sanayii kapasitesi ve çok yönlü diplomatik ilişkileri sayesinde ciddi avantajlar elde edebilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Avdagiç, “Türkiye’nin önemi tam da bu noktada artıyor: Bu yeni dönemde jeopolitik konumu ve potansiyeli ile öne çıkan ülkelerin başında Türkiye geliyor” dedi.FIRSATLARI KALICI KAZANIMLARA DÖNÜŞTÜREREK BAŞARACAĞIZ Stratejik konum ile ekonomik refah arasında otomatik bir ilişki bulunmadığını belirten Şekib Avdagiç, “Bugün Türkiye için asıl mesele, stratejik öneminin artıp artmadığı değil, bu önemin ekonomik değere dönüşüp dönüşmeyeceği meselesidir. Bunu da ‘üretken yatırımları artırarak, yüksek katma değerli sektörleri güçlendirerek ve makroekonomik istikrarı koruyarak’, fırsatları kalıcı kazanımlara dönüştürerek başaracağız” dedi.Avdagiç, küresel ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Sonuç olarak küresel ekonominin ‘faiz şoku döneminden’ çıkıp ‘enerji ve jeopolitik risk dönemine’ girdiği bir süreçte, Türkiye dezenflasyon programını kalıcı bir başarıyla sonuçlandırmaya çalışıyor. Bu süreçte Türkiye’nin ekonomik performansını belirleyecek üç değişken ise petrol fiyatları, yabancı sermaye akımları ve enflasyon beklentileri olacaktır. Önümüzdeki yıllarda dünya ekonomisi büyük olasılıkla daha bölgesel, daha güvenlik odaklı ve daha rekabetçi bir yapıya dönüşecek. Böyle bir ortamda Türkiye’nin jeopolitik ağırlığının artmaması için herhangi bir neden bulunmuyor. Türk özel sektörü, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerine düşeni yapmaya hazırdır. İnanıyorum ki, Türkiye her gelişmeyi lehine çevirerek, savaş sonrasının kazananlarından olmayı başaracaktır. Yine inanıyorum ki, bu fırsatı doğru politikalarla desteklersek, 10 yıl içinde dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer almak bizim için sürpriz değil, kaçınılmaz gerçek olacaktır.”10 YILDA 3 ALANDA SIÇRAMA YAPABİLİRİZ İTO Başkanı Şekib Avdagiç, son dönemde öne çıkan Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının yalnızca ulaştırma projeleri değil, aynı zamanda ekonomik güç projeleri olarak görüldüğünü belirtti. Şekib Avdagiç, şöyle devam etti: “Şuna inanıyoruz: Eğer bu avantajları doğru kullanabilirsek, önümüzdeki 10 yılda üç farklı alanda sıçrama yapabiliriz. Bu avantajların ilki, üretim ve ihracat merkezi olma potansiyeli; ikincisi lojistik merkez olma potansiyeli; üçüncüsü de enerji ve teknoloji merkezi olma potansiyelidir. Yeni teşvik kararları, bu anlamda büyük bir adımdır. Avrupa şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye çalışırken Türkiye yakın üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı geçişlerinin taşıdığı güvenlik riski, özellikle kara taşımacılığı koridorlarını daha da değerli hale getiriyor.”İTO, 27 EKİM’DE SEÇİME GİDİYORİTO Başkanı Şekib Avdagiç, konuşmasında İTO seçimlerini 27 Ekim 2026 Salı günü Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi.Avdagiç, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kanunu’na göre oda seçimlerinin 4 yılda bir, 1 Ekim-30 Kasım tarihleri arasında yapıldığını hatırlatarak, “İstanbul Ticaret Odası olarak seçimlerimizi bu sene 27 Ekim 2026 Salı günü gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Fatih İlçe Seçim Kurulu’nun teyidini müteakip resmi duyuruyu yapacağız” ifadelerini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.