Hürmüz, nükleer kriz ve İran direnci Trump’ı zor durumda bıraktı: Dikkati Küba'ya çeviriyor

Gündem 23.05.2026 - 12:42, Güncelleme: 23.05.2026 - 12:42 172 kez okundu.
 

Hürmüz, nükleer kriz ve İran direnci Trump’ı zor durumda bıraktı: Dikkati Küba'ya çeviriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a saldırısının üzerinden üç ay geçerken, Washington’un taktik askeri başarıları jeopolitik zafere dönüştürüp dönüştüremeyeceği sorgulanıyor. Hürmüz Boğazı, nükleer tavizler ve İran’ın direnç kapasitesi krizin merkezinde yer alıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı sahada birçok askeri başarı elde ettiğini savunsa da savaşın üçüncü ayında daha büyük bir stratejik soruyla karşı karşıya kaldı. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi, nükleer programından geri adım atmaması ve yönetimin ayakta kalması, Washington’un zafer anlatısını zorlaştırıyor. Analistlere göre kriz, kısa vadeli askeri hamlenin uzun vadeli stratejik başarısızlığa dönüşme riskini taşıyor.TRUMP’IN İRAN SAVAŞI ZAFER TARTIŞMASINA DÖNÜŞTÜABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı neredeyse her savaşı kazanmış olabilir, ancak İslam Cumhuriyeti’ne saldırmasının üzerinden üç ay geçtikten sonra şimdi daha büyük bir soruyla karşı karşıya.Bu soru, Trump’ın savaşı kaybedip kaybetmediği.İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyeti, nükleer tavizlere karşı direnci ve teokratik hükümetinin büyük ölçüde sağlam kalması, Trump’ın askeri başarıları jeopolitik bir zafere dönüştürüp dönüştüremeyeceğine ilişkin şüpheleri artırıyor.TAKTİK BAŞARI STRATEJİK ZAFERE DÖNÜŞMEDİBazı analistlere göre Trump’ın tekrarlanan tam zafer iddiaları inandırıcı görünmüyor.İki taraf, belirsiz diplomasi ile İran’ın bölge genelinde misillemesine yol açabilecek saldırıların yeniden başlaması tehditleri arasında gidip geliyor.Bu tablo, ABD ordusunun taktiksel başarılarının henüz ikna edici bir siyasi sonuca dönüşmediğini gösteriyor.HÜRMÜZ BOĞAZI İRAN’A NÜFUZ SAĞLAYABİLİRTrump, ABD ve Körfez Arap müttefiklerinin bu çatışmadan daha kötü durumda çıkma riskini göze alıyor.İran ise askeri ve ekonomik olarak yıpranmış olsa da dünyanın petrol ve doğalgaz arzının beşte birini kontrol edebileceğini göstererek daha büyük bir nüfuz elde edebilir.Hürmüz Boğazı, bu nedenle savaşın yalnızca askeri değil, enerji ve jeopolitik boyutunu da belirleyen başlık olarak öne çıkıyor.KRİZ HENÜZ SONA ERMEDİİran krizi henüz sona ermiş değil.Bazı uzmanlar, müzakereler Trump lehine sonuçlanırsa ABD Başkanı’nın hâlâ itibarını kurtaracak bir çıkış yolu bulabileceği ihtimalini açık bırakıyor.Ancak diğer uzmanlar, Trump için savaş sonrası dönemin daha kasvetli geçebileceğini öngörüyor.“UZUN VADELİ STRATEJİK BAŞARISIZLIĞA DÖNÜŞTÜ”Hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat yönetimlerde Ortadoğu müzakerecisi olarak görev yapmış olan Aaron David Miller, Trump’ın İran savaşı için dikkat çekici bir değerlendirme yaptı.Miller, “Üç ay geçti ve Trump için kısa vadeli bir eğlence olarak tasarlanan savaşın uzun vadeli stratejik bir başarısızlığa dönüştüğü görülüyor.” dedi.Bu değerlendirme, Washington’da savaşın siyasi ve stratejik sonuçlarına ilişkin tartışmaların sertleştiğini gösteriyor.TRUMP İÇİN “KAYBEDEN” ALGISI ÖNEMLİTrump açısından bu tablo, özellikle kaybeden olarak algılanmaya karşı hassasiyeti nedeniyle önemli bir siyasi risk taşıyor.Trump, rakiplerine sık sık yönelttiği “kaybeden” imasıyla biliniyor.