Efsane Cesaret Sonsuz Vefa

Tarih boyunca istiklâlinden ve hürriyetinden asla ödün vermeyen aziz milletimiz, varlığını her daim bağrından çıkardığı kahramanların dik duruşuna borçludur. Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Dumlupınar'dan 15 Temmuz'a kadar uzanan o sarsılmaz irade; vatan toprağını namus bilen, bayrağının gölgesini canından aziz sayan bir imanın tezahürüdür. Çanakkale siperlerinde "Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum"diyen irade neyse, bugün İzmir Adliyesi önünde hainlerin üzerine mermi olup yağan irade de odur. 5 Ocak 2017 günü, sadece bir saldırı bertaraf edilmemiş; İzmir'in kalbinde bir destan yazılmıştır. Polis Memuru Fethi SEKİN, teröristlerin hain emellerine karşı hiç tereddüt etmeden ölüme yürürken, aslında Çanakkale'deki atalarının mirasını omuzlamış ve 15 Temmuz gecesi tankların önüne yatan milli ruhun sönmez bir meşalesi olduğunu ispatlamıştır. O, beylik tabancasıyla ağır silahlara karşı koyarken; sadece bir şehri değil, Türkiye'nin birliğini ve adalet kalesini savunmuştur. Bu kutlu mücadelenin içinde, adliyemizin gülen yüzü, mesai arkadaşımız Mübaşir Musa CAN da hainlerin kör kurşunuyla şehadet şerbetini içmiştir. Fethi SEKİN'in cesareti ile Musa CAN'ın masumiyeti aynı mukaddes hedefte birleşmiş; birisi adliyenin kapısında etten duvar örmüş, diğeri ise görevi başında vatan sevgisinin bedelini canıyla ödemiştir. İzmir Adliyesi, bu gün sadece adaletin tecelli ettiği bir yapı değil; iki yiğidin canıyla mühürlenmiş, cesaretle yoğurulmuş bir şeref abidesidir. Bizler, bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak; Fethi Sekinlerin gözünü budaktan sakınmayan kahramanlığı ve Musa Canların vefası sayesindedir. Onların bıraktığı emanet, bizim namusumuzdur. Başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale'den günümüze kadar bu vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi; adliyemizin sönmeyecek yıldızları Fethi SEKİN ile Musa CAN'ı rahmet, minnet ve sonsuz bir gururla yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

ALİ YELDAN İzmir Cumhuriyet Başsavcisı