İSO Başkanı Bahçıvan’dan sıfır atık mesajı: Daha az kaynakla daha fazla değer

Gündem 06.06.2026 - 17:17, Güncelleme: 06.06.2026 - 17:17 201 kez okundu.
 

İSO Başkanı Bahçıvan’dan sıfır atık mesajı: Daha az kaynakla daha fazla değer

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, dünya ekonomisinin her yıl 100 milyar tonun üzerinde kaynak tükettiğini belirterek, sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevre politikası değil, kalkınma, üretim ve refah modeli olduğunu söyledi.
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında düzenlenen panelde sanayinin döngüsel ekonomiye geçişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçıvan, kaynakların korunması gereken sermaye olduğunu vurgulayarak, bugünün meselesinin yalnızca daha fazla üretmek değil, daha az kaynakla daha fazla değeri mümkünse hiç atık oluşturmadan üretmek olduğunu ifade etti.SIFIR ATIK FORUMU’NDA SANAYİNİN DÖNÜŞÜMÜ ELE ALINDIİstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamaya göre, Sıfır Atık Vakfının koordinasyonunda Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında panel gerçekleştirildi.Panel, “Sıfır Atık Perspektifiyle Sürdürülebilir Büyüme: Sanayinin Döngüsel Ekonomiye Geçişi” temasıyla düzenlendi.İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, panelde yaptığı konuşmada sıfır atık yaklaşımının sanayi, kalkınma, rekabet gücü ve gelecek nesiller açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.“SIFIR ATIK BİR MEDENİYET VİZYONUDUR”Bahçıvan, sıfır atık yaklaşımının yalnızca bir çevre politikası olmadığını söyledi.Bu yaklaşımın aynı zamanda bir medeniyet vizyonu, kalkınma, üretim ve refah modeli olduğunu bildirdi.Bahçıvan’a göre ekonomik büyüme, toplumsal refah ve çevresel sorumluluk aynı vizyon içinde ele alınmalı.“BİR FABRİKANIN ATIĞI BAŞKA BİR FABRİKANIN HAM MADDESİ OLABİLİR”Döngüsel ekonomide kaynakların tükenen varlıklar değil, korunması gereken sermaye olduğunu kaydeden Bahçıvan, üretim süreçlerinde atığın yeniden değer kazanabileceğine işaret etti.Bahçıvan, “Bir fabrikanın atığı başka bir fabrikanın ham maddesi olabilir. Bugünün atığı yarının kaynağı olabilir. Doğanın milyonlarca yıldır yaptığı şey de tam olarak budur. Türkiye’nin sürdürülebilirlik hikayesi köklü medeniyet birikimini çağın teknolojileriyle buluşturma iddiası taşıyor. Ekonomik büyüme, toplumsal refah ve çevresel sorumluluğun aynı vizyon içinde ele alınması gerekiyor. Bugün atılan her adım gelecek nesillere daha dirençli ve daha müreffeh bir dünya bırakma sorumluluğu taşımalı.” değerlendirmesinde bulundu.DÜNYA EKONOMİSİ HER YIL 100 MİLYAR TONUN ÜZERİNDE KAYNAK TÜKETİYORİSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, küresel kaynak tüketimine dikkat çekti.Bahçıvan, dünya ekonomisinin her yıl 100 milyar tonun üzerinde kaynak tükettiğini belirtti.Buna karşın bu kaynakların yalnızca küçük bir bölümünün ekonomik döngü içinde yeniden değerlendirilebildiğini söyledi.YENİ ÜRETİM ANLAYIŞI ZORUNLU HALE GELDİBahçıvan, nüfus artışı, kentleşme, enerji ve ham madde talebindeki yükselişin yeni bir üretim anlayışını zorunlu kıldığını ifade etti.Bu nedenle üretim modelinde verimlilik, kaynak yönetimi ve atıksız üretim anlayışının öne çıktığını belirtti.Bahçıvan’a göre sanayi artık yalnızca üretim miktarına değil, üretimin niteliğine ve kaynak kullanımındaki verimliliğe odaklanmak zorunda.