İran krizinde ise kendisini dünyanın en güçlü ordusunun başkomutanı olarak, üstünlüğün kendisinde olduğuna ikna olmuş gibi görünen ikinci sınıf bir güce karşı karşıya buluyor.NİHAİ HEDEF BELİRSİZLİĞİ SÜRÜYORAnalistlere göre Trump, İran savaşında henüz net bir nihai hedef belirlemiş değil.Bu durum, maksimalist pozisyonlarından geri adım atmasını zorlaştırabilir.Aynı zamanda, ilk döneminde iptal ettiği 2015 Obama dönemi İran nükleer anlaşmasının tekrarı gibi görünebilecek herhangi bir uzlaşmaya direnme ihtimalini de artırabilir.BEYAZ SARAY: TÜM ASKERİ HEDEFLERE ULAŞILDIBeyaz Saray sözcüsü Olivia Wales, ABD’nin “Epic Fury Operasyonu”ndaki tüm askeri hedeflerine ulaştığını veya bunları aştığını söyledi.Wales, “Başkan Trump tüm kozları elinde tutuyor ve tüm seçenekleri akıllıca masada tutuyor.” ifadesini kullandı.Beyaz Saray’ın bu açıklaması, yönetimin askeri başarı anlatısını korumaya çalıştığını ortaya koydu.BASKI VE HAYAL KIRIKLIĞI ARTIYORTrump, ikinci dönem kampanyasında gereksiz askeri müdahalelerde bulunmayacağına söz vermişti.Ancak ABD’yi dış politika siciline ve yurtdışındaki güvenilirliğine kalıcı zarar verebilecek bir karmaşanın içine sürükledi.Süregelen çıkmaz, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde halk arasında popülerliğini yitiren ABD benzin fiyatları ve düşük onay oranları nedeniyle iç baskılarla karşı karşıya kaldığı bir döneme denk geliyor.CUMHURİYETÇİ PARTİ KONGRE KONTROLÜNÜ KORUMAKTA ZORLANIYORİran krizi, Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’deki kontrolünü korumakta zorlandığı bir dönemde yaşanıyor.Bu nedenle savaşın siyasi maliyeti yalnızca dış politika alanıyla sınırlı kalmayabilir.Trump’ın İran politikasındaki çıkmaz, iç siyasette de yeni baskı unsurları doğurabilir.TRUMP ZOR BİR SEÇİMLE KARŞI KARŞIYAAteşkesin üzerinden altı haftadan fazla zaman geçtikten sonra bazı analistler, Trump’ın zor bir seçimle karşı karşıya olduğuna inanıyor.Başkan, potansiyel olarak kusurlu bir anlaşmayı çıkış yolu olarak kabul edebilir.Ya da askeri olarak tırmandırıp daha uzun bir krizi riske atabilir.SINIRLI SALDIRI SEÇENEĞİ MASADA OLABİLİRDiplomasi çökerse Trump’ın seçenekleri arasında sert ama sınırlı bir dizi saldırı başlatmak da bulunuyor.Analistlere göre Trump, böyle bir hamleyi nihai zafer olarak göstermeye çalışabilir.Ancak bu tür bir seçenek, daha uzun ve daha maliyetli bir krizi tetikleme riski taşıyor.DİKKATİ KÜBA’YA ÇEVİRME İHTİMALİAnalistlere göre bir diğer olasılık, Trump’ın konuyu değiştirmek ve potansiyel olarak daha kolay bir zafer elde etmek umuduyla dikkati Küba’ya kaydırmaya çalışması.Trump daha önce bu yönde sinyaller vermişti.Ancak bu durumda Havana’nın ortaya koyduğu zorlukları yanlış değerlendirebilir.İRAN OPERASYONU YANLIŞ HESAPLANMIŞ OLABİLİRBazı Trump yardımcılarının özel olarak kabul ettiği gibi, İran operasyonunun Venezuela başkanını yakalayan ve yerine başkasının getirilmesine yol açan 3 Ocak baskınına benzeyeceği düşünülmüştü.Ancak İran sahası, bu beklentiden çok daha karmaşık bir tablo ortaya çıkardı.Bu durum, Washington’un operasyon sonrası stratejik planlamasında ciddi soru işaretleri yarattı.TRUMP’IN SAVUNUCULARI DA VARTrump’ın İran kampanyasının çıkmazda olduğu fikrini reddeden isimler de bulunuyor.Trump’ın ilk döneminde kıdemli danışmanlık yapmış ve şu anda American Global Strategies danışmanlık şirketinin CEO’su olan Alexander Gray, İran’ın askeri yeteneklerine vurulan ağır darbeyi başlı başına bir “stratejik başarı” olarak değerlendirdi.Gray’e göre savaş, Körfez ülkelerini ABD’ye daha da yaklaştırıp Çin’den uzaklaştırdı ve İran’ın nükleer programının kaderi henüz belli değil.ANLATIYI KONTROL ETME SORUNU YAŞANIYORBuna karşın Trump’ın anlatıyı kontrol edememesinden duyduğu hayal kırıklığının işaretleri de görülüyor.Trump, eleştirmenlerine sert tepki gösterdi.Haber medyasını ise “ihanetle” suçladı.ÇATIŞMA PLANLANANDAN UZUN SÜRDÜÇatışma, Trump’ın 28 Şubat’ta İsrail ile birlikte savaşı başlattığında belirlediği azami altı haftalık sürenin iki katı kadar sürdü.Bu süreçte MAGA siyasi tabanı savaş konusunda Trump’a destek vermeye devam etti.Ancak Cumhuriyetçi milletvekillerinden gelen neredeyse oybirliğiyle sağlanan destekte çatlaklar ortaya çıktı.İRAN’A AĞIR ASKERİ DARBE VURULDUBaşlangıçta hava saldırıları dalgaları İran’ın balistik füze stokunu hızla azalttı.Saldırılar, İran donanmasının büyük bir kısmını batırdı.Ayrıca birçok üst düzey İranlı lider öldürüldü.TAHRAN HÜRMÜZ BOĞAZI’NI KAPATARAK KARŞILIK VERDİİran, ABD ve İsrail saldırılarına Hürmüz Boğazı’nı kapatarak karşılık verdi.Bu adım, enerji fiyatlarının fırlamasına yol açtı.İran ayrıca İsrail ve Körfez komşularına saldırılar düzenledi.ABD ABLUKASI TAHRAN’I BOYUN EĞDİRMEDİTrump, İran limanlarına abluka emri verdi.Ancak bu hamle de Tahran’ı kendi iradesine boyun eğdirmeyi başaramadı.İran liderleri ise Trump’ın zafer iddialarına kendi propagandalarıyla karşılık verdi ve kampanyasını “ezici bir yenilgi” olarak nitelendirdi.HEDEFLER HALA ULAŞILAMADITrump, savaşa girme amaçlarını İran’ın nükleer silaha ulaşma yolunu kapatmak, bölgeyi ve ABD çıkarlarını tehdit etme yeteneğini sona erdirmek ve İranlıların yöneticilerini devirmesini kolaylaştırmak olarak açıklamıştı.Ancak sık sık değişen hedeflerine ulaşıldığına dair henüz bir işaret bulunmuyor.Birçok analist, bu hedeflere ulaşılmasının da pek olası olmadığını söylüyor.İRAN HÜRMÜZ ÜZERİNDEKİ GÜCÜNÜ TEST ETTİEski Ortadoğu Ulusal İstihbarat Başkan Yardımcısı Jonathan Panikoff, İran’ın ağır darbeler almasına rağmen krizi kendi açısından farklı okuduğunu söyledi.Panikoff’a göre İran yöneticileri, ABD saldırısından sağ çıkmayı ve Körfez denizciliği üzerinde ne kadar kontrol kurabileceklerini öğrenmeyi başarı olarak görüyor.Atlantic Council düşünce kuruluşunda görev yapan Panikoff, “Keşfettikleri şey, bu gücü kullanabilecekleri ve bunun kendileri için çok az sonuç doğuracağıydı.” dedi.İRAN EKONOMİK ACIYA DAHA UZUN SÜRE DAYANABİLECEĞİNE GÜVENİYORPanikoff, İran’ın Trump’tan daha fazla ekonomik acıya dayanabileceğine ve ondan daha uzun süre iktidarda kalabileceğine güvendiğini söyledi.Bu değerlendirme, İran’ın savaş sonrası pazarlık gücünün tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.Tahran’ın özellikle Hürmüz üzerinden yarattığı baskı kapasitesi, ABD açısından kritik bir sorun olmaya devam ediyor.NÜKLEER SİLAHSIZLANDIRMA HEDEFİ GERÇEKLEŞMEDİTrump’ın savaşın başlıca amacı olan İran’ın nükleer silahsızlandırılması henüz gerçekleşmedi.Tahran, nükleer programını önemli ölçüde kısıtlamaya yönelik çok az istek gösterdi.İran, ABD’nin barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkını tanımasını istiyor.ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM STOKU SORUNU SÜRÜYORGeçtiğimiz haziran ayında ABD ve İsrail’in hava saldırılarının ardından gömülü halde yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bulunduğu düşünülüyor.Bu stokun çıkarılıp bomba yapımında kullanılacak hale getirilmek üzere işlenebileceği değerlendiriliyor.Bu durum, nükleer krizin savaş sonrası dönemde de çözümsüz kaldığını gösteriyor.İRAN LİDERİNDEN URANYUM TALİMATIDurumu daha da karmaşık hale getiren bir diğer unsur, İran’ın dini liderinin ülkenin silah yapımında kullanılmaya yakın uranyum rezervlerinin yurt dışına gönderilemeyeceği yönünde direktif vermiş olması.Bu bilgiyi iki üst düzey İranlı yetkili Reuters’e aktardı.Söz konusu direktif, nükleer müzakere alanını daha da daraltabilir.SAVAŞ NÜKLEER SİLAH ARAYIŞINI ARTIRABİLİRBazı analistler, savaşın İran’ın nükleer silah geliştirme çabalarını azaltmak yerine artırabileceğini öne sürdü.Bu görüşe göre İran, nükleer silahlı Kuzey Kore gibi kendini korumak için nükleer silah kapasitesini güçlendirmeye yönelebilir.Bu ihtimal, Trump’ın savaş hedeflerinden biri olan nükleer tehdidin ortadan kaldırılması amacını daha da zorlaştırabilir.VEKİL GRUPLARA DESTEK DURDURULAMADITrump’ın ilan ettiği hedeflerden biri de İran’ı silahlı vekil gruplara verdiği desteği durdurmaya zorlamaktı.Ancak bu hedef de henüz gerçekleşmiş değil.İran’ın bölgesel etkisi ve vekil yapıları, savaş sonrası denklemin temel sorunlarından biri olmayı sürdürüyor.TRUMP DAHA SERT İRAN LİDERLERİYLE KARŞI KARŞIYATrump’ın zorluklarına ek olarak, şimdi de öldürülen seleflerinden bile daha sertlik yanlısı olarak kabul edilen yeni İran liderleriyle uğraşmak zorunda kalıyor.Savaş sonrası dönemde İran’ın komşuları için sürekli bir tehlike oluşturacak kadar füze ve insansız hava aracı stoklarının hâlâ mevcut olduğu tahmin ediliyor.Bu tablo, bölgesel güvenlik risklerinin devam ettiğine işaret ediyor.AVRUPALI MÜTTEFİKLERLE İLİŞKİLER BOZULDUTrump, geleneksel Avrupalı müttefikleriyle ilişkilerinin daha da bozulmasıyla da karşı karşıya.Bu müttefiklerin çoğu, kendilerine danışılmayan bir savaşta yardım çağrılarını reddetti.Bu durum, ABD’nin yalnızca İran karşısındaki değil, Batı ittifakı içindeki konumunu da zorlaştırdı.ÇİN VE RUSYA ABD ORDUSUNDAN DERS ÇIKARDIAnalistlere göre Çin ve Rusya, ABD ordusunun İran’ın asimetrik taktiklerine karşı yetersiz kaldığı ve silah stoklarının bir kısmının tükendiği konusunda dersler çıkardı.Bu değerlendirme, İran savaşının yalnızca Ortadoğu değil, küresel güç dengeleri açısından da sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.Washington’un askeri kapasitesine yönelik algı, savaşın seyriyle birlikte yeniden tartışmaya açıldı.“ESKİ DURUMA GERİ DÖNÜŞ OLMAYACAK”Brookings Enstitüsü düşünce kuruluşunda kıdemli araştırmacı olan Robert Kagan, İran’daki sonucun ABD için çok daha belirleyici bir darbe olabileceğini savundu.Kagan’a göre bu sonuç, ABD’nin Vietnam ve Afganistan’daki çok daha uzun ve kanlı çatışmalardan utanç verici şekilde çekilmesinden bile daha önemli olabilir.Çünkü Vietnam ve Afganistan, “küresel rekabetin ana alanlarından çok uzaktaydı.”“İRAN’DA ŞAH MAT” YORUMURobert Kagan, Atlantic dergisinin internet sitesinde yayımlanan “İran’da Şah Mat” başlıklı yorumunda çarpıcı bir değerlendirme yaptı.Kagan, “Eski duruma geri dönüş olmayacak, verilen zararı ortadan kaldıracak veya aşacak nihai bir Amerikan zaferi de olmayacak.” diye yazdı.Bu değerlendirme, Trump’ın İran savaşında askeri başarılarına rağmen stratejik sonucu kontrol etmekte zorlandığı yönündeki tartışmaları güçlendirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a saldırısının üzerinden üç ay geçerken, Washington’un taktik askeri başarıları jeopolitik zafere dönüştürüp dönüştüremeyeceği sorgulanıyor. Hürmüz Boğazı, nükleer tavizler ve İran’ın direnç kapasitesi krizin merkezinde yer alıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı sahada birçok askeri başarı elde ettiğini savunsa da savaşın üçüncü ayında daha büyük bir stratejik soruyla karşı karşıya kaldı. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi, nükleer programından geri adım atmaması ve yönetimin ayakta kalması, Washington’un zafer anlatısını zorlaştırıyor. Analistlere göre kriz, kısa vadeli askeri hamlenin uzun vadeli stratejik başarısızlığa dönüşme riskini taşıyor.TRUMP’IN İRAN SAVAŞI ZAFER TARTIŞMASINA DÖNÜŞTÜABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı neredeyse her savaşı kazanmış olabilir, ancak İslam Cumhuriyeti’ne saldırmasının üzerinden üç ay geçtikten sonra şimdi daha büyük bir soruyla karşı karşıya.Bu soru, Trump’ın savaşı kaybedip kaybetmediği.İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyeti, nükleer tavizlere karşı direnci ve teokratik hükümetinin büyük ölçüde sağlam kalması, Trump’ın askeri başarıları jeopolitik bir zafere dönüştürüp dönüştüremeyeceğine ilişkin şüpheleri artırıyor.TAKTİK BAŞARI STRATEJİK ZAFERE DÖNÜŞMEDİBazı analistlere göre Trump’ın tekrarlanan tam zafer iddiaları inandırıcı görünmüyor.İki taraf, belirsiz diplomasi ile İran’ın bölge genelinde misillemesine yol açabilecek saldırıların yeniden başlaması tehditleri arasında gidip geliyor.Bu tablo, ABD ordusunun taktiksel başarılarının henüz ikna edici bir siyasi sonuca dönüşmediğini gösteriyor.HÜRMÜZ BOĞAZI İRAN’A NÜFUZ SAĞLAYABİLİRTrump, ABD ve Körfez Arap müttefiklerinin bu çatışmadan daha kötü durumda çıkma riskini göze alıyor.İran ise askeri ve ekonomik olarak yıpranmış olsa da dünyanın petrol ve doğalgaz arzının beşte birini kontrol edebileceğini göstererek daha büyük bir nüfuz elde edebilir.Hürmüz Boğazı, bu nedenle savaşın yalnızca askeri değil, enerji ve jeopolitik boyutunu da belirleyen başlık olarak öne çıkıyor.KRİZ HENÜZ SONA ERMEDİİran krizi henüz sona ermiş değil.Bazı uzmanlar, müzakereler Trump lehine sonuçlanırsa ABD Başkanı’nın hâlâ itibarını kurtaracak bir çıkış yolu bulabileceği ihtimalini açık bırakıyor.Ancak diğer uzmanlar, Trump için savaş sonrası dönemin daha kasvetli geçebileceğini öngörüyor.“UZUN VADELİ STRATEJİK BAŞARISIZLIĞA DÖNÜŞTÜ”Hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat yönetimlerde Ortadoğu müzakerecisi olarak görev yapmış olan Aaron David Miller, Trump’ın İran savaşı için dikkat çekici bir değerlendirme yaptı.Miller, “Üç ay geçti ve Trump için kısa vadeli bir eğlence olarak tasarlanan savaşın uzun vadeli stratejik bir başarısızlığa dönüştüğü görülüyor.” dedi.Bu değerlendirme, Washington’da savaşın siyasi ve stratejik sonuçlarına ilişkin tartışmaların sertleştiğini gösteriyor.TRUMP İÇİN “KAYBEDEN” ALGISI ÖNEMLİTrump açısından bu tablo, özellikle kaybeden olarak algılanmaya karşı hassasiyeti nedeniyle önemli bir siyasi risk taşıyor.Trump, rakiplerine sık sık yönelttiği “kaybeden” imasıyla biliniyor.İran krizinde ise kendisini dünyanın en güçlü ordusunun başkomutanı olarak, üstünlüğün kendisinde olduğuna ikna olmuş gibi görünen ikinci sınıf bir güce karşı karşıya buluyor.NİHAİ HEDEF BELİRSİZLİĞİ SÜRÜYORAnalistlere göre Trump, İran savaşında henüz net bir nihai hedef belirlemiş değil.Bu durum, maksimalist pozisyonlarından geri adım atmasını zorlaştırabilir.Aynı zamanda, ilk döneminde iptal ettiği 2015 Obama dönemi İran nükleer anlaşmasının tekrarı gibi görünebilecek herhangi bir uzlaşmaya direnme ihtimalini de artırabilir.BEYAZ SARAY: TÜM ASKERİ HEDEFLERE ULAŞILDIBeyaz Saray sözcüsü Olivia Wales, ABD’nin “Epic Fury Operasyonu”ndaki tüm askeri hedeflerine ulaştığını veya bunları aştığını söyledi.Wales, “Başkan Trump tüm kozları elinde tutuyor ve tüm seçenekleri akıllıca masada tutuyor.” ifadesini kullandı.Beyaz Saray’ın bu açıklaması, yönetimin askeri başarı anlatısını korumaya çalıştığını ortaya koydu.BASKI VE HAYAL KIRIKLIĞI ARTIYORTrump, ikinci dönem kampanyasında gereksiz askeri müdahalelerde bulunmayacağına söz vermişti.Ancak ABD’yi dış politika siciline ve yurtdışındaki güvenilirliğine kalıcı zarar verebilecek bir karmaşanın içine sürükledi.Süregelen çıkmaz, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde halk arasında popülerliğini yitiren ABD benzin fiyatları ve düşük onay oranları nedeniyle iç baskılarla karşı karşıya kaldığı bir döneme denk geliyor.CUMHURİYETÇİ PARTİ KONGRE KONTROLÜNÜ KORUMAKTA ZORLANIYORİran krizi, Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’deki kontrolünü korumakta zorlandığı bir dönemde yaşanıyor.Bu nedenle savaşın siyasi maliyeti yalnızca dış politika alanıyla sınırlı kalmayabilir.Trump’ın İran politikasındaki çıkmaz, iç siyasette de yeni baskı unsurları doğurabilir.TRUMP ZOR BİR SEÇİMLE KARŞI KARŞIYAAteşkesin üzerinden altı haftadan fazla zaman geçtikten sonra bazı analistler, Trump’ın zor bir seçimle karşı karşıya olduğuna inanıyor.Başkan, potansiyel olarak kusurlu bir anlaşmayı çıkış yolu olarak kabul edebilir.Ya da askeri olarak tırmandırıp daha uzun bir krizi riske atabilir.SINIRLI SALDIRI SEÇENEĞİ MASADA OLABİLİRDiplomasi çökerse Trump’ın seçenekleri arasında sert ama sınırlı bir dizi saldırı başlatmak da bulunuyor.Analistlere göre Trump, böyle bir hamleyi nihai zafer olarak göstermeye çalışabilir.Ancak bu tür bir seçenek, daha uzun ve daha maliyetli bir krizi tetikleme riski taşıyor.DİKKATİ KÜBA’YA ÇEVİRME İHTİMALİAnalistlere göre bir diğer olasılık, Trump’ın konuyu değiştirmek ve potansiyel olarak daha kolay bir zafer elde etmek umuduyla dikkati Küba’ya kaydırmaya çalışması.Trump daha önce bu yönde sinyaller vermişti.Ancak bu durumda Havana’nın ortaya koyduğu zorlukları yanlış değerlendirebilir.İRAN OPERASYONU YANLIŞ HESAPLANMIŞ OLABİLİRBazı Trump yardımcılarının özel olarak kabul ettiği gibi, İran operasyonunun Venezuela başkanını yakalayan ve yerine başkasının getirilmesine yol açan 3 Ocak baskınına benzeyeceği düşünülmüştü.Ancak İran sahası, bu beklentiden çok daha karmaşık bir tablo ortaya çıkardı.Bu durum, Washington’un operasyon sonrası stratejik planlamasında ciddi soru işaretleri yarattı.TRUMP’IN SAVUNUCULARI DA VARTrump’ın İran kampanyasının çıkmazda olduğu fikrini reddeden isimler de bulunuyor.Trump’ın ilk döneminde kıdemli danışmanlık yapmış ve şu anda American Global Strategies danışmanlık şirketinin CEO’su olan Alexander Gray, İran’ın askeri yeteneklerine vurulan ağır darbeyi başlı başına bir “stratejik başarı” olarak değerlendirdi.Gray’e göre savaş, Körfez ülkelerini ABD’ye daha da yaklaştırıp Çin’den uzaklaştırdı ve İran’ın nükleer programının kaderi henüz belli değil.ANLATIYI KONTROL ETME SORUNU YAŞANIYORBuna karşın Trump’ın anlatıyı kontrol edememesinden duyduğu hayal kırıklığının işaretleri de görülüyor.Trump, eleştirmenlerine sert tepki gösterdi.Haber medyasını ise “ihanetle” suçladı.ÇATIŞMA PLANLANANDAN UZUN SÜRDÜÇatışma, Trump’ın 28 Şubat’ta İsrail ile birlikte savaşı başlattığında belirlediği azami altı haftalık sürenin iki katı kadar sürdü.Bu süreçte MAGA siyasi tabanı savaş konusunda Trump’a destek vermeye devam etti.Ancak Cumhuriyetçi milletvekillerinden gelen neredeyse oybirliğiyle sağlanan destekte çatlaklar ortaya çıktı.İRAN’A AĞIR ASKERİ DARBE VURULDUBaşlangıçta hava saldırıları dalgaları İran’ın balistik füze stokunu hızla azalttı.Saldırılar, İran donanmasının büyük bir kısmını batırdı.Ayrıca birçok üst düzey İranlı lider öldürüldü.TAHRAN HÜRMÜZ BOĞAZI’NI KAPATARAK KARŞILIK VERDİİran, ABD ve İsrail saldırılarına Hürmüz Boğazı’nı kapatarak karşılık verdi.Bu adım, enerji fiyatlarının fırlamasına yol açtı.İran ayrıca İsrail ve Körfez komşularına saldırılar düzenledi.ABD ABLUKASI TAHRAN’I BOYUN EĞDİRMEDİTrump, İran limanlarına abluka emri verdi.Ancak bu hamle de Tahran’ı kendi iradesine boyun eğdirmeyi başaramadı.İran liderleri ise Trump’ın zafer iddialarına kendi propagandalarıyla karşılık verdi ve kampanyasını “ezici bir yenilgi” olarak nitelendirdi.HEDEFLER HALA ULAŞILAMADITrump, savaşa girme amaçlarını İran’ın nükleer silaha ulaşma yolunu kapatmak, bölgeyi ve ABD çıkarlarını tehdit etme yeteneğini sona erdirmek ve İranlıların yöneticilerini devirmesini kolaylaştırmak olarak açıklamıştı.Ancak sık sık değişen hedeflerine ulaşıldığına dair henüz bir işaret bulunmuyor.Birçok analist, bu hedeflere ulaşılmasının da pek olası olmadığını söylüyor.İRAN HÜRMÜZ ÜZERİNDEKİ GÜCÜNÜ TEST ETTİEski Ortadoğu Ulusal İstihbarat Başkan Yardımcısı Jonathan Panikoff, İran’ın ağır darbeler almasına rağmen krizi kendi açısından farklı okuduğunu söyledi.Panikoff’a göre İran yöneticileri, ABD saldırısından sağ çıkmayı ve Körfez denizciliği üzerinde ne kadar kontrol kurabileceklerini öğrenmeyi başarı olarak görüyor.Atlantic Council düşünce kuruluşunda görev yapan Panikoff, “Keşfettikleri şey, bu gücü kullanabilecekleri ve bunun kendileri için çok az sonuç doğuracağıydı.” dedi.İRAN EKONOMİK ACIYA DAHA UZUN SÜRE DAYANABİLECEĞİNE GÜVENİYORPanikoff, İran’ın Trump’tan daha fazla ekonomik acıya dayanabileceğine ve ondan daha uzun süre iktidarda kalabileceğine güvendiğini söyledi.Bu değerlendirme, İran’ın savaş sonrası pazarlık gücünün tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.Tahran’ın özellikle Hürmüz üzerinden yarattığı baskı kapasitesi, ABD açısından kritik bir sorun olmaya devam ediyor.NÜKLEER SİLAHSIZLANDIRMA HEDEFİ GERÇEKLEŞMEDİTrump’ın savaşın başlıca amacı olan İran’ın nükleer silahsızlandırılması henüz gerçekleşmedi.Tahran, nükleer programını önemli ölçüde kısıtlamaya yönelik çok az istek gösterdi.İran, ABD’nin barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkını tanımasını istiyor.ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM STOKU SORUNU SÜRÜYORGeçtiğimiz haziran ayında ABD ve İsrail’in hava saldırılarının ardından gömülü halde yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bulunduğu düşünülüyor.Bu stokun çıkarılıp bomba yapımında kullanılacak hale getirilmek üzere işlenebileceği değerlendiriliyor.Bu durum, nükleer krizin savaş sonrası dönemde de çözümsüz kaldığını gösteriyor.İRAN LİDERİNDEN URANYUM TALİMATIDurumu daha da karmaşık hale getiren bir diğer unsur, İran’ın dini liderinin ülkenin silah yapımında kullanılmaya yakın uranyum rezervlerinin yurt dışına gönderilemeyeceği yönünde direktif vermiş olması.Bu bilgiyi iki üst düzey İranlı yetkili Reuters’e aktardı.Söz konusu direktif, nükleer müzakere alanını daha da daraltabilir.SAVAŞ NÜKLEER SİLAH ARAYIŞINI ARTIRABİLİRBazı analistler, savaşın İran’ın nükleer silah geliştirme çabalarını azaltmak yerine artırabileceğini öne sürdü.Bu görüşe göre İran, nükleer silahlı Kuzey Kore gibi kendini korumak için nükleer silah kapasitesini güçlendirmeye yönelebilir.Bu ihtimal, Trump’ın savaş hedeflerinden biri olan nükleer tehdidin ortadan kaldırılması amacını daha da zorlaştırabilir.VEKİL GRUPLARA DESTEK DURDURULAMADITrump’ın ilan ettiği hedeflerden biri de İran’ı silahlı vekil gruplara verdiği desteği durdurmaya zorlamaktı.Ancak bu hedef de henüz gerçekleşmiş değil.İran’ın bölgesel etkisi ve vekil yapıları, savaş sonrası denklemin temel sorunlarından biri olmayı sürdürüyor.TRUMP DAHA SERT İRAN LİDERLERİYLE KARŞI KARŞIYATrump’ın zorluklarına ek olarak, şimdi de öldürülen seleflerinden bile daha sertlik yanlısı olarak kabul edilen yeni İran liderleriyle uğraşmak zorunda kalıyor.Savaş sonrası dönemde İran’ın komşuları için sürekli bir tehlike oluşturacak kadar füze ve insansız hava aracı stoklarının hâlâ mevcut olduğu tahmin ediliyor.Bu tablo, bölgesel güvenlik risklerinin devam ettiğine işaret ediyor.AVRUPALI MÜTTEFİKLERLE İLİŞKİLER BOZULDUTrump, geleneksel Avrupalı müttefikleriyle ilişkilerinin daha da bozulmasıyla da karşı karşıya.Bu müttefiklerin çoğu, kendilerine danışılmayan bir savaşta yardım çağrılarını reddetti.Bu durum, ABD’nin yalnızca İran karşısındaki değil, Batı ittifakı içindeki konumunu da zorlaştırdı.ÇİN VE RUSYA ABD ORDUSUNDAN DERS ÇIKARDIAnalistlere göre Çin ve Rusya, ABD ordusunun İran’ın asimetrik taktiklerine karşı yetersiz kaldığı ve silah stoklarının bir kısmının tükendiği konusunda dersler çıkardı.Bu değerlendirme, İran savaşının yalnızca Ortadoğu değil, küresel güç dengeleri açısından da sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.Washington’un askeri kapasitesine yönelik algı, savaşın seyriyle birlikte yeniden tartışmaya açıldı.“ESKİ DURUMA GERİ DÖNÜŞ OLMAYACAK”Brookings Enstitüsü düşünce kuruluşunda kıdemli araştırmacı olan Robert Kagan, İran’daki sonucun ABD için çok daha belirleyici bir darbe olabileceğini savundu.Kagan’a göre bu sonuç, ABD’nin Vietnam ve Afganistan’daki çok daha uzun ve kanlı çatışmalardan utanç verici şekilde çekilmesinden bile daha önemli olabilir.Çünkü Vietnam ve Afganistan, “küresel rekabetin ana alanlarından çok uzaktaydı.”“İRAN’DA ŞAH MAT” YORUMURobert Kagan, Atlantic dergisinin internet sitesinde yayımlanan “İran’da Şah Mat” başlıklı yorumunda çarpıcı bir değerlendirme yaptı.Kagan, “Eski duruma geri dönüş olmayacak, verilen zararı ortadan kaldıracak veya aşacak nihai bir Amerikan zaferi de olmayacak.” diye yazdı.Bu değerlendirme, Trump’ın İran savaşında askeri başarılarına rağmen stratejik sonucu kontrol etmekte zorlandığı yönündeki tartışmaları güçlendirdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.