DEİK’ten AB’ye net mesaj: Türkiye'siz güçlü Avrupa mümkün değil
DEİK’ten AB’ye net mesaj: Türkiye'siz güçlü Avrupa mümkün değil
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Avrupa Günü vesilesiyle Avrupa Birliği’nin önde gelen ülkelerinde başlattığı iletişim kampanyasının ikinci adımını Almanya’da attı. Bild’de yayımlanan tam sayfa ilanda, Türkiye’nin AB için stratejik gereklilik olduğu vurgulandı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir döneme geçilmesi gerektiği mesajıyla Avrupa’daki kamuoyu diplomasisi hamlesini sürdürüyor. Avrupa Günü vesilesiyle Almanya’nın yüksek tirajlı gazetelerinden Bild’de yayımlanan tam sayfa ilanda, “Türkiyesiz güçlü Avrupa mümkün değil” mesajı verildi. Mektupta Türkiye’ye açık ve net AB üyeliği perspektifi sunulması çağrısı yapıldı.DEİK’TEN AVRUPA GÜNÜ’NDE TÜRKİYE-AB MESAJIDış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Avrupa Günü vesilesiyle Avrupa Birliği’nin önde gelen ülkelerinde başlattığı kapsamlı iletişim kampanyasının ikinci adımını Almanya’da attı.Kampanya, Türk iş dünyasının Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerine ve tam üyelik sürecine verdiği desteği uluslararası kamuoyuna aktarmayı amaçlıyor.DEİK’in bu adımı, Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik perspektifin yeniden güçlendirilmesi çağrısıyla dikkat çekti.KAMPANYA FİNANCİAL TİMES İLE BAŞLAMIŞTIDEİK’in Avrupa genelindeki iletişim kampanyasının ilk adımı Ocak 2026’da atılmıştı.Financial Times gazetesinde yayımlanan açık mektupta, Türk iş dünyasının Türkiye’nin tam üyelik sürecine verdiği destek vurgulanmıştı.Bu mektubun ardından kampanya Almanya’da Bild’de yayımlanan tam sayfa ilanla devam etti.BİLD’DE TAM SAYFA İLAN YAYIMLANDIDEİK’in kampanyasının ikinci adımı, Almanya’nın en yüksek tirajlı gazetelerinden biri olan Bild’de yayımlanan tam sayfa ilanla atıldı.İlanda, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e hitaben Türkiye-AB ilişkilerinde “paradigma değişimi” çağrısı yapıldı.Mektupta Avrupa’nın karşı karşıya olduğu yeni sınamalar hatırlatılarak, Türkiye’nin Avrupa için taşıdığı stratejik önem öne çıkarıldı.AVRUPA’NIN 21. YÜZYIL SINAMALARINA DİKKAT ÇEKİLDİMektupta, Avrupa’nın 21. yüzyılın ikinci çeyreğinde karşı karşıya olduğu temel sınamalara dikkat çekildi.Yapay zeka dönüşümü, yeşil enerji geçişi, demografik değişimler ve göç baskısı bu sınamalar arasında sıralandı.Bu başlıklar üzerinden Avrupa’nın gelecekte daha güçlü, rekabetçi ve dayanıklı bir yapıya kavuşması için Türkiye ile ilişkilerin yeniden ele alınması gerektiği mesajı verildi.MERZ’İN MÜNİH GÜVENLİK KONFERANSI’NDAKİ YAKLAŞIMINA ATIFDEİK’in mektubunda, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Münih Güvenlik Konferansı’ndaki vizyoner yaklaşımına atıfta bulunuldu.Bu çerçevede Türkiye’nin tam entegrasyonunun, Avrupa Birliği’nin küresel bir güç olma yolundaki ilerleyişi açısından stratejik bir gereklilik olduğu vurgulandı.Mektupta, Türkiye’nin AB ile daha güçlü entegrasyonunun yalnızca Türkiye için değil, Avrupa’nın geleceği için de kritik olduğu ifade edildi.TÜRK İŞ DÜNYASI AVRUPA DEĞER ZİNCİRİNİN PARÇASIMektupta, Türk iş dünyasının on yıllardır Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunun altı çizildi.Bu bağlamda Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik, ticari ve üretim temelli bağların derinliğine dikkat çekildi.DEİK, mevcut ilişkilerin daha güçlü bir stratejik çerçeveyle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.KATILIM SÜRECİNDE DURAĞANLIK KIRILMALIDEİK’in mektubunda, Türkiye’nin Avrupa Birliği katılım sürecindeki mevcut durağanlığın kırılması gerektiği belirtildi.Mektupta, Türkiye’nin katılım sürecini tıkayan mevcut metodolojinin yeniden ele alınmasının zamanı geldiği ifade edildi.Bu çerçevede Türkiye’ye AB üyeliğine dair açık ve net bir perspektif sunulmasının, stratejik berraklığı ve karşılıklı güveni yeniden tesis edeceği vurgulandı.VERİMSİZ METODOLOJİ TERK EDİLMELİMektupta, Türkiye-AB ilişkilerinde mevcut yönteme ilişkin net bir eleştiri de yer aldı.