“MESELEMİZ DAHA AKILLI VE VERİMLİ ÜRETMEKTİR”Erdal Bahçıvan, konuşmasında üretim anlayışındaki değişime dikkat çekti.Bahçıvan, “Dünya ekonomisi her yıl 100 milyar tonun üzerinde kaynak tüketiyor. Buna karşın bu kaynakların yalnızca küçük bir bölümü ekonomik döngü içinde yeniden değerlendirilebiliyor. Nüfus artışı, kentleşme, enerji ve ham madde talebindeki yükseliş yeni bir üretim anlayışını zorunlu kılıyor. Bugün meselemiz yalnızca daha fazla üretmek değil, daha akıllı ve verimli üretmektir. Daha az kaynakla daha fazla değeri, mümkünse hiç atık oluşturmadan üretmektir. Sıfır atık yaklaşımı yalnızca bir çevre politikası değil, bir kalkınma, üretim ve refah modeli ve bir medeniyet vizyonudur.” ifadelerini kullandı.SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YÖNETİM KURULLARININ GÜNDEMİNDEErdal Bahçıvan, Türkiye’de ziyaret ettiği sanayi tesislerinde artık yeni başlıkların gündeme geldiğini belirtti.Bahçıvan, suya erişim, karbon ayak izi, kaynak verimliliği, yeşil finansman ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin sanayicilerin gündemine eklendiğini söyledi.Bu başlıkların artık yalnızca çevresel hassasiyet olarak değil, iş yapma biçiminin ve rekabet gücünün parçası olarak görüldüğünü ifade etti.“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK REKABET GÜCÜNÜN BELİRLEYİCİ UNSURUDUR”Bahçıvan, sürdürülebilirliğin artık iyi niyetli bir tercih olmaktan çıktığını vurguladı.Bahçıvan, “Sürdürülebilirlik artık iyi niyetli bir tercih olmaktan çıktı. Bu konu artık yönetim kurullarının gündemindedir, yatırım kararlarının merkezine yerleşmiştir ve ihracat stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Sürdürülebilirlik artık rekabet gücünün belirleyici unsurlarından biridir. Sanayinin dönüşümünde bilim, teknoloji ve insan kaynağı birlikte ele alınmalı. Yapay zeka, dijital ikiz teknolojileri, yeni nesil malzemeler, robotik sistemler ve veri analitiği kaynak kullanımını iyileştirme konusunda büyük fırsatlar sunuyor. İnsanlık tarihinde ilk kez ekonomik büyümeyi kaynak tüketiminden ayrıştırabilecek araçlara sahibiz. Bu nedenle geleceğe dair umutluyum. Sorunlarımız büyük ama çözümlerimiz de tarihte hiç olmadığı kadar güçlü.” dedi.TEKNOLOJİ SANAYİNİN DÖNÜŞÜMÜNDE FIRSAT SUNUYORBahçıvan, sanayinin dönüşümünde bilim, teknoloji ve insan kaynağının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.Yapay zeka, dijital ikiz teknolojileri, yeni nesil malzemeler, robotik sistemler ve veri analitiğinin kaynak kullanımını iyileştirme konusunda büyük fırsatlar sunduğunu belirtti.Bu teknolojiler, sanayide daha verimli üretim ve daha düşük kaynak tüketimi hedefleri açısından kritik araçlar olarak öne çıkıyor.EKONOMİK BÜYÜME KAYNAK TÜKETİMİNDEN AYRIŞABİLİRBahçıvan, insanlık tarihinde ilk kez ekonomik büyümeyi kaynak tüketiminden ayrıştırabilecek araçlara sahip olunduğunu ifade etti.Bu nedenle geleceğe dair umutlu olduğunu söyledi.Bahçıvan, sorunların büyük olduğunu ancak çözümlerin de tarihte hiç olmadığı kadar güçlü olduğunu vurguladı.YEŞİL YATIRIMLAR İÇİN SERMAYEYE ERİŞİM ÖNEMLİBahçıvan, sıfır atık ve dönüşüm konusunda çocuklara merak etmeyi, sorgulamayı ve araştırmayı öğretmek gerektiğini kaydetti.Yeşil yatırımların sermayeye erişiminin hayati önem taşıdığını vurguladı.Temiz teknolojilerin teşviki, girişimcilik ekosistemlerinin güçlendirilmesi ve AR-GE kapasitesinin artırılması, dönüşüm sürecinin temel unsurları arasında gösterildi.DÖNÜŞÜM ORTAK VİZYONLA MÜMKÜNBahçıvan, sanayideki dönüşümün yalnızca tek bir aktörün çabasıyla gerçekleşemeyeceğini belirtti.Bu dönüşümün kamu, özel sektör, akademi ve finans dünyasının ortak vizyonuyla mümkün olabileceğini aktardı.Sıfır atık ve döngüsel ekonomi hedeflerinin, geniş paydaş katılımı ve uzun vadeli planlama gerektirdiği vurgulandı.