Akıllı mercek seçimi, görüş ihtiyacına göre şekilleniyor

Gündem 15.09.2026 - 16:30, Güncelleme: 15.09.2026 - 16:25 160 kez okundu.
 

Akıllı mercek seçimi, görüş ihtiyacına göre şekilleniyor

Katarakt cerrahisinde kullanılan göz içi mercekler, tek tip bir çözüm sunmuyor. Monofokal, trifokal ve EDOF mercekler; farklı görüş mesafeleri ve görsel beklentilere yönelik optik özellikleriyle öne çıkıyor
Merceklerin birbirinden farklı görme hedefleri bulunduğuna dikkat çeken Op. Dr. Yeliz Turğut, “Monofokal mercekler belirli bir mesafede görmeye odaklanırken, trifokal merceklerde uzak, orta ve yakın mesafelerde görmenin desteklenmesi amaçlanıyor. EDOF merceklerde ise genişletilmiş bir odak aralığı hedefleniyor. Ancak burada önemli olan bir merceği diğerinden daha iyi olarak tanımlamak değil, hastanın göz yapısına ve görme gereksinimlerine uygun seçeneğin değerlendirilmesidir.” ifadelerini kullanıyor. Gece Araç Kullananlarla Bilgisayar Başında Çalışanların Beklentisi Aynı Değil Göz içi mercek seçiminde günlük yaşam alışkanlıkları, hastanın görme beklentisini belirleyen unsurlardan biri. Bilgisayar ekranı, telefon, kitap okuma, açık hava aktiviteleri ve gece araç kullanımı farklı mesafelerde ve farklı ışık koşullarında görme ihtiyacı oluşturabiliyor. Hastanın mesleği ve günlük rutinlerinin ameliyat öncesinde konuşulması gerektiğini belirten Op. Dr. Yeliz Turğut, “Örneğin bilgisayar başında uzun süre çalışan bir kişi için orta mesafe görme önemli olabilir. Gece sık araç kullanan bir kişinin ise düşük ışık koşullarındaki görme beklentileri ayrıca değerlendirilmelidir. Hastanın günlük yaşamını bilmeden yalnızca merceğin teknik özellikleri üzerinden karar vermek yeterli değildir.” diyor. Gece Işıklarının Çevresindeki Halkalar Neden Görülür? Çok odaklı göz içi merceklerle ilgili en fazla merak edilen konulardan biri de gece saatlerinde araç farları veya sokak lambaları gibi ışık kaynaklarının çevresinde fark edilebilen halkalar ve kamaşmalar. “Halo” olarak adlandırılan ışık halkaları ile “glare” olarak tanımlanan kamaşma, özellikle bazı çok odaklı mercek tasarımlarının ardından görülebilen optik belirtiler arasında yer alıyor. Bu belirtilerin düzeyi ve kişi tarafından ne kadar fark edildiği ise değişkenlik gösterebiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yeliz Turğut, süreçle ilgili şu bilgileri veriyor: “Hastalarımızın ameliyat öncesinde, operasyon sonrasında karşılaşabilecekleri bu optik durumlar hakkında detaylı şekilde bilgilendirilmesi gerekir. Ameliyat erken döneminde ışıkların çevresinde halkalar veya kamaşmalar görülmesi normaldir. Beynin yeni görüşe alışmasıyla (nöroadaptasyon süreci) zaman içerisinde bu belirtiler daha az fark edilir hale gelebilir.” Herkes İçin Tek Bir Yöntem Yaklaşımı Doğru Değil Göz içi merceklerle ilgili karar sürecinde çevreden edinilen deneyimler ve internetteki kullanıcı yorumları da hastaların beklentilerini etkileyebiliyor. Ancak aynı merceğin farklı kişilerde aynı görme deneyimini oluşturacağı düşüncesi yanıltıcı olabiliyor. Her gözün anatomik ve optik özelliklerinin farklı olduğunun altını çizen Turğut, “Hastalar bazen yakınlarının kullandığı merceğin aynısını talep edebiliyor ya da internette okudukları deneyimlerden hareketle belirli bir merceğe yöneliyor. Oysa bir kişinin memnun kaldığı seçenek, başka bir kişi için aynı şekilde uygun olmayabilir. Başka hastaların deneyimleri tıbbi muayene ve ölçümlerin yerine geçmemelidir.” diyor. Ameliyat Öncesi Bilgilendirme Sonucu da Etkiliyor Göz içi merceklerle ilgili beklentilerin yalnızca ne kadar net görüleceği üzerinden şekillenmemesi gerekiyor. Ameliyat sonrasında farklı mesafelerde gözlük ihtiyacının devam edebilmesi, ışık koşullarına bağlı görsel değişiklikler yaşanabilmesi veya yeni görme düzenine alışma sürecinin kişiden kişiye farklılık gösterebilmesi, işlem öncesinde konuşulması gereken konular arasında yer alıyor. Op. Dr. Yeliz Turğut, hasta beklentisinin doğru oluşturulmasının önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamlıyor: “Ameliyat öncesinde hastanın yalnızca kazanmayı beklediği görme özelliklerini değil, karşılaşabileceği sınırlılıkları da bilmesi gerekir. Göz içi merceklerden beklentinin gerçekçi olması, ameliyat sonrası dönemin doğru değerlendirilmesi açısından önemlidir. Bu nedenle hastaların merceklerle ilgili merak ettikleri konuları işlem öncesinde hekimlerine sormaları ve karar sürecini yeterli bilgiyle yürütmeleri gerekir.”
Katarakt cerrahisinde kullanılan göz içi mercekler, tek tip bir çözüm sunmuyor. Monofokal, trifokal ve EDOF mercekler; farklı görüş mesafeleri ve görsel beklentilere yönelik optik özellikleriyle öne çıkıyor

Merceklerin birbirinden farklı görme hedefleri bulunduğuna dikkat çeken Op. Dr. Yeliz Turğut, “Monofokal mercekler belirli bir mesafede görmeye odaklanırken, trifokal merceklerde uzak, orta ve yakın mesafelerde görmenin desteklenmesi amaçlanıyor. EDOF merceklerde ise genişletilmiş bir odak aralığı hedefleniyor. Ancak burada önemli olan bir merceği diğerinden daha iyi olarak tanımlamak değil, hastanın göz yapısına ve görme gereksinimlerine uygun seçeneğin değerlendirilmesidir.” ifadelerini kullanıyor.

Gece Araç Kullananlarla Bilgisayar Başında Çalışanların Beklentisi Aynı Değil

Göz içi mercek seçiminde günlük yaşam alışkanlıkları, hastanın görme beklentisini belirleyen unsurlardan biri. Bilgisayar ekranı, telefon, kitap okuma, açık hava aktiviteleri ve gece araç kullanımı farklı mesafelerde ve farklı ışık koşullarında görme ihtiyacı oluşturabiliyor.

Hastanın mesleği ve günlük rutinlerinin ameliyat öncesinde konuşulması gerektiğini belirten Op. Dr. Yeliz Turğut, “Örneğin bilgisayar başında uzun süre çalışan bir kişi için orta mesafe görme önemli olabilir. Gece sık araç kullanan bir kişinin ise düşük ışık koşullarındaki görme beklentileri ayrıca değerlendirilmelidir. Hastanın günlük yaşamını bilmeden yalnızca merceğin teknik özellikleri üzerinden karar vermek yeterli değildir.” diyor.

Gece Işıklarının Çevresindeki Halkalar Neden Görülür?

Çok odaklı göz içi merceklerle ilgili en fazla merak edilen konulardan biri de gece saatlerinde araç farları veya sokak lambaları gibi ışık kaynaklarının çevresinde fark edilebilen halkalar ve kamaşmalar.

“Halo” olarak adlandırılan ışık halkaları ile “glare” olarak tanımlanan kamaşma, özellikle bazı çok odaklı mercek tasarımlarının ardından görülebilen optik belirtiler arasında yer alıyor. Bu belirtilerin düzeyi ve kişi tarafından ne kadar fark edildiği ise değişkenlik gösterebiliyor.

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yeliz Turğut, süreçle ilgili şu bilgileri veriyor:

“Hastalarımızın ameliyat öncesinde, operasyon sonrasında karşılaşabilecekleri bu optik durumlar hakkında detaylı şekilde bilgilendirilmesi gerekir. Ameliyat erken döneminde ışıkların çevresinde halkalar veya kamaşmalar görülmesi normaldir. Beynin yeni görüşe alışmasıyla (nöroadaptasyon süreci) zaman içerisinde bu belirtiler daha az fark edilir hale gelebilir.”

Herkes İçin Tek Bir Yöntem Yaklaşımı Doğru Değil

Göz içi merceklerle ilgili karar sürecinde çevreden edinilen deneyimler ve internetteki kullanıcı yorumları da hastaların beklentilerini etkileyebiliyor. Ancak aynı merceğin farklı kişilerde aynı görme deneyimini oluşturacağı düşüncesi yanıltıcı olabiliyor.

Her gözün anatomik ve optik özelliklerinin farklı olduğunun altını çizen Turğut, “Hastalar bazen yakınlarının kullandığı merceğin aynısını talep edebiliyor ya da internette okudukları deneyimlerden hareketle belirli bir merceğe yöneliyor. Oysa bir kişinin memnun kaldığı seçenek, başka bir kişi için aynı şekilde uygun olmayabilir. Başka hastaların deneyimleri tıbbi muayene ve ölçümlerin yerine geçmemelidir.” diyor.

Ameliyat Öncesi Bilgilendirme Sonucu da Etkiliyor

Göz içi merceklerle ilgili beklentilerin yalnızca ne kadar net görüleceği üzerinden şekillenmemesi gerekiyor. Ameliyat sonrasında farklı mesafelerde gözlük ihtiyacının devam edebilmesi, ışık koşullarına bağlı görsel değişiklikler yaşanabilmesi veya yeni görme düzenine alışma sürecinin kişiden kişiye farklılık gösterebilmesi, işlem öncesinde konuşulması gereken konular arasında yer alıyor.

Op. Dr. Yeliz Turğut, hasta beklentisinin doğru oluşturulmasının önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Ameliyat öncesinde hastanın yalnızca kazanmayı beklediği görme özelliklerini değil, karşılaşabileceği sınırlılıkları da bilmesi gerekir. Göz içi merceklerden beklentinin gerçekçi olması, ameliyat sonrası dönemin doğru değerlendirilmesi açısından önemlidir. Bu nedenle hastaların merceklerle ilgili merak ettikleri konuları işlem öncesinde hekimlerine sormaları ve karar sürecini yeterli bilgiyle yürütmeleri gerekir.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.