“Türkiye’nin katılım sürecini tıkayan mevcut verimsiz metodolojinin yeniden ele alınmasının zamanı gelmiştir. Türkiye’ye AB üyeliğine dair açık ve net bir perspektif sunulması, stratejik berraklığı ve karşılıklı güveni yeniden tesis edecektir. Tarih siyasi süreçlerden daha hızlı ilerliyor; Avrupalılar olarak gelecek nesillere karşı sorumluluk ve cesaret sınavıyla karşı karşıyayız.”Bu ifadelerle, Türkiye-AB ilişkilerinde daha cesur ve sonuç odaklı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği mesajı verildi.GÜMRÜK BİRLİĞİ VURGUSU ÖNE ÇIKTIMektupta, jeopolitik olarak parçalanmış bir dünyada Avrupa’nın rekabetçiliğinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.Bu kapsamda güncellenmiş bir AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin Avrupa’nın rekabet gücüne katkı sağlayacağı kaydedildi.Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinde uzun süredir öne çıkan temel başlıklardan biri olarak değerlendirildi.TÜRKİYE’NİN GÜVENLİK VE SAVUNMA MİMARİSİNE ENTEGRASYONUDEİK’in mektubunda, Türkiye’nin AB’nin yeni ekonomik güvenlik ve savunma mimarisine tam anlamıyla entegre edilmesi gerektiği ifade edildi.Bu entegrasyonun kıta istikrarı için bir zorunluluk olduğu vurgulandı.Mektupta, Türkiye’nin stratejik konumu ve kapasitesinin Avrupa’nın güvenlik, ekonomi ve savunma denkleminde kritik bir unsur olduğu mesajı öne çıktı.DEİK’İN KAMUOYU DİPLOMASİSİ HAMLESİ SÜRECEKDEİK, Avrupa genelinde başlattığı açık mektup serisinin devam edeceğini duyurdu.Kampanyanın Belçika ve “AB6” ülkeleri olarak bilinen Fransa, İtalya ve Hollanda gibi ülkelerin önde gelen gazetelerinde yayımlanacak ilanlarla sürdürüleceği belirtildi.Bu adım, DEİK’in Türkiye-AB ilişkilerine ilişkin mesajlarını Avrupa kamuoyunda daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediğini gösterdi.YALÇINDAĞ: TÜRKİYE-AB BİRLİKTELİĞİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYORDEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki birlikteliğin önemine dikkat çekti.Yalçındağ, mevcut küresel konjonktürde Türkiye-AB birlikteliğinin her iki taraf için de hayati önem taşıdığını vurguladı.Bu stratejik ortaklığın değerini ve barındırdığı potansiyeli geniş kitlelere anlatmak amacıyla çalışmalarını yoğunlaştıracaklarını belirtti.SADECE İŞ DÜNYASIYLA SINIRLI KALMAYACAKYalçındağ, bu süreçte çalışmaların yalnızca iş dünyasıyla sınırlı kalmayacağını ifade etti.Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine ilişkin vizyonun üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve düşünce kuruluşları nezdinde de anlatılacağını söyledi.Bu kapsamda kapsamlı bilgilendirme faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ STRATEJİK ZORUNLULUK OLARAK GÖRÜLÜYORMehmet Ali Yalçındağ, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğini yalnızca ekonomik bir iş birliği olarak görmediklerini belirtti.Yalçındağ, “Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğini sadece ekonomik bir iş birliği olarak değil, stratejik bir zorunluluk olarak görüyoruz. Bu vizyonu paydaşlarımıza aktarmak adına üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve düşünce kuruluşları nezdinde de kapsamlı bilgilendirme faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.DEİK’in kampanyası, Türkiye’nin Avrupa değer zincirleri, güvenlik mimarisi, yeşil dönüşüm, yapay zeka ve ekonomik rekabetçilik alanlarında Avrupa için taşıdığı stratejik önemi vurgulayan güçlü bir kamuoyu diplomasisi hamlesi olarak öne çıktı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.