“ÇOCUKLARIN GURUR DUYACAĞI BİR ÜRETİM SİSTEMİ KURMALIYIZ”Erdal Bahçıvan, çocukların gurur duyacağı bir üretim sistemi kurulması gerektiğinin altını çizdi.Bahçıvan, “Biz umudu bilimde, gücü teknolojide, potansiyeli insanımızda ve geleceği üretmeye devam eden ama doğayla uyum içinde büyüyen bir sanayide görüyoruz. Gelin birlikte öyle bir gelecek inşa edelim ki fabrikalarımız daha verimli, şehirlerimiz daha yaşanabilir, ekonomilerimiz daha güçlü olsun. Bir gün çocuklarımız dönüp bu döneme baktığında, ‘Onlar doğru şekilde büyümeyi seçtiler ve geleceğin kalkınma vizyonunu cesaretle şekillendirdiler’ desin.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.SANAYİDE DÖNGÜSEL EKONOMİ DÖNEMİİstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açıklamaları, sanayide döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımının artık stratejik bir başlık haline geldiğini ortaya koydu.Daha az kaynakla daha fazla değer üretme hedefi, sürdürülebilir büyüme, rekabet gücü, yeşil finansman ve ihracat stratejileri açısından giderek daha fazla önem kazanıyor.Bahçıvan’a göre Türkiye’nin sürdürülebilirlik hikayesi, köklü medeniyet birikimini çağın teknolojileriyle buluşturma iddiası taşıyor ve gelecek nesillere daha dirençli, daha müreffeh bir dünya bırakma sorumluluğu içeriyor.
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, dünya ekonomisinin her yıl 100 milyar tonun üzerinde kaynak tükettiğini belirterek, sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevre politikası değil, kalkınma, üretim ve refah modeli olduğunu söyledi.

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında düzenlenen panelde sanayinin döngüsel ekonomiye geçişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçıvan, kaynakların korunması gereken sermaye olduğunu vurgulayarak, bugünün meselesinin yalnızca daha fazla üretmek değil, daha az kaynakla daha fazla değeri mümkünse hiç atık oluşturmadan üretmek olduğunu ifade etti.SIFIR ATIK FORUMU’NDA SANAYİNİN DÖNÜŞÜMÜ ELE ALINDIİstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamaya göre, Sıfır Atık Vakfının koordinasyonunda Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında panel gerçekleştirildi.Panel, “Sıfır Atık Perspektifiyle Sürdürülebilir Büyüme: Sanayinin Döngüsel Ekonomiye Geçişi” temasıyla düzenlendi.İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, panelde yaptığı konuşmada sıfır atık yaklaşımının sanayi, kalkınma, rekabet gücü ve gelecek nesiller açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.“SIFIR ATIK BİR MEDENİYET VİZYONUDUR”Bahçıvan, sıfır atık yaklaşımının yalnızca bir çevre politikası olmadığını söyledi.Bu yaklaşımın aynı zamanda bir medeniyet vizyonu, kalkınma, üretim ve refah modeli olduğunu bildirdi.Bahçıvan’a göre ekonomik büyüme, toplumsal refah ve çevresel sorumluluk aynı vizyon içinde ele alınmalı.“BİR FABRİKANIN ATIĞI BAŞKA BİR FABRİKANIN HAM MADDESİ OLABİLİR”Döngüsel ekonomide kaynakların tükenen varlıklar değil, korunması gereken sermaye olduğunu kaydeden Bahçıvan, üretim süreçlerinde atığın yeniden değer kazanabileceğine işaret etti.Bahçıvan, “Bir fabrikanın atığı başka bir fabrikanın ham maddesi olabilir. Bugünün atığı yarının kaynağı olabilir. Doğanın milyonlarca yıldır yaptığı şey de tam olarak budur. Türkiye’nin sürdürülebilirlik hikayesi köklü medeniyet birikimini çağın teknolojileriyle buluşturma iddiası taşıyor. Ekonomik büyüme, toplumsal refah ve çevresel sorumluluğun aynı vizyon içinde ele alınması gerekiyor. Bugün atılan her adım gelecek nesillere daha dirençli ve daha müreffeh bir dünya bırakma sorumluluğu taşımalı.” değerlendirmesinde bulundu.DÜNYA EKONOMİSİ HER YIL 100 MİLYAR TONUN ÜZERİNDE KAYNAK TÜKETİYORİSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, küresel kaynak tüketimine dikkat çekti.Bahçıvan, dünya ekonomisinin her yıl 100 milyar tonun üzerinde kaynak tükettiğini belirtti.Buna karşın bu kaynakların yalnızca küçük bir bölümünün ekonomik döngü içinde yeniden değerlendirilebildiğini söyledi.YENİ ÜRETİM ANLAYIŞI ZORUNLU HALE GELDİBahçıvan, nüfus artışı, kentleşme, enerji ve ham madde talebindeki yükselişin yeni bir üretim anlayışını zorunlu kıldığını ifade etti.Bu nedenle üretim modelinde verimlilik, kaynak yönetimi ve atıksız üretim anlayışının öne çıktığını belirtti.Bahçıvan’a göre sanayi artık yalnızca üretim miktarına değil, üretimin niteliğine ve kaynak kullanımındaki verimliliğe odaklanmak zorunda.“MESELEMİZ DAHA AKILLI VE VERİMLİ ÜRETMEKTİR”Erdal Bahçıvan, konuşmasında üretim anlayışındaki değişime dikkat çekti.Bahçıvan, “Dünya ekonomisi her yıl 100 milyar tonun üzerinde kaynak tüketiyor. Buna karşın bu kaynakların yalnızca küçük bir bölümü ekonomik döngü içinde yeniden değerlendirilebiliyor. Nüfus artışı, kentleşme, enerji ve ham madde talebindeki yükseliş yeni bir üretim anlayışını zorunlu kılıyor. Bugün meselemiz yalnızca daha fazla üretmek değil, daha akıllı ve verimli üretmektir. Daha az kaynakla daha fazla değeri, mümkünse hiç atık oluşturmadan üretmektir. Sıfır atık yaklaşımı yalnızca bir çevre politikası değil, bir kalkınma, üretim ve refah modeli ve bir medeniyet vizyonudur.” ifadelerini kullandı.SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YÖNETİM KURULLARININ GÜNDEMİNDEErdal Bahçıvan, Türkiye’de ziyaret ettiği sanayi tesislerinde artık yeni başlıkların gündeme geldiğini belirtti.Bahçıvan, suya erişim, karbon ayak izi, kaynak verimliliği, yeşil finansman ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin sanayicilerin gündemine eklendiğini söyledi.Bu başlıkların artık yalnızca çevresel hassasiyet olarak değil, iş yapma biçiminin ve rekabet gücünün parçası olarak görüldüğünü ifade etti.“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK REKABET GÜCÜNÜN BELİRLEYİCİ UNSURUDUR”Bahçıvan, sürdürülebilirliğin artık iyi niyetli bir tercih olmaktan çıktığını vurguladı.Bahçıvan, “Sürdürülebilirlik artık iyi niyetli bir tercih olmaktan çıktı. Bu konu artık yönetim kurullarının gündemindedir, yatırım kararlarının merkezine yerleşmiştir ve ihracat stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Sürdürülebilirlik artık rekabet gücünün belirleyici unsurlarından biridir. Sanayinin dönüşümünde bilim, teknoloji ve insan kaynağı birlikte ele alınmalı. Yapay zeka, dijital ikiz teknolojileri, yeni nesil malzemeler, robotik sistemler ve veri analitiği kaynak kullanımını iyileştirme konusunda büyük fırsatlar sunuyor. İnsanlık tarihinde ilk kez ekonomik büyümeyi kaynak tüketiminden ayrıştırabilecek araçlara sahibiz. Bu nedenle geleceğe dair umutluyum. Sorunlarımız büyük ama çözümlerimiz de tarihte hiç olmadığı kadar güçlü.” dedi.TEKNOLOJİ SANAYİNİN DÖNÜŞÜMÜNDE FIRSAT SUNUYORBahçıvan, sanayinin dönüşümünde bilim, teknoloji ve insan kaynağının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.Yapay zeka, dijital ikiz teknolojileri, yeni nesil malzemeler, robotik sistemler ve veri analitiğinin kaynak kullanımını iyileştirme konusunda büyük fırsatlar sunduğunu belirtti.Bu teknolojiler, sanayide daha verimli üretim ve daha düşük kaynak tüketimi hedefleri açısından kritik araçlar olarak öne çıkıyor.EKONOMİK BÜYÜME KAYNAK TÜKETİMİNDEN AYRIŞABİLİRBahçıvan, insanlık tarihinde ilk kez ekonomik büyümeyi kaynak tüketiminden ayrıştırabilecek araçlara sahip olunduğunu ifade etti.Bu nedenle geleceğe dair umutlu olduğunu söyledi.Bahçıvan, sorunların büyük olduğunu ancak çözümlerin de tarihte hiç olmadığı kadar güçlü olduğunu vurguladı.YEŞİL YATIRIMLAR İÇİN SERMAYEYE ERİŞİM ÖNEMLİBahçıvan, sıfır atık ve dönüşüm konusunda çocuklara merak etmeyi, sorgulamayı ve araştırmayı öğretmek gerektiğini kaydetti.Yeşil yatırımların sermayeye erişiminin hayati önem taşıdığını vurguladı.Temiz teknolojilerin teşviki, girişimcilik ekosistemlerinin güçlendirilmesi ve AR-GE kapasitesinin artırılması, dönüşüm sürecinin temel unsurları arasında gösterildi.DÖNÜŞÜM ORTAK VİZYONLA MÜMKÜNBahçıvan, sanayideki dönüşümün yalnızca tek bir aktörün çabasıyla gerçekleşemeyeceğini belirtti.Bu dönüşümün kamu, özel sektör, akademi ve finans dünyasının ortak vizyonuyla mümkün olabileceğini aktardı.Sıfır atık ve döngüsel ekonomi hedeflerinin, geniş paydaş katılımı ve uzun vadeli planlama gerektirdiği vurgulandı.“ÇOCUKLARIN GURUR DUYACAĞI BİR ÜRETİM SİSTEMİ KURMALIYIZ”Erdal Bahçıvan, çocukların gurur duyacağı bir üretim sistemi kurulması gerektiğinin altını çizdi.Bahçıvan, “Biz umudu bilimde, gücü teknolojide, potansiyeli insanımızda ve geleceği üretmeye devam eden ama doğayla uyum içinde büyüyen bir sanayide görüyoruz. Gelin birlikte öyle bir gelecek inşa edelim ki fabrikalarımız daha verimli, şehirlerimiz daha yaşanabilir, ekonomilerimiz daha güçlü olsun. Bir gün çocuklarımız dönüp bu döneme baktığında, ‘Onlar doğru şekilde büyümeyi seçtiler ve geleceğin kalkınma vizyonunu cesaretle şekillendirdiler’ desin.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.SANAYİDE DÖNGÜSEL EKONOMİ DÖNEMİİstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açıklamaları, sanayide döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımının artık stratejik bir başlık haline geldiğini ortaya koydu.Daha az kaynakla daha fazla değer üretme hedefi, sürdürülebilir büyüme, rekabet gücü, yeşil finansman ve ihracat stratejileri açısından giderek daha fazla önem kazanıyor.Bahçıvan’a göre Türkiye’nin sürdürülebilirlik hikayesi, köklü medeniyet birikimini çağın teknolojileriyle buluşturma iddiası taşıyor ve gelecek nesillere daha dirençli, daha müreffeh bir dünya bırakma sorumluluğu içeriyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.