Wall Street'te 'Powell' endişesi: Gözler enflasyon ve faiz kararında olacak
ABD Hazine tahvili getirileri, Jerome Powell’ın geçen yaz merkez bankasının bina yenileme projesine ilişkin Senato’daki ifadesi nedeniyle soruşturma altında olduğuna dair haberlerin ardından dalgalandı. Piyasalarda kısa vadeli tahvil getirileri gerilerken, uzun vadeli tahvil getirilerinde yükseliş yaşandı.POWELL: SORUŞTURMA FED’E BASKI ÇABALARININ BİR BAHANESİPowell, yayımladığı video mesajda söz konusu soruşturmanın, Donald Trump’ın Fed’e faizleri düşürmesi yönünde baskı kurma ve kurumun bağımsızlığını zayıflatma çabalarının bir bahanesi olduğunu savundu. Powell’ın bu açıklamaları, para politikasının seyrine ilişkin belirsizlikleri daha da artırdı.ENFLASYON VE FAİZ BEKLENTİLERİ ÖNE ÇIKTIAnalistler, gelişmenin uzun vadeli enflasyon risklerine yönelik endişeleri yeniden gündeme taşıdığına dikkat çekiyor. Powell üzerindeki baskının artmasının, enflasyonist baskılara rağmen ilerleyen dönemde faiz indirimlerine gidilebileceği algısını güçlendirdiği ifade ediliyor. Bu nedenle yatırımcıların özellikle uzun vadeli tahvillere daha temkinli yaklaştığı belirtiliyor.ABD ENFLASYON VERİLERİNE ODAK ARTTISöz konusu belirsizlik ortamında piyasalarda gözler, salı günü açıklanacak ABD enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Verilerin, Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor.TAHVİL FAİZLERİNDE SON DURUMPiyasa verilerine göre iki yıllık ABD tahvil faizi 1,2 baz puan düşüşle yüzde 3,527 seviyesine gerilerken, 10 yıllık ABD tahvil faizi 1,2 baz puan artışla yüzde 4,182 seviyesine yükseldi. Bu görünüm, kısa ve uzun vadeli beklentiler arasındaki ayrışmanın belirginleştiğine işaret ediyor.ABD Merkez Bankası, 2026 yılının ilk Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısının ardından faiz kararını 22 Ocak Perşembe günü saat 21.00’da açıklayacak. Karar metni ve sonrasında yapılacak değerlendirmelerin, küresel piyasalarda fiyatlamalar üzerinde etkili olması bekleniyor.FED’İN SON FAİZ ADIMLARIFed, 2025 yılının son çeyreğinde toplamda 50 baz puanlık faiz indirimi yaparak politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığına çekmişti. 2025 yılı genelinde ise toplam 75 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirilmişti. Bu adımlar, enflasyonda görülen soğuma sinyalleri ve ekonomik büyümede dengelenme beklentileriyle ilişkilendiriliyor.OCAK TOPLANTISINDAN NE BEKLENİYORPiyasa beklentileri, Fed’in Ocak ayındaki toplantıda faiz oranlarında değişikliğe gitmeyebileceğine işaret ediyor. Ancak yatırımcılar açısından asıl belirleyici unsur, faiz kararından çok Fed’in ileriye dönük yönlendirmeleri olacak. Yılın kalan bölümünde faiz indirimlerinin sürüp sürmeyeceğine dair mesajlar, küresel piyasalarda dalgalanmayı artırabilir.FED BAĞIMSIZLIĞI VE BAŞKANLIK TARTIŞMALARIFed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın 2026 yılının Mayıs ayında dolacak görev süresinden önce olası bir görev değişimi ihtimali, piyasalardaki belirsizliği artıran başlıklar arasında yer alıyor. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni Fed başkanını bu ay içinde açıklayacağına yönelik beklentiler de yakından izleniyor.Yeni başkanın daha güvercin bir para politikası izleyebileceği beklentisi dolar üzerinde baskı oluştururken, küresel piyasalarda risk iştahını destekliyor.KARAR NEDEN KRİTİK22 Ocak’ta açıklanacak Fed faiz kararı, 2026 yılına ilişkin para politikasının yönünü netleştirmesi açısından kritik önem taşıyor. Fed, Ocak ayında faizleri sabit bıraksa dahi, vereceği sinyallerin küresel piyasalarda ana yönü belirlemesi bekleniyor.