Altında 4.500 dolar direnci izleniyor
Gündem
03.09.2026 - 17:25, Güncelleme:
03.09.2026 - 17:25 91 kez okundu.
Altında 4.500 dolar direnci izleniyor
İstanbul, 3 Eylül (Hibya) - Ikon Menkul tarafından yayımlanan piyasa analizinde ons altının yaklaşık yüzde 2,30 yükselerek 4.500 dolar direncine yaklaştığı belirtildi.
Ikon Menkul tarafından yayımlanan piyasa analizinde ons altın, ham petrol, EUR/USD, USD/JPY ve Nasdaq 100 vadeli endeksine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
Analizde, ons altının dünden bu yana belirgin bir toparlanma sergilediği ve bugün yaklaşık yüzde 2,30 yükselerek 4.500 dolar direncine yaklaştığı aktarıldı. 4.350 dolar bölgesinden gelen tepkiyle fiyatın yeniden yukarı yöneldiği belirtilirken, RSI’ın 56 seviyesine yükselerek 50 eşiğinin üzerine çıkmasının kısa vadede alıcıların yeniden güç kazandığına işaret ettiği ifade edildi.
Buna karşılık MACD çizgisinin halen sinyal çizgisinin altında bulunduğu ve histogramın negatif bölgede seyrettiği kaydedildi. Bu görünümün, toparlanmanın henüz güçlü bir trend dönüşümüne evrilmediğine işaret ettiği belirtildi.
Altındaki toparlanmada doların geri çekilmesi ve ABD tahvil faizlerinin son zirvelerinden gevşemesinin etkili olduğu aktarıldı. Jeopolitik tarafta ABD-İran geriliminin güvenli liman talebini desteklediği, ancak gerilimin petrol fiyatları üzerinden enflasyon riskini yüksek tutmasının Fed’in sıkılaşma ihtimalini destekleyerek altın üzerinde çift yönlü etki oluşturduğu ifade edildi.
Teknik açıdan 4.500 dolar seviyesinin aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması halinde toparlanmanın 4.600 ve ardından 4.750 dolar bölgesine doğru genişleme potansiyelinin artabileceği belirtildi. 4.500 dolardan yeniden satış gelmesi durumunda ise 4.350 doların ilk önemli geri çekilme alanı olarak izlenebileceği aktarıldı. Analizde, yarın açıklanacak ABD istihdam verileri ile gelecek haftaki TÜFE verisinin Fed fiyatlamasını değiştirebileceği ve altının toparlanmayı sürdürüp sürdüremeyeceği açısından kritik olduğu ifade edildi.
Ham petrolde ise bu haftaki hareketin basit bir tepki yükselişinden ziyade jeopolitik risk priminin yeniden fiyatlanmasına dönüştüğü belirtildi. Spot fiyatın haftalık bazda yaklaşık yüzde 10 yükselerek 92,4 dolar seviyesine geldiği ve daha önce önemli direnç olarak değerlendirilen 90 doların üzerinde tutunmayı başardığı aktarıldı.
Analizde, petrol fiyatındaki yükseliş dalgasında momentumun da fiyatı desteklediği ifade edildi. MACD tarafında pozitif farkın yeniden açıldığı ve histogramın büyümesinin yükseliş ivmesinin devam ettiğini gösterdiği, RSI’ın ise 65 seviyesine yaklaşarak alım iştahının güçlendiğine işaret ettiği belirtildi. Buna rağmen RSI’ın henüz klasik aşırı alım bölgesine ulaşmadığı kaydedildi.
Petroldeki yükselişin temelinde ABD’nin İran’a yönelik yeni hava saldırıları, İsrail’den gelen tehditler ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi sayısındaki sert düşüşün bulunduğu aktarıldı. WTI’ın altı haftanın zirvesine yükselmesiyle piyasanın olası fiziksel arz kesintisini yeniden fiyatladığı belirtildi. ABD ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 4,5 milyon varil azalmasının da beklenenden güçlü stok çekişi üzerinden yükselişi destekleyen ikinci unsur olduğu ifade edildi.
Teknik açıdan 90 doların altında satıcıların avantajlı olduğu senaryonun önemini büyük ölçüde kaybettiği belirtilirken, 90 dolar üzerinde kalındığı sürece kısa vadede 95 dolar bandının ana eşik olarak izlenebileceği aktarıldı.
EUR/USD paritesinin bugün yaklaşık yüzde 0,30 yükselerek 1,1620 seviyesinde işlem gördüğü ve son günlerde savunulan 1,1600 bölgesinin yeniden destek haline gelmeye başladığı ifade edildi. Dolar tarafındaki baskının temel nedeninin Fed fiyatlamasındaki hızlı değişim olduğu belirtildi.
Analizde, Fed üyesi Christopher Waller’ın enflasyondaki iyileşmenin sürmesi halinde eylül toplantısında faizin sabit tutulabileceğine işaret etmesinin ardından 25 baz puanlık faiz artırımı olasılığının yaklaşık yüzde 50’ye gerilediği, bu oranın bir önceki gün yüzde 66 civarında bulunduğu aktarıldı. Bu değişimin ABD tahvil faizleri ve doların geri çekilmesine neden olarak euroya kısa vadeli hareket alanı açtığı kaydedildi.
Euro tarafında ağustos ayı bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi’nin (PMI) 52,0 ile genişleme bölgesinde kalmasının ekonomik aktivitenin dirençli olduğunu gösterdiği belirtildi. Devam eden fiyat baskılarının Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) sıkılaşma ihtimalini canlı tuttuğu ve bunun parite açısından ikinci bir destek oluşturduğu ifade edildi.
EUR/USD’nin teknik görünümünün tamamen pozitife dönmediği aktarıldı. MACD’de son yükseliş dalgasının ivmesinin belirgin şekilde yavaşladığı ve gösterge çizgileri arasındaki negatif farkın kısa vadede temkinli görünümü desteklediği belirtildi. Buna karşılık RSI’ın 56,8 seviyesinde ve 50’nin üzerinde bulunmasının alıcıların piyasada kalmaya devam ettiğini gösterdiği kaydedildi. Bu doğrultuda 1,1600 üzerinde tutunmanın devam etmesi halinde 1,1650’nin ilk kritik direnç, ardından 1,1685 seviyesinin gündeme gelebileceği; 1,1600 seviyesinin yeniden kaybedilmesi durumunda ise 1,1500 bölgesine doğru baskının artabileceği aktarıldı.
USD/JPY paritesinin bugün yaklaşık yüzde 2 düşüşle 155,5 seviyesine gerilediği ve son iki gündeki toplam kaybın yaklaşık yüzde 2,8’e ulaştığı belirtildi. Hareketin yeniden 160 seviyesinden başlamasının, bu seviyenin güçlü bir psikolojik eşik olduğunu ve Japon otoritelerinin müdahale riskinin yoğun şekilde fiyatlandığı alan olmayı sürdürdüğünü gösterdiği ifade edildi.
Teknik tarafta 160 seviyesinden gelen yaklaşık 4,5 yenlik geri çekilmenin fiyat yapısında güçlü bir reddedilmeye işaret ettiği, RSI’ın 29 seviyesine gerilemesinin ise pariteyi aşırı satım bölgesine taşıdığı aktarıldı. Bu nedenle satış eğiliminin güçlü olduğu, ancak kısa vadede tepki alımı ihtimalinin de arttığı belirtildi. MACD’de son toparlanma girişiminin bozulduğu ve göstergenin yeniden aşağı yönlü hareket ederek negatif momentuma işaret ettiği kaydedildi.
Temel tarafta Japonya Merkez Bankası (BoJ) üyesi Hajime Takata’nın enflasyon karşısında daha hızlı faiz artırımları gerektiğine yönelik açıklamalarının eylül ayında BoJ’un sıkılaşacağı beklentisini güçlendirdiği ifade edildi. ABD tarafında ise Fed faiz artırımı fiyatlamasının önceki güne göre gerilemesi ve ABD tahvil faizlerinin zirveden geri çekilmesinin faiz farkını yen lehine desteklediği aktarıldı.
Bu doğrultuda 155,00-154,25 bandının kısa vadede kritik destek alanı olduğu belirtildi. Aşırı satım koşulları nedeniyle bu bölgeden tepki görülebileceği, ancak 157,00 ve özellikle 158,50 seviyeleri geri kazanılmadığı sürece yen lehine baskının korunabileceği ifade edildi. 160 seviyesinin ise teknik direncin yanı sıra müdahale hassasiyetinin yoğunlaştığı psikolojik bir bölge olarak izlenmesi gerektiği aktarıldı.
Nasdaq 100 vadeli endeksinin ise bugün yaklaşık yüzde 0,5 yükselerek 29.300 direncini test ettiği belirtildi. Bu seviyenin üzerinde gerçekleşecek günlük kapanışın kısa vadede kırılımın teyidi açısından önemli olduğu ifade edildi.
Teknik göstergelerde RSI’ın 49 civarında nötr bölgede kaldığı, MACD tarafındaki negatif görünümün ise tamamen ortadan kalkmadığı aktarıldı. Bu nedenle 29.300 üzerinde kalıcılık sağlanmasının momentumun güç kazanması açısından kritik olduğu belirtildi.
Fed’in eylül ayında faiz artıracağına ilişkin fiyatlamanın bir önceki gün yaklaşık yüzde 66 seviyesinden bugün yüzde 50 civarına gerilemesinin teknoloji hisseleri üzerindeki faiz baskısını hafiflettiği ifade edildi. Nvidia’nın Hugging Face satın alımının da yapay zeka temasını destekleyen bir gelişme olarak öne çıktığı aktarıldı.
Analizde, Nasdaq 100 vadeli endeksinin 29.300 üzerinde kalıcı olması halinde 30.000 ve 30.500 seviyelerinin gündeme gelebileceği, 29.300 seviyesinin yeniden altına inilmesi durumunda ise 28.750 desteğine doğru baskının artabileceği belirtildi. Hibya Haber Ajansı
İstanbul, 3 Eylül (Hibya) - Ikon Menkul tarafından yayımlanan piyasa analizinde ons altının yaklaşık yüzde 2,30 yükselerek 4.500 dolar direncine yaklaştığı belirtildi.
Ikon Menkul tarafından yayımlanan piyasa analizinde ons altın, ham petrol, EUR/USD, USD/JPY ve Nasdaq 100 vadeli endeksine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
Analizde, ons altının dünden bu yana belirgin bir toparlanma sergilediği ve bugün yaklaşık yüzde 2,30 yükselerek 4.500 dolar direncine yaklaştığı aktarıldı. 4.350 dolar bölgesinden gelen tepkiyle fiyatın yeniden yukarı yöneldiği belirtilirken, RSI’ın 56 seviyesine yükselerek 50 eşiğinin üzerine çıkmasının kısa vadede alıcıların yeniden güç kazandığına işaret ettiği ifade edildi.
Buna karşılık MACD çizgisinin halen sinyal çizgisinin altında bulunduğu ve histogramın negatif bölgede seyrettiği kaydedildi. Bu görünümün, toparlanmanın henüz güçlü bir trend dönüşümüne evrilmediğine işaret ettiği belirtildi.
Altındaki toparlanmada doların geri çekilmesi ve ABD tahvil faizlerinin son zirvelerinden gevşemesinin etkili olduğu aktarıldı. Jeopolitik tarafta ABD-İran geriliminin güvenli liman talebini desteklediği, ancak gerilimin petrol fiyatları üzerinden enflasyon riskini yüksek tutmasının Fed’in sıkılaşma ihtimalini destekleyerek altın üzerinde çift yönlü etki oluşturduğu ifade edildi.
Teknik açıdan 4.500 dolar seviyesinin aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması halinde toparlanmanın 4.600 ve ardından 4.750 dolar bölgesine doğru genişleme potansiyelinin artabileceği belirtildi. 4.500 dolardan yeniden satış gelmesi durumunda ise 4.350 doların ilk önemli geri çekilme alanı olarak izlenebileceği aktarıldı. Analizde, yarın açıklanacak ABD istihdam verileri ile gelecek haftaki TÜFE verisinin Fed fiyatlamasını değiştirebileceği ve altının toparlanmayı sürdürüp sürdüremeyeceği açısından kritik olduğu ifade edildi.
Ham petrolde ise bu haftaki hareketin basit bir tepki yükselişinden ziyade jeopolitik risk priminin yeniden fiyatlanmasına dönüştüğü belirtildi. Spot fiyatın haftalık bazda yaklaşık yüzde 10 yükselerek 92,4 dolar seviyesine geldiği ve daha önce önemli direnç olarak değerlendirilen 90 doların üzerinde tutunmayı başardığı aktarıldı.
Analizde, petrol fiyatındaki yükseliş dalgasında momentumun da fiyatı desteklediği ifade edildi. MACD tarafında pozitif farkın yeniden açıldığı ve histogramın büyümesinin yükseliş ivmesinin devam ettiğini gösterdiği, RSI’ın ise 65 seviyesine yaklaşarak alım iştahının güçlendiğine işaret ettiği belirtildi. Buna rağmen RSI’ın henüz klasik aşırı alım bölgesine ulaşmadığı kaydedildi.
Petroldeki yükselişin temelinde ABD’nin İran’a yönelik yeni hava saldırıları, İsrail’den gelen tehditler ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi sayısındaki sert düşüşün bulunduğu aktarıldı. WTI’ın altı haftanın zirvesine yükselmesiyle piyasanın olası fiziksel arz kesintisini yeniden fiyatladığı belirtildi. ABD ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 4,5 milyon varil azalmasının da beklenenden güçlü stok çekişi üzerinden yükselişi destekleyen ikinci unsur olduğu ifade edildi.
Teknik açıdan 90 doların altında satıcıların avantajlı olduğu senaryonun önemini büyük ölçüde kaybettiği belirtilirken, 90 dolar üzerinde kalındığı sürece kısa vadede 95 dolar bandının ana eşik olarak izlenebileceği aktarıldı.
EUR/USD paritesinin bugün yaklaşık yüzde 0,30 yükselerek 1,1620 seviyesinde işlem gördüğü ve son günlerde savunulan 1,1600 bölgesinin yeniden destek haline gelmeye başladığı ifade edildi. Dolar tarafındaki baskının temel nedeninin Fed fiyatlamasındaki hızlı değişim olduğu belirtildi.
Analizde, Fed üyesi Christopher Waller’ın enflasyondaki iyileşmenin sürmesi halinde eylül toplantısında faizin sabit tutulabileceğine işaret etmesinin ardından 25 baz puanlık faiz artırımı olasılığının yaklaşık yüzde 50’ye gerilediği, bu oranın bir önceki gün yüzde 66 civarında bulunduğu aktarıldı. Bu değişimin ABD tahvil faizleri ve doların geri çekilmesine neden olarak euroya kısa vadeli hareket alanı açtığı kaydedildi.
Euro tarafında ağustos ayı bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi’nin (PMI) 52,0 ile genişleme bölgesinde kalmasının ekonomik aktivitenin dirençli olduğunu gösterdiği belirtildi. Devam eden fiyat baskılarının Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) sıkılaşma ihtimalini canlı tuttuğu ve bunun parite açısından ikinci bir destek oluşturduğu ifade edildi.
EUR/USD’nin teknik görünümünün tamamen pozitife dönmediği aktarıldı. MACD’de son yükseliş dalgasının ivmesinin belirgin şekilde yavaşladığı ve gösterge çizgileri arasındaki negatif farkın kısa vadede temkinli görünümü desteklediği belirtildi. Buna karşılık RSI’ın 56,8 seviyesinde ve 50’nin üzerinde bulunmasının alıcıların piyasada kalmaya devam ettiğini gösterdiği kaydedildi. Bu doğrultuda 1,1600 üzerinde tutunmanın devam etmesi halinde 1,1650’nin ilk kritik direnç, ardından 1,1685 seviyesinin gündeme gelebileceği; 1,1600 seviyesinin yeniden kaybedilmesi durumunda ise 1,1500 bölgesine doğru baskının artabileceği aktarıldı.
USD/JPY paritesinin bugün yaklaşık yüzde 2 düşüşle 155,5 seviyesine gerilediği ve son iki gündeki toplam kaybın yaklaşık yüzde 2,8’e ulaştığı belirtildi. Hareketin yeniden 160 seviyesinden başlamasının, bu seviyenin güçlü bir psikolojik eşik olduğunu ve Japon otoritelerinin müdahale riskinin yoğun şekilde fiyatlandığı alan olmayı sürdürdüğünü gösterdiği ifade edildi.
Teknik tarafta 160 seviyesinden gelen yaklaşık 4,5 yenlik geri çekilmenin fiyat yapısında güçlü bir reddedilmeye işaret ettiği, RSI’ın 29 seviyesine gerilemesinin ise pariteyi aşırı satım bölgesine taşıdığı aktarıldı. Bu nedenle satış eğiliminin güçlü olduğu, ancak kısa vadede tepki alımı ihtimalinin de arttığı belirtildi. MACD’de son toparlanma girişiminin bozulduğu ve göstergenin yeniden aşağı yönlü hareket ederek negatif momentuma işaret ettiği kaydedildi.
Temel tarafta Japonya Merkez Bankası (BoJ) üyesi Hajime Takata’nın enflasyon karşısında daha hızlı faiz artırımları gerektiğine yönelik açıklamalarının eylül ayında BoJ’un sıkılaşacağı beklentisini güçlendirdiği ifade edildi. ABD tarafında ise Fed faiz artırımı fiyatlamasının önceki güne göre gerilemesi ve ABD tahvil faizlerinin zirveden geri çekilmesinin faiz farkını yen lehine desteklediği aktarıldı.
Bu doğrultuda 155,00-154,25 bandının kısa vadede kritik destek alanı olduğu belirtildi. Aşırı satım koşulları nedeniyle bu bölgeden tepki görülebileceği, ancak 157,00 ve özellikle 158,50 seviyeleri geri kazanılmadığı sürece yen lehine baskının korunabileceği ifade edildi. 160 seviyesinin ise teknik direncin yanı sıra müdahale hassasiyetinin yoğunlaştığı psikolojik bir bölge olarak izlenmesi gerektiği aktarıldı.
Nasdaq 100 vadeli endeksinin ise bugün yaklaşık yüzde 0,5 yükselerek 29.300 direncini test ettiği belirtildi. Bu seviyenin üzerinde gerçekleşecek günlük kapanışın kısa vadede kırılımın teyidi açısından önemli olduğu ifade edildi.
Teknik göstergelerde RSI’ın 49 civarında nötr bölgede kaldığı, MACD tarafındaki negatif görünümün ise tamamen ortadan kalkmadığı aktarıldı. Bu nedenle 29.300 üzerinde kalıcılık sağlanmasının momentumun güç kazanması açısından kritik olduğu belirtildi.
Fed’in eylül ayında faiz artıracağına ilişkin fiyatlamanın bir önceki gün yaklaşık yüzde 66 seviyesinden bugün yüzde 50 civarına gerilemesinin teknoloji hisseleri üzerindeki faiz baskısını hafiflettiği ifade edildi. Nvidia’nın Hugging Face satın alımının da yapay zeka temasını destekleyen bir gelişme olarak öne çıktığı aktarıldı.
Analizde, Nasdaq 100 vadeli endeksinin 29.300 üzerinde kalıcı olması halinde 30.000 ve 30.500 seviyelerinin gündeme gelebileceği, 29.300 seviyesinin yeniden altına inilmesi durumunda ise 28.750 desteğine doğru baskının artabileceği belirtildi. Hibya Haber Ajansı
Hibya Haber Ajansı